Hakikat Yayıncılık - Muhterem Ömer Öngüt’ün Eserleri | Hakikat Dergisi | Hakikat Medya | Hakikat Kırtasiye
Arama Yap
İSLÂM İLMİHALİ - Allah Yolunda İnfak (3) - Ömer Öngüt
Allah Yolunda İnfak (3)
İSLÂM İLMİHALİ
Dizi Yazı - İslâm İlmihali
1 Mayıs 2026

 

İSLAM İLMİHALİ

Allah Yolunda İnfak (3)

 

İnfaka Teşvik (2)

Âyet-i kerime'lerde şöyle buyuruluyor:

"O gün ne mallar fayda verir ne de oğullar... Meğer ki Allah'a tamamen sâlim ve temiz bir kalp ile gelenler ola." (Şuarâ: 88-89)

Ahirette herkes kendi derdi ile meşgul olacağı için dünyadaki sevgiler unutulur. Kendi başı selâmet buluncaya kadar hiç kimse diğerinin hâlini sorup soruşturamaz. Hiç kimse kendisini, istediği kadar bolca verse de malıyla kurtaramayacak.

Nitekim diğer bir Âyet-i kerime'de şöyle buyuruluyor:

"O inkâr edenler var ya, eğer yeryüzünde bulunan her şey ve bunların bir o kadarı daha onların olsa da, kıyamet gününün azabından kurtulmak için fedâ etseler yine kendilerinden kabul edilmez.

Onlar için pek acıklı bir azap vardır." (Mâide: 36)

Allah-u Teâlâ'nın nimetlerine karşı nankörlük edip malını keyfine göre sarfedenler, kendi nefislerine zulmetmekten başka hiçbir şey yapmamışlardır.

Allah-u Teâlâ rızkını genişlettiği kimseye, şükrünü denemek için ihtiyaç sahiplerine infakta bulunmasını emir buyurdu:

"Akrabaya, yoksula, yolda kalmışa hakkını ver. Allah'ın rızâsını dileyenler için bu daha hayırlıdır.

İşte onlar kurtuluşa erenlerdir." (Rûm: 38)

Bu infak vazifesini yapmayanlar veya gösteriş için yapanlar bu müjdeye lâyık olamazlar.

 

Sevilen Şeylerden İnfak:

Kişinin gerçek mümin olduğunun bir delili de servetinden Allah yolunda harcama yapmasıdır. Bu yapılan harcama ne kadar sevilen şeylerden olursa, o kadar değerli olur.

Âyet-i kerime'de şöyle buyurulmaktadır:

"Sevdiğiniz şeyleri Allah yolunda infak etmedikçe aslâ iyiliğe eremezsiniz.

Her ne infak ederseniz, şüphesiz ki Allah onu bilir." (Âl-i imrân: 92)

Sevilen şey, herkesin kendi nezdinde makbul olan şeydir.

Herhangi bir dünyalığı Allah'tan çok seven bir kimse için fazilet kapısı kapalı olduğundan, sevdiği şeyleri O'nun yolunda sarfetmeye hazır olmayan bir kimse gerçek iyiliğe ulaşamaz.

Bu Âyet-i kerime müminlerin Allah-u Teâlâ'nın lütuf ve ihsanına nâil olabilmelerinin yolunu göstermektedir. Sevdiği şeylerden infak eden kimseye, daha aşağıda olan şeyleri infak etmek çok kolay gelir.

Ashâb-ı kiram -radiyallahu anhüm- Hazeratı'ndan birçok zâtlar, bu Âyet-i kerime nâzil olduğunda en çok sevdiği mal ve mülklerini Allah yolunda seve seve infak ettiler.

Ensâr'ın en zenginlerinden olan Ebu Talha -radiyallahu anh-ın Mescid-i nebevî'nin tam karşısında Beyrûhâ kuyusunun bulunduğu bir arazisi vardı ve onu çok seviyordu. Resulullah Aleyhisselâm bazen oraya varır ve tatlı suyundan içerdi. Âyet-i kerime nâzil olunca Ebu Talha -radiyallahu anh- dedi ki:

"Yâ Resulellah!

Bana mallarımın içerisinde en sevimli olan Beyrûhâ'dır, onu Allah yolunda O'nun rızâsı için infak ediyorum, olur ki Rabb'imin huzurunda iyiliğe nâil olurum. Yâ Resulellah! Onu Allah'ın sana gösterdiği şekilde kullan."

Resul-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz:

"Mâşaallah! İşte en iyi kazanç sağlayan bir mal. Ben burayı akrabalarına bırakmanı uygun görürüm." buyurdu.

Ebu Talha -radiyallahu anh- de:

"Öyle yaparım yâ Resulellah!" dedi ve o araziyi akrabalarına ve amcaoğullarına bölüştürdü. (Buhârî - Müslim)