Hakikat Yayıncılık - Muhterem Ömer Öngüt’ün Eserleri | Hakikat Dergisi | Hakikat Medya | Hakikat Kırtasiye
Arama Yap
ASHÂB-I KİRAM -Radiyallahu anhüm- HAZERÂTI'NIN HAYATI - HAZRET-İ ÖMER'ÜL-FARUK -Radiyallahu Anh- (51) - Ömer Öngüt
HAZRET-İ ÖMER'ÜL-FARUK -Radiyallahu Anh- (51)
ASHÂB-I KİRAM -Radiyallahu anhüm- HAZERÂTI'NIN HAYATI
Dizi Yazı - Ashâb-ı Kiram -r. anhüm-
1 Haziran 2026

 

ASHÂB-I KİRAM -Radiyallahu anhüm- HAZERÂTI'NIN
HAYATI

"Ashâbım Yıldızlar Gibidir. Hangisine Uyarsanız Hidayeti Bulmuş Olursunuz." (Beyhâkî)

HAZRET-İ ÖMER'ÜL-FARUK -Radiyallahu Anh- (51)

 

"Ben Öyle Bir Yükün Altındayım!"

Hazret-i Ömer -radiyallahu anh- Efendimiz Medine'de iken bir Ramazan gecesi, iftar için dâvet edildi.

İftar vakti yaklaştığında Ashâb-ı kiram'ın evine teşrif ettiler. Allah-u Teâlâ'nın ihsan ettiği birçok nimetler ile sofra donatılmıştı. Hane sahibi, Halife Hazret-i Ömer -radiyallahu anh- Efendimiz'e elindeki tası uzatarak;

"Buyrun ey müminlerin emiri, bu sizin, için!" dedi.

Elindeki tas pırıl pırıl parlamakta idi.

Hazret-i Ömer -radiyallahu anh- Efendimiz:

"Nedir o?" diye sordu.

Ashâb-ı kiram Efendimiz;

"Bal şerbeti yâ Halife! Sizin için saklamıştık!" dedi.

Halife Hazret-i Ömer -radiyallahu anh- Efendimiz'in birden yüzünde bir üzüntü belirtisi oldu, eli ile tası işaret ederek şöyle buyurdu:

"Lütfen götürün bunu, götürün!"

"Aman yâ Ömer! Bizi kırmayınız." diye ısrar edildiğinde ise şöyle buyurdular:

"Olamaz aziz dostum! Ne zaman ki; idaresini üzerime aldığım bu hidayete ermiş ümmet sofralarında bal şerbeti içmeye başlarlarsa, ben de işte o zaman bu şerbeti içebilirim! Bütün işlerini üzerime aldığım müslümanlar, içmeye kuyu suyu dahi bulamazken, benim burada bal şerbeti içmem İslâm adaleti ile asla bağdaşamaz! Ben öyle bir yükün altındayım!"

 

Hazret-i Ömer -radiyallahu anh- Efendimiz'in

Mühim Bazı Nasihat ve Nurlu Beyanları:

"Dikkat edin! Sizden sonra bazı insanlar çıkacak ve 'Recm'i, 'Deccâl'i, 'Şefaat'i, 'Kabir azabı'nı ve bazı insanların cehennemde yanıp kömür haline geldikten sonra oradan çıkarılmasını yalanlayacaklar." (Ebu Ya'lâ, Müsned)

•

"Merhamet etmeyene merhamet olunmaz, kusurları bağışlamayan kimse kendisi de bağışlanmaz, affetmeyen kişi affolunmaz, günahlardan korunmaya çalışmayan kimse de korunup takvâya erdirilmez!" (Buhârî)

•

"En sevdiğim kişi, bana ayıp ve kusurlarımı haber verendir." (Suyûtî)

•

"Çalışıp gayret etmeden; "Biz tevekkül ehliyiz!" diyen kimseleri:

"Siz Allah'a değil, başkalarının malına güvenen kimselersiniz! Hakiki mütevekkil; toprağa tohumu attıktan sonra Allah'a itimad eden insandır." diye azarlamıştır."

•

"Allah size bol verince siz de kendinize iyi bakınız, (temiz giyininiz) herkes giyimine önem versin!" (Muvatta)

• 

"Duâ, semâ ve arz arasında durur. Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz'e salavât getirmedikçe Allah'a yükselmez." (Tirmizî)

•

"Çok konuşanın yanlışı çok olur. Yanlışı çok olanın hayâsı azalır. Hayâsı az olanın takvâsı az olur. Takvâsı az olanın kalbi ölür."

•

"Müslüman bir kimsenin, kardeşinden duyduğu bir söze hayırlı bir mânâ bulma imkânı varken kötü zanda bulunması helâl değildir."


  Önceki Sonraki