Hakikat Yayıncılık - Muhterem Ömer Öngüt’ün Eserleri | Hakikat Dergisi | Hakikat Medya | Hakikat Kırtasiye
Arama Yap
Hakikat Dergisi 394.SAYI - Ömer Öngüt
394.SAYI, Temmuz 2026
Hakikat 394. Sayı

Bismillahirrahmanirrahim

“Allah-u zül-celâl vel-kemâl Hazretleri’ne; O’nun sevdiği ve beğendiği şekilde bitmez-tükenmez hamd-ü senâlar olsun.

Peygamberimiz Efendimiz’e, diğer peygamber kardeşlerine, hepsinin Âl ve Ashâb-ı kiram’ına, etbâına, ihsan duygusuyla kıyamete kadar onlara tâbi olup izinden gidenlere; sonsuzların sonsuzuna kadar salât-ü selâmlar olsun.”

 

Muhterem Okuyucularımız;

Sevgiyi ve sevmeyi yaratan Hazret-i Allah’tır.

“O, çok bağışlayan, çok sevendir.” (Bürûc: 14)

Bir kulun; yaratan, yaşatan, her türlü nimetlerle donatan Rabb’ini sevmesi en tâbi bir hadisedir. O’nu tanıyan kimse bütün iyiliklerin, bütün güzelliklerin O’nun ve O’ndan olduğunu çok iyi bilir. O’nu bilen, O’nu çok sever. O nezih ruhların biricik sevgilisidir. İnsanın ilk vazifesi kendisine hayat bahşeden Allah’ı bilmek, bulmak ve O’na gönülden bağlanmaktır. Dostluğu kazanılmaya ve sevilmeye en lâyık olan O’dur. Bütün sevgiler Allah’ın sevgisiyle bütünleşince kemâle erer.

Cenâb-ı Hakk Hadis-i Kudsî’sinde:

“Ben gizli bir hazine idim, bilinmeyi arzuladım, bunun için de mahlukatı yarattım.” buyuruyor. (Keşfü’l-Hafâ)

Hazret-i Allah bilinmek ve sevilmek istiyor. “Bilineyim ama sevilmeyim”, hayır! O yarattığını sever, yarattığının da sevmesini ister.

Hülâsa olarak arz etmek gerekirse; bidayette sevgi ve muhabbet var. Hazret-i Allah’a, Hazret-i Resulullah’a ve Hâtem-i veli’ye sevgi var.

Allah-u Teâlâ’nın ilk yarattığı şey Resulullah Aleyhisselâm’ın nûrudur. Onu öyle sevmiş, öyle sevmiş ki ona “Habib’im!” buyurmuştur, Resul’ünü her şeyden ve herkesten üstün tutmuş, onu âlemlere rahmet kılmıştır:

“Resul’üm! Biz seni âlemlere rahmet olarak gönderdik.” (Enbiyâ: 107)

Resul’üm! Onlara söyle: “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana tâbi olunuz ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın.” (Âl-i İmran: 31)

İşte burada Hazret-i Allah ona tâbi olmayı, sevmesi için şart koşmuş. Kim ki ona sevgi ve muhabbet gösterir, saygı ve hürmet eder, itaat ve teslimiyetle bağlanır, sadakat ibraz ederse seveceğini beyan ediyor.

“Onu seveni ben de severim, sevmeyeni sevmem!”

Bu Hazret-i Allah’ın beyanı.

Sevgisinin yanına Resulullah’ın sevgisini, itaat ve teslimiyeti koyuyor.

Hâtem-i enbiya Resulullah Aleyhisselâm’ı sevmek şart olduğu gibi, Hâtem-i evliyâ da öyledir. Çünkü Allah-u Teâlâ ona velâyetini vermiş, onu da sevmiş, onu ona varis kılmış, birini birinden ayırmamış. O böyle takdir buyurmuş, böyle halketmiş, böyle sevmiş, kula düşen O’nun hükmüne, O’nun takdirine, O’nun yaratışına teslim olmaktır. Allah’ı seven Allah’ın sevgilisini de sever.

Zira Allah-u Teâlâ Hadis-i kudsî’lerinde şöyle haber vermiştir:

“Bil ki ben kullarımdan bir kulu, niyetinden ötürü sevmeyi kendime şiâr edindim.” (“el-Muhabbe li’l-Muhâsibî”; s. 22-23)

“Muhakkak ki Ebrar’ın benimle mülâki olmaya iştiyakları çoğalmıştır. Halbuki benim onlarla mülâki olmaya iştiyakım daha kuvvetlidir.”

Tasavvur buyurun Allah-u Teâlâ’nın onların üzerinde ne kadar sevgisi var. Mahbubiyet devam ediyor.

Bu ezelî lütuftur, maşuk makamıdır. Onlar sevilmişler, Hazret-i Allah’ın sevgili “Habib”i olmuşlardır.

Kimde onun muhabbeti varsa onda hayat vardır. Kim ki ona tâbi olursa dünya ve ahiret azabından emin olur, iki cihan saâdetine erer. Hakk’ın yüce zâtına yaklaşır, yakınlık bulur, hakikate varır. Mânevi terakkinin muhabbet ile mümkün olduğu üzerinde bütün Evliyâullah Hazerâtı ittifak etmişlerdir.

Muhabbet Hakk’tan gelir, halktan gelmez. O bir sermayedir. “Yâ Rabb’i! Ne olur, kalbime muhabbet ihsan eyle, senin ihsanınla muhabbet edeyim!” diye niyaz edilecek.

Bu yol Allah yoludur, muhabbet yoludur, gönül yoludur.

Bu nimetin kadir kıymetini bilmek lâzım. Niyet-i halisa ile, samimiyetle, doğrulukla, dürüstlükle, ihlâs ve sadakatle yolda bulunmak ve hizmet etmek lâzım.

“Yâ Rabb’i! Lâyık olmadığımız halde sevmişsin, seçmişsin yola koymuşsun bunun şükrünü bize bahşet, sana şükredelim. Bizi lütfunla destekle hizmet edelim.”

Baki esselâmü aleyküm, ve rahmetullah...


Başyazı ve Makaleler
Başyazı - HAKK’IN SEVGİSİ, HAKK’IN SEVGİLİSİ - Ömer Öngüt
Başyazı
İsmail Yavuz
HAKK’IN SEVGİSİ, HAKK’IN SEVGİLİSİ