Hakikat Yayıncılık - Muhterem Ömer Öngüt’ün Eserleri | Hakikat Dergisi | Hakikat Medya | Hakikat Kırtasiye
Arama Yap
Gündem - Bir Kitle İmha Silahı Olarak - YAPAY ZEKA - Ömer Öngüt
Bir Kitle İmha Silahı Olarak - YAPAY ZEKA
Gündem
Uğur Kara
1 Haziran 2026

 

-Bir Kitle İmha Silahı Olarak-

YAPAY ZEKA

İşin kötüsü kötü insanlar bu bilgi ve altyapıyı yeni kitle imha silahları, DNA'sı değiştirilmiş organizmalar vs. oluşturmak gibi, her tür kötülüğü icat etmek için kullanacaklar ve kullanıyorlar.

 

Son yıllarda düzenlenen Savunma Sanayii fuarları Türkiye'nin harp teknolojilerindeki hızlı ilerlemesini gösteren büyük bir geçit resmine dönüşmüş durumda.

Geçen yıl yapılan IDEF 2025 ve bu yıl yapılan SAHA 2026 fuarlarına damga vuran gelişme ise Milli Savunma Bakanlığı Ar-Ge Merkezi'nin kendisini ve çalıştığı muazzam silah ve teknolojileri ifşa etmesi oldu.

Bizim savunma sanayii firmalarımız milli bir bilinç ve gayretle çalışıyorlar, ancak nihayetinde bir şirket hüviyetinde olan kuruluşlar. MSB Ar-Ge Merkezi'nin ortaya çıkması ise devlet bünyesinde ticari kaygılardan uzak, gizli bir çalışma ve hazırlık yapıldığını göstermiş oldu. Bir efsane gibi dolaşan "Sizin daha bilmediğiniz neler var?" türü söylemlerin hamasetle söylenmiş propaganda sözleri olmadığını Türkiye dosta düşmana ilân etmiş oldu.

Geçen yılki IDEF fuarında MSB Ar-Ge'nin duyurduğu mühimmatlardan 1 km'lik yarıçapta yüksek tahrip gücü ile dikkat çeken "Gazap" bombası özellikle yabancı ülkelerin dikkatini çekmişti. Bunun yanında 90 metre derinliğindeki sığınaklara nüfuz eden Hayalet-2 nüfuz edici bomba, uzun menzilli hava-hava füzesi, ramjet motorlu topçu mühimmatı gibi mühimmatlar duyurulmuştu.

Bu yılki SAHA 2026 fuarında yine MSB Ar-Ge'nin geliştirdiği silah sistemleri ön plana çıktı. Yıldırım Han kıtalararası balistik füzesi bütün dünyada yankı uyandırdı. Sıvı yakıt teknolojisi, 6.000 km menzile ve Mach 25 gibi durdurulması imkânsız hipersonik hızlara ulaşabilecek olması en dikkat çekici özellikleriydi. Yabancı basında böyle bir füzenin konvansiyonel bir harp başlığı ile atılmasının mantıksız olduğu, Türkiye bu füzeyi yapıyorsa, nükleer başlığını da yapıyordur yorumları yapıldı.

Diğer dikkat çekici gelişme GÜÇHAN jet motoru projesinin açıklanmasıydı. GÜÇHAN'ın tam 42.000 libre itki gücüne sahip olduğu, 6 prototipinin üretildiği açıklandı.

Türkiye uzay, hava, kara, deniz, deniz altı her katmanda teknoloji ve silah üreten bir ülke haline geldi.

Bütün bu çalışmaların kemale ermesi için önümüzde 3-4 yıllık bir süreç var. Türkiye büyük bir savaşa hazırlanıyor, hazırlanmak zorunda.

Ancak ıskalamamız gereken, düşmanın bir anda yeni bir katmana sıçramasına sebep olabilecek bir teknoloji var: Yapay zekâ.

Yapay zekâ modellerinin gelişim hızının bizi endişelendirmesi lâzım. Bilim kurgu filmlerinde ütopya gibi görünen birçok şey kısa zamanda hızla karşımıza çıkabilir. Zira yapay zekâ hızlı öğreniyor ve öğrendiklerini kullanarak inanılmaz bir hızda katlanarak gelişim gösteriyor. Bir yıl önce mümkün değil denilen şeyler bir yıl sonra karşımıza çıkabiliyor.

Yapay zekâ sistemlerinin güvenlik açıklarını kullanarak başka bilgisayarlara kendilerini kopyalayabildiği, kontrolden çıkan bir yazılımı durdurmanın imkansız hale gelebileceği söyleniyor. Anthropic'in yapay zekâ asistanı Cursor, bu asistanı kullanan bir şirketin tüm veritabanı ve yedeklerini dokuz saniyede sildi. Yapılan sorgulamaya "Bana verilen her prensibi ihlal ettim" diye cevap verdi.

Kendi kendini geliştiren, yazılım kodlarını değiştiren, kendisini kopyalayıp gizleyen, bilgisiyarları ele geçiren, verileri silen, rüya gören yapay zekâ modellerine dair haberler çıkıyor. Bazı şirketler kendi vücudu olan yapay zekâ tasarlamaya çalışıyor.

Yapay zekâ birçok mesleği insanların elinden almaya başladı. Şimdiden büyük şirketler yazılım ve ofis çalışanlarından toplu işten çıkartmalar yapıyor.

İşin kötüsü kötü insanlar bu bilgi ve altyapıyı yeni silahlar, DNA'sı değiştirilmiş organizmalar vs. oluşturmak gibi her tür kötülük için kullanacaklar ve kullanıyorlar.

Unutmamak lâzım ki, bilim adamları atomu parçalamayı keşfettikten kısa bir süre sonra insanoğlu atom bombası ile tanıştı. İlk nükleer santral atom bombasının icadından 9 yıl sonra Sovyetler Birliği'nde yapıldı.

Her teknolojik gelişmeyi nasıl silah yaparım diyerek tekeline almaya çalışan Pentagon Mayıs 2026'da dünyanın en büyük yapay zekâ ve teknoloji şirketleriyle anlaşmalar imzaladı. Bu anlaşma yapay zekâ modellerinin doğrudan Pentagon'un gizli bilgisayar ağlarına entegre edilmesini ve askeri operasyonlarda kullanılmasını içeriyor. OpenAI, XAI, Reflection, Scale AI, Google (Alphabet), Microsoft, Amazon, Oracle, Nvidia, SpaceX anlaşma imzalanan şirketler. Bu anlaşmayı imzalamayı reddeden Anthropic devlet baskısına maruz kaldı, ABD Savaş Bakanı ve Trump şirketi tehdit eden açıklamalar yaptı.

Pentagon'un yapay zekâyı muharebe sahalarında veri toplama, istihbarat analizi ve hedef tespiti süreçlerinin otonomlaştırılması, siber güvenlik ve siber saldırı gibi alanlarda kullanacağı; yapay zekâ modellerini doğrudan savaş senaryolarına uygun şekilde yeniden eğitmeyi ve şekillendirmeyi amaçladığı söyleniyor.

Batı'nın küresel hegemonya kurmak için her türlü kitle imha silahını kullanmaktan, soykırım yapmaktan çekinmeyen bir ucube olduğu düşünüldüğünde nasıl bir tehlike ile karşı karşıya olduğumuzu görebiliriz.

Nitekim İsrail'in Gazze'de yapay zekâya hedef tespiti yaptırdığını, bu tespitlerin doğruluğunu ve sivil ölümlerini umursamadan bombalamalar yaptığını biliyoruz.

Sadece sosyal medya değil, elimizdeki bütün cep telefonlarının işletim sistemlerinin iki Amerikan şirketine ait olduğunu düşündüğümüzde şahıs bazında bütün verilerimiz bu adamların, bu yapay zekâların elinde olduğu gerçeği ile yüzyüze kalıyoruz.

Âhir zamanda cereyan edecek Antakya harbindeki büyük asker kayıplarını, Deccal'in sahip olduğu olağanüstü yetenekleri haber veren Hadis-i şerif'lerin; karşılaşabileceğimiz tehdit ve tehlikeler hakkında bizleri uyandırması, düşündürmesi gerektiğini söyleyebiliriz.