Bu büyük kumandan 711 yılının Mayıs ayında yedi bin kişilik ordusu ile İspanya'yı fethetmek üzere bugün kendi ismi ile anılan Cebel-i Tarık boğazını geçti.
Düşman kuvvetlerinin onda biri kadar askeri vardı. Tarık Bin Ziyad askerlerinin korkup da vazgeçmemesi için tüm gemileri yaktırdı. Bu müthiş olay sonrasında ordusuna hitaben şu tarihi konuşmayı yaptı.
"Ey kardeşlerim! Görüyorsunuz, arkamızda deniz, önümüzde düşman var. Artık geriye dönüşümüz kalmadı. ... Ey askerlerim! Bize ancak doğruluk ve sabır yaraşır. ... Biliyorum ölümden korkmazsınız! Fakat ölmek çare değildir. Hedefimiz ölmek değil İslâm'ı yaymaktır. Ey askerlerim! Benim durumum da sizinkinden farklı değildir. ... Yapacağınız kahramanlık asırlarca anılacak bütün müslümanlardan hayır dua alacaksınız. ... eğer hedefe varamadan şehid düşer isem, hemen içinizden birini komutan tayin edin, sakın savaştan dönmeyin." dedi.
Bu tarihi hadise dünya tarihinin gördüğü en büyük medeniyetlerden birisi olan 800 yıllık Müslüman İspanya Endülüs medeniyetinin başlangıcı olmuştur.
İspanyol orduları Endülüs devletini işgal ettikleri zaman sadece soykırım yapmakla yetinmemişler, Avrupa'nın inkişafına zemin hazırlayan bu üstün medeniyete dair ne varsa yok etmişlerdir. Bugün sadece birkaç saray ve camiden başka bu yüksek medeniyetten neredeyse hiçbir iz kalmamıştır.