İsâ Aleyhisselâm ölmemiş, semâya çekilmiştir. Deccâlin fitnesi ile müslümanların iyice bunaldığı bir sırada yeryüzüne inecektir ve icraatlarını gerçekleştirecektir. Bu husus tevâtür derecesine ulaşmış; Kitap, sünnet ve icmâ ile sabit olmuştur.
Âyet-i kerime'lerde şöyle buyuruluyor:
"Şüphesiz ki o, kıyametin kopacağını gösteren bir bilgidir." (Zuhruf: 61)
"Ehl-i kitaptan her biri, ölümünden önce İsâ'ya muhakkak iman edecektir. Kıyamet gününde de o onlara şahit olacaktır." (Nisâ: 159)
Hadis-i şerif'lerde şöyle buyuruluyor:
"Hayatım kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki; çok sürmez Meryem oğlu İsâ âdil bir hakem olarak inecek, haçı kıracak, domuzu öldürecek, cizye vergisini kaldıracak ve mal o kadar çoğalacak ki, onu kabul eden kimse bulunmayacaktır." (Buharî)
"Ümmetimden bir taife, kıyamet gününe kadar hak için muzaffer bir şekilde mücadeleye devam edecektir. O zaman Meryem oğlu İsâ da iner. Müslümanların emiri 'Gel bize namaz kıldır!' der. Fakat o 'Hayır! Allah-u Teâlâ'nın bu ümmete bir ikramı olarak siz birbirinize emirsiniz.' buyurur." (Müslim)
"Allah'ın düşmanı Deccal, İsâ'yı görünce, tıpkı tuzun suda erimesi gibi erir." (Müslim)
Ümmet-i Muhammed'in her asırdaki âlimlerinin ileri gelenleri, İsâ Aleyhisselâm'ın kıyamete yakın bir zamanda ineceği hakkında icmâ etmişler, muhalefette bulunmamışlardır. Ancak bir takım filozoflar inkâra kalkışmışlardır.