Hakikat Yayıncılık - Muhterem Ömer Öngüt’ün Eserleri | Hakikat Dergisi | Hakikat Medya | Hakikat Kırtasiye
Arama Yap
TASAVVUF'UN ASLI HAKİKAT VE MARİFETULLAH İNCİLERİ - Hakikat Yolu Edepten İbarettir (7) - Ömer Öngüt
Hakikat Yolu Edepten İbarettir (7)
TASAVVUF'UN ASLI HAKİKAT VE MARİFETULLAH İNCİLERİ
Dizi Yazı - Tasavvuf
1 Haziran 2026

 

TASAVVUF'UN ASLI
HAKİKAT VE MARİFETULLAH İNCİLERİ

Hakikat Yolu Edepten İbarettir (7)

 

Edep Menbaı:

Şeyhü'l-Ekber Muhyiddin-i İbnü'l-Arâbî -kuddise sırruh- Hazretleri "Fütûhâtü'l-Mekkiyye"nin bir noktasında; "Hâtemü'l-velâye" ile zuhur edecek olan kimsenin, Ehl-i Beyt'e mensup olan ve zâhiri neseb itibariyle zuhuru beklenen Hazret-i Mehdi olmadığını; bu lütfa ancak Hâtemü'l-enbiyâ Aleyhisselâm'ın has velâyet'ine vâris ve onun hem soy, hem de ahlâk sülâlesine mensup bir kimsenin vâris olacağını beyan buyurmuştur:

"Bu dünyanın bir başlangıcı ve bir nihayeti bulununca; Allah Sübhânehû, onun içinde vârettiği her şeyi de, kendisi için hem başlangıç hem de hitam vasfı bulunması nedeniyle hatmetmeyi bir kaziye edinmiştir. İnzâl buyurulan şeriat da onun içindeki şeyler cümlesinden olup, Allah bu inzâli 'Hâteme'n-nebiyyîn' olan Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-in şeriatı ile hatmetmiştir."

"Nübüvvetin onunla (Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-le) hatmedilmesinden sonra her nebinin hükmü artık bir veli hükmüne döner. Dolayısıyla o (Hâtemü'l-evliyâ) da dünyada iken ona tahsis edilen makâma göre iner ve ona -sallallahu aleyhi ve sellem- verilen (Hatm) ismi ona da atfedilip, ahlâkı onunkine benzetilerek, onun has olan velâyetini hatmetmeye hak kazanır. O 'Muntazar' diye tanınıp isimlendirilen Mehdi değildir. Bu onun sülâlesinden ve neslindendir. Hatm onun yalnız hissî sülâlesinden değil; onun -sallallahu aleyhi ve sellem- hem soy, hem de ahlâk sülâlesinden olacaktır.

Nitekim Allah, bizim kendisine işaret ettiğimiz şey hakkında şöyle buyurmuştur:

'Her ümmetin bir sonu vardır.' (Yunus: 49)

Dünyadaki bütün mahlûkat türleri birer ümmettir.

'Gündüzden geceyi çıkarır, geceden gündüzü çıkarır. Güneşi ve ayı size musahhar kılmıştır. Hepsi de belirli bir sona doğru akıp gitmektedir.' (Lokman: 29)

Buyruğunun hemen akabinde de:

'Her şeyin belirli bir sona doğru akıp gittiğini' beyan buyurmuştur.

O ona bir hitam tayin etmiştir; o onun sona ereceği sürenin nihayetidir.

Ümmet nev'inden olan;

'Hiçbir şey yoktur ki, O'nu hamd ile tesbih etmesin!' (İsrâ: 44)

Sana beyan ettiğimiz şeyi iyi anla!

Zira o ancak keşif yoluyla bilinebilen, gizli bir âlemin sırlarındandır. Allah Hakk'a hidâyet eden ve doğru yola iletendir!" ("Fütûhâtü'l-Mekkiyye an Esrâri Memleketi'l-Mâlikiyye ve'l-Mülkiyye"; c. 3, s. 89, Bas.: Beyrut, 1994)

Görüldüğü üzere Şeyhü'l-Ekber -kuddise sırruh- Hazretleri;

"Hatem-i veli'nin Resulullah Aleyhisselâm'ın yalnız hissî sülâlesinden değil; hem soy, hem de ahlâk sülâlesine mensup olacağını" beyan buyurmaktadır.

Bu çok mühim bir husustur. Hakîm et-Tirmizî -kuddise sırruh- Hazretleri'nin sürüldüğü yer burasıdır...