Hakikat Yayıncılık - Muhterem Ömer Öngüt’ün Eserleri | Hakikat Dergisi | Hakikat Medya | Hakikat Kırtasiye
Arama Yap
  • Mahviyet ve Niyaz (2)(Hakikat Takvimi - Günün Takvim Yaprağı)

    Şeytan işini kadere havale etti kâfir oldu, Âdem Aleyhisselâm Allah-u Teâlâ'ya sığındı, Allah-u Teâlâ da onu affetti.

    Kula düşen şudur:

    Bütün iyilikleri Allah'tan, bütün kötülükleri ise nefsinden bilecek. O'na muhtaç olduğunu bilecek, O'ndan isteyecek, O'na sığınacak, O'na yalvaracak, O'na boyun bükecek, gözyaşı dökecek, O'nu bilecek, O'ndan bilecek, başka bir şey bilmeyecek. Kula düşen budur.

    Kim böyle yaparsa şu Âyet-i kerime'deki lütfa mazhar olur:

    "De ki: Allah bizim için ne yazmış ne takdir etmiş ise ancak bize o ulaşır. O bizim sahibimizdir. Müminler yalnız Allah'a güvenip bağlansınlar." (Tevbe: 51)

    İnsanın gayesi, Cenâb-ı Hakk'ın her emrini tutmak, nehyinden de içtinab etmek olmalıdır. Böyle yaparsak niyetimiz hâlis olur, bizde niyaz ve mahviyet hâli belirir. Allah'ımızın bu ihsanı husule geldiği zaman, insan yaptığının karşılığını beklemez. Evet müriddir, henüz murad'a ermemiştir, daima yaptığının karşılığını görmek ister; amma güzel telkinlerle bunların da kıymetsiz olduğunu duyurmakta fayda vardır.

    Hazret-i Allah'ın rızâsını kazanmak, niyaz ve mahviyet haline bürünmek en büyük sermayemiz olacak. O sermaye ile Hakk'a niyaz edeceğiz, o sermaye ile Hakk'ta fâni olacağız.

    Yani gaye "Mürid"den "Murad"a ermektir.


    7 Mayıs 2026