
İran Savaşı'nı, İsrail ve Amerikan azgınlığını nasıl okumamız lâzım? Bu gidişat nereye doğru gidiyor?
Bir defa şunu unutmamamız lâzım; bu bahsettiğimiz ülkelerde bir devlet var ancak devlet aklı yok; FETÖ benzeri örgüt zihniyeti var. İsrail'de; "Davut'un oğlu Mesih"in gelmesi için zemin hazırladığını düşünen, diğer insanları hayvan olarak gören azgın, sapkın bir zihniyet var. Bu zihniyete sahip yahudiler Amerika'nın da damarlarına girdikleri gibi, ABD'de iktidarda söz sahibi olan Evanjeliklerin de kendi "Mesih"lerinin gelmesi için İsrail'i desteklemenin dini bir görev olduğuna, Armagedon Savaşı'nı çıkartmak gerektiğine inanan sapkın bir zihniyetleri var. (Maalesef İran'da da şii inancına göre hareket eden bir zihniyet iktidarda.)
Bu sapkınlar sahtesini bekliyor, bir de gerçeği var.
Binaenaleyh bunlarda ne devlet aklı, ne de gerçek din aklı yok. Bu yüzden özellikle azgınlığın zirvesine çıkmış İsrail'in barışa, ateşkese razı olacağını beklemek büyük bir saflık olur.
Peki bu ateş daha ne kadar büyüyecek, Türkiye'yi ve dünyayı neler bekliyor?
"Avrupa Birliği (AB), olası bir savaş için hazırlıklarını hızlandırıyor. Hedef 2030'a kadar olası bir saldırıya karşı hazır hale gelmek. AB Komisyonu bu kapsamda Savunma Yol Haritası açıkladı." (BBC Türkçe, 16 Ekim 2025)
"Rusya Savunma Bakanı Belousov, NATO'nun 2030 yılına kadar Rusya ile olası bir askeri çatışmaya hazır hale gelme planı yaptığını ..." (aa.com.tr, 17 Aralık 2025)
"Fransa Savunma ve Ulusal Güvenlik Genel Sekreterliği tarafından yayımlanan yeni Stratejik Ulusal İnceleme Raporunda, '2030 yılına kadar Avrupa'da büyük ölçekli, yüksek yoğunluklu bir savaşın çıkma riski son derece yüksek' ifadeleri yer aldı." (Cumhuriyet, 15.07.2025)
"İsrail medyası yazdı: Türkiye ile çatışma 2030'da. İsrail medyası teorik olarak ilk kez 2009'da ortaya atılan ve 2040'a kadar gerçekleşmesi beklenen Türkiye-İsrail çatışmasının şu an yaşanan olağanüstü gelişmeler ışığında 2030'da hatta daha önce patlak verebileceğini yazdı." (Haber7.com, 18 Aralık 2024)
"Türk ordusuna karşı harekete geçen Yunan tarafı haldır haldır eksiklerini tamamlamaya çalışıyor. ... 2030 yılına dikkat çeken Yunan basını yaptığı karşılaştırmalar ile de endişelerini dile getirerek Türkiye'nin gücüne vurgu yapıyor." (Yeni Şafak, 9 Şubat 2024)
"İsrail basını korkusunu kustu: Türkiye 10 yıl savaşa girmezse dünyanın başına bela olacak!" (Tvnet YouTube, 15 Şubat 2026)
"Popüler sohbet robotu ChatGPT, ... sorulan bir soruya verdiği yanıtta, olası bir 3. Dünya Savaşı için '2030-2040 arasında çıkacak' öngörüsünde bulundu." (Sözcü, 12 Eylül 2025)
Dikkat ederseniz Türkiye'nin savunma sanayii hedefleri, KAAN'ın seri üretimi gibi birçok hazırlıkları da 2030 tarihinin öncesi ve hemen ertesine odaklanmış durumda.
Allah-u Teâlâ'nın takdiri nasıl ve ne zaman tecelli edecek elbette bilemeyiz, ancak Allah-u âlem önümüzdeki 10-15 yılda çok zorlu süreçler bizi bekliyor; İsrail durmayacak ve Amerika'yı kullanmaya devam edecek.
Trump'ın Papa ile kavgasını; ABD'nin yahudi gündemi peşinden sürüklenmesine ve İran Savaşı'na tepki olarak İstifa eden ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi'nin eski direktörü Joe Kent'in ABD'nin NATO'dan çekilme söylemlerinin arkasında, Türkiye'yle İsrail'in karşı karşıya gelmesi durumunda İsrail'in yanında saf tutabilmek olduğunu söylemesini; bunları birlikte düşündüğümüzde bütün bu icraat ve söylemlerin patavatsız Trump'ın hezeyanlarından ibaret olmadığı, arkasında yahudinin kötü niyet ve zehirli aklının olduğu görülecektir.
Bunlar yahudinin yakmaya çalıştığı büyük ateşin, dünya savaşlarının, nükleer harplerin işaretleridir.
Resulullah Aleyhisselâm aşikâr davet emrini aldıktan sonra bir sabah Safâ tepesine çıkarak bütün Mekkelileri çağırdı, zira Mekkelilerde bir tehlike haber verileceği zaman böyle hareket etmek adeti vardı.
Resulullah Aleyhisselâm onlara şöyle sordu:
"Ben size: 'Şu dağın arkasında bir düşman ordusu var, üzerinize saldırma hazırlığı yapıyor!' desem, bana inanır mısınız?"
Hepsi birden: "Evet inanırız. Çünkü biz senin şimdiye kadar hiç yalan söylediğini duymadık." dediler.
Bunun üzerine şöyle buyurdu:
"O hâlde ben size önünüzde şiddetli bir azap günü bulunduğunu, Allah'a inanmayanların o büyük azaba uğrayacaklarını haber veriyorum. Size karşı benim durumum, gördüğü düşmanın tehlikesinden korkarak, hemen ailesine haber vermeye koşan bir adamın durumu gibidir." (Buhârî)
Resulullah Aleyhisselâm insanları ahirette bekleyen tehlikeler hakkında uyardı ve onları imana davet etti.
O rahmet peygamberi diğer yandan peygamberliği müddetince kıyamete yakın zuhur edecek hadiseleri, Hazret-i Mehdi'nin, İsa Aleyhisselâm'ın zuhurunu, Deccal'in çıkacağını da haber verdi. Âdeta: "Şu dağın arkasında bir düşman ordusu var, üzerinize saldırma hazırlığı yapıyor!" diyerek ümmetini uyardı.
Ve onun kâmil bir varisi olan Muhterem Ömer Öngüt -kuddise sırruh- Hazretleri de Hadis-i şerif'lerde haber verilen bu harp günlerinin başladığını ifşa etti, bu zaman hakkında "Harp ve harabiyat devri" buyurdu.
Nitekim dikkat ederseniz bu hadiselerin değil gölgesi, artık çıkan ateşin harareti yüzümüzü yalamaya, rüzgârı yüzümüze çarpmaya başladı.
"Kuduz Köpek Doktirini" olarak da bilinen "İsrail kuduz köpek gibi olmalı, rahatsız edilemeyecek kadar tehlikeli ve saldırgan olmalı." diyen Moşe Dayan Doktirini'ne göre hareket eden kudurmuş bir İsrail var karşımızda.
Türkiye bu tehditleri görüyor ve hazırlanıyor. Önümüzde zor günler var. Ve fakat ümidimiz ve niyazımız odur ki; bu soykırımcıların, bu çocuk katillerinin hakkından gelmek -tarih boyu yaşanan Haçlı Seferleri'nde olduğu gibi- yine bize nasip olacak inşaallah.