
Hazret-i Ömer -radiyallahu anh- Efendimiz, Şam diyarına geldiğinde Ebu Ubeyde -radiyallahu anh-a “Bizi evine götür!” dedi.
Ebu Ubeyde -radiyallahu anh-; “Benim evimde ne yapacaksın?” diye sordu.
Hazret-i Ömer -radiyallahu anh-; “Bizi oraya götür!” diyerek tekrarladı.
Ebu Ubeyde -radiyallahu anh-; “Sen ancak benim halime bakıp gözyaşı dökmek istiyorsun!” dedi.
Hazret-i Ömer -radiyallahu anh- onun evine girdi fakat içeride kayda değer hiçbir şey göremedi. Bunun üzerine; “Eşyaların nerede? Ben burada; keçe bir yaygı, eski bir su tulumu ve bir tabaktan başka bir şey görmüyorum. Üstelik sen bir emirsin! Yiyecek bir şeyin var mı?” diye sordu.
Ebu Ubeyde -radiyallahu anh- bir erzak kabına yönelerek içinden birkaç parça kuru ekmek çıkardı. Bunun üzerine Hazret-i Ömer -radiyallahu anh- ağladı, Ebu Ubeyde -radiyallahu anh- şöyle dedi: “Sana benim yüzümden gözyaşı dökeceğini söylemiştim. Ey müminlerin emiri! Dünyadan, insanı konaklayacağı yere ulaştıracak kadar azık yeter.”
Hazret-i Ömer -radiyallahu anh- Efendimiz şöyle buyurdu:
“Ey Ebu Ubeyde! Dünya hepimizi değiştirdi; bir tek seni değiştiremedi!”
Bir kimse Hazret-i Ömer -radiyallahu anh-in yanında başka birisini methediyor, ondan sitayişle bahsediyordu.
Hazret-i Ömer -radiyallahu anh- Efendimiz;
“Onunla hiç yolculuk yaptın mı?” diye sordu.
Adam; “Hayır!” dedi.
“Alışveriş gibi içtimâî bir muâmelen oldu mu?”
“Hayır!”
“Peki sabah akşam ona komşu oldun mu?”
“Hayır!”
Bu cevaplar üzerine Hazret-i Ömer -radiyallahu anh- Efendimiz:
“Kendisinden başka ilâh olmayan Allah’a yemin ederim ki; sen onu tanımıyorsun!” dedi. (İhyâ, III, 312)
•
“Gökten gelen bir ses;
‘Ey insanlar! Bir kişi hariç hepiniz cennetliksiniz!’ dese, o (cehenneme gidecek) tek kimse ben olacağım diye korkarım.
‘Ey insanlar! Bir kişi hariç hepiniz cehennemliksiniz!’ dese, o (cennete gidecek) tek kişi ben olacağım diye ümit beslerim.”
•
Valilerine gönderdiği mektuplarında şu hususun üzerinde dururlardı:
“Benim katımda en mühim işiniz namazdır. Kim onu koruyup vakitlerine dikkat ederse, dinini korumuş olur. Kim de onu yerine getirmeyip yitirirse dinini de kısa zamanda yitirir.” (Muvatta)
•
“Seni ilgilendirmeyen şeylerle meşgul olma!
Düşmanından uzak dur!
Dostundan da bazı şeylerini gizle, ancak emin olursa o başka! Bir toplumda emin bir kimseye hiçbir şey denk olamaz.
Günahkâr ve kötü kimseyle beraber bulunma, çünkü o sana günahlarını öğretir. Ona sırrını da açma!
İşlerin hususunda, Allah’tan korkan kimselerle istişare et!”
•
“İşte kuvvet, bugünün işini yarına bırakmamaktır. Öyle yaparsanız işler üzerinize yığılır ve hangisini yapacağınızı bilemezsiniz, sonunda bir kısmını zayi edersiniz.”