Hakikat Yayıncılık - Muhterem Ömer Öngüt’ün Eserleri | Hakikat Dergisi | Hakikat Medya | Hakikat Kırtasiye
Arama Yap
ASHÂB-I KİRAM -Radiyallahu anhüm- HAZERÂTI'NIN HAYATI - HAZRET-İ ÖMER'ÜL-FARUK -Radiyallahu Anh- (54) - Ömer Öngüt
HAZRET-İ ÖMER'ÜL-FARUK -Radiyallahu Anh- (54)
ASHÂB-I KİRAM -Radiyallahu anhüm- HAZERÂTI'NIN HAYATI
Dizi Yazı - Ashâb-ı Kiram -r. anhüm-
1 Eylül 2026

 

ASHÂB-I KİRAM -Radiyallahu anhüm- HAZERÂTI'NIN
HAYATI

"Ashâbım Yıldızlar Gibidir. Hangisine Uyarsanız Hidayeti Bulmuş Olursunuz." (Beyhâkî)

HAZRET-İ ÖMER'ÜL-FARUK -Radiyallahu Anh- (54)

 

“Dünya Hepimizi Değiştirdi!”

Hazret-i Ömer -radiyallahu anh- Efendimiz, Şam diyarına geldiğinde Ebu Ubeyde -radiyallahu anh-a “Bizi evine götür!” dedi.

Ebu Ubeyde -radiyallahu anh-; “Benim evimde ne yapacaksın?” diye sordu.

Hazret-i Ömer -radiyallahu anh-; “Bizi oraya götür!” diyerek tekrarladı.

Ebu Ubeyde -radiyallahu anh-; “Sen ancak benim halime bakıp gözyaşı dökmek istiyorsun!” dedi.

Hazret-i Ömer -radiyallahu anh- onun evine girdi fakat içeride kayda değer hiçbir şey göremedi. Bunun üzerine; “Eşyaların nerede? Ben burada; keçe bir yaygı, eski bir su tulumu ve bir tabaktan başka bir şey görmüyorum. Üstelik sen bir emirsin! Yiyecek bir şeyin var mı?” diye sordu.

Ebu Ubeyde -radiyallahu anh- bir erzak kabına yönelerek içinden birkaç parça kuru ekmek çıkardı. Bunun üzerine Hazret-i Ömer -radiyallahu anh- ağladı, Ebu Ubeyde -radiyallahu anh- şöyle dedi: “Sana benim yüzümden gözyaşı dökeceğini söylemiştim. Ey müminlerin emiri! Dünyadan, insanı konaklayacağı yere ulaştıracak kadar azık yeter.”

Hazret-i Ömer -radiyallahu anh- Efendimiz şöyle buyurdu:

“Ey Ebu Ubeyde! Dünya hepimizi değiştirdi; bir tek seni değiştiremedi!”

 

Hazret-i Ömer -radiyallahu anh- Efendimiz’in

Mühim Bazı Nasihat ve Nurlu Beyanları:

Bir kimse Hazret-i Ömer -radiyallahu anh-in yanında başka birisini methediyor, ondan sitayişle bahsediyordu.

Hazret-i Ömer -radiyallahu anh- Efendimiz;

“Onunla hiç yolculuk yaptın mı?” diye sordu.

Adam; “Hayır!” dedi.

“Alışveriş gibi içtimâî bir muâmelen oldu mu?”

“Hayır!”

“Peki sabah akşam ona komşu oldun mu?”

“Hayır!”

Bu cevaplar üzerine Hazret-i Ömer -radiyallahu anh- Efendimiz:

“Kendisinden başka ilâh olmayan Allah’a yemin ederim ki; sen onu tanımıyorsun!” dedi. (İhyâ, III, 312)

•

“Gökten gelen bir ses;

‘Ey insanlar! Bir kişi hariç hepiniz cennetliksiniz!’ dese, o (cehenneme gidecek) tek kimse ben olacağım diye korkarım.

‘Ey insanlar! Bir kişi hariç hepiniz cehennemliksiniz!’ dese, o (cennete gidecek) tek kişi ben olacağım diye ümit beslerim.”

•

Valilerine gönderdiği mektuplarında şu hususun üzerinde dururlardı:

“Benim katımda en mühim işiniz namazdır. Kim onu koruyup vakitlerine dikkat ederse, dinini korumuş olur. Kim de onu yerine getirmeyip yitirirse dinini de kısa zamanda yitirir.” (Muvatta)

•

“Seni ilgilendirmeyen şeylerle meşgul olma!

Düşmanından uzak dur!

Dostundan da bazı şeylerini gizle, ancak emin olursa o başka! Bir toplumda emin bir kimseye hiçbir şey denk olamaz.

Günahkâr ve kötü kimseyle beraber bulunma, çünkü o sana günahlarını öğretir. Ona sırrını da açma!

İşlerin hususunda, Allah’tan korkan kimselerle istişare et!”

•

“İşte kuvvet, bugünün işini yarına bırakmamaktır. Öyle yaparsanız işler üzerinize yığılır ve hangisini yapacağınızı bilemezsiniz, sonunda bir kısmını zayi edersiniz.”


  Önceki Sonraki