Hakikat Yayıncılık - Muhterem Ömer Öngüt’ün Eserleri | Hakikat Dergisi | Hakikat Medya | Hakikat Kırtasiye
Arama Yap
Hakikat Dergisi 392.SAYI - Ömer Öngüt
392.SAYI, Mayıs 2026
Hakikat 392. Sayı

Bismillahirrahmanirrahim

"Allah-u zül-celâl vel-kemâl Hazretleri'ne; O'nun sevdiği ve beğendiği şekilde bitmez-tükenmez hamd-ü senâlar olsun.

Peygamberimiz Efendimiz'e, diğer peygamber kardeşlerine, hepsinin Âl ve Ashâb-ı kiram'ına, etbâına, ihsan duygusuyla kıyamete kadar onlara tâbi olup izinden gidenlere; sonsuzların sonsuzuna kadar salât-ü selâmlar olsun."

 

Muhterem Okuyucularımız;

Bu ayki dergimizde; Muhterem Ömer Öngüt -kuddise sırruh- Hazretleri'nin "Kalblerin Anahtarı" külliyatından ve sohbetlerinden derlenen mânevi tekâmül nedir, terakkiyât nasıl olur, insan nereden kayar ve helâk olma sebepleri arz edilecek; bu yolda Var'ı bulma, mahviyete inip Hakk'a vasıl olma, vuslata erme yolları ile, nefis ve şeytana uyup varlık, benlikle yoldan çıkma, Hakk'tan uzaklaşma, helâkiyât durumları izah edilecek inşallah-u Teâlâ.

Bir kimse Tarikât-ı âliye'ye intisap ettikten sonra epey yol alır. Mürşid-i kâmil müridin ruhunu yükseltir. Birinci tepeyi geçirir, orada yol ikiye ayrılır. Cenâb-ı Hakk lütfuyla tecelli ettiği zaman mürid yukarıdan aşağıya doğru kendisini küçültmeye, varlığını yok etmeye çalışır. Mahviyet haline bürünür.

Yani ihlâslı olanlar yürüdükçe varlıklarını yitirirler. O tepeden aşağıya doğru Allah'ın lütfuyla iner. Yani çıkar, çıkar, çıkar, hiçliğe iner. O hiçlik onun daire-i saâdet'ine delâlet eder. Bunlar Allah-u Teâlâ'nın kurtardığı kimselerdir. Senelerden beri nazargâh-ı ilâhi olan kalbine sardığı varlık tellerini, Allah yoluna düşmesiyle yavaş yavaş sermeye başlar. Diğer taraftan da hiçlik tellerini toplar. Mahviyet kısmına geçince artık yükü azalmıştır. Yapıcılık, bilicilik, öncülük gibi sıfatlar bir bir zail olmaya başlar. Kendilerine şevk, teslimiyet, muhabbet, murakaba, tevekkül, vahdet ve hâl gibi lütuflar ihsan olunur. Bunlar "Nuriye fırkası"na ayrılmış olanlardır.

Şimdi bir insan mânen yükseldikçe Allah-u Teâlâ dilediğini indirir, indirir, indirir, her şeyi yerde arar. Yerin altında arar.

İhlâslı kimsenin yürüyüşü böyledir. Nasibini aldıkça gider, terakki eder. Nasibi varsa bir gün muradına erer.

"Muradına erer" ne demektir?

Bu üç noktada; Fenâfişşeyh, Fenâfirresul ve Fenâfillah'ta olur. Bu merhalelerden geçenler benliklerini eritirler.

Âyet-i kerime'de:

"Nefsini tertemiz yapıp arındıran felâh bulmuş, kurtulmuştur. Onu kirletip örten kişi elbette ziyana uğramıştır." buyuruluyor. (Şems: 9-10)

Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz'in:

"Ey kalpleri çeviren Allah'ım! Kalplerimizi senin taâtına çevir." diye niyazı vardır. (Buhârî)

Şeytan iki yerden avlar.

Saf, cahil insanlar kısmına, "Sen artık oldun, tamam senin işin, çıktın." der. O da "Tamam!" der. "Artık ben oldum!" İlmi olan okumuş insana da "Senin ilmin var, sen her şeyi bildin, bunların içinde ne işin var." der. O da "Tamam!" der. "Ben her şeyi bildim!" Ona da oltayı böyle takar. Bunlar şeytana kulak verdiklerinden gerçekten şeytan fırkasından olurlar.

Hadis-i şerif'te:

"Kim ki ben âlimim derse, bilin ki o câhildir." buyuruluyor. (Münâvî)

Âyet-i kerime'de ise:

"Size ilimden ancak az bir şey verildi." buyuruluyor. (İsrâ: 85)

Neticede ancak ihlâs sahibi kullar aldanmadan kalırlar.

Birisi mahviyete doğru iniş yapıyor, birisi varlıktan kayıyor. Burası mihenk taşıdır.

Seyr-ü sülûk yolunda milyonlarca kişi yola çıkar, kimi sefâsına dalar yolda kalır, kimi cefasından bıkar yolda kalır, kimi şeytana uyar yoldan çıkar, kimi dünya mabudluğuna tapar yolda kalır. Döküle döküle birkaç kişi kalır.

İnsan acizliğini bilmedikçe, daima nefsinin ve şeytanın hedefindedir. Acizliği, mahviyeti, teslimiyeti elinden bırakmayanlar çok yol almışlardır.

Bu ay idrak edilecek olan "Kurban Bayramı"nızı tebrik eder, tüm İslâm âlemi'ne hayırlara vesile olmasını Cenâb-ı Allah'tan niyaz ederiz.

Baki esselâmü aleyküm, ve rahmetullah...


Başyazı ve Makaleler
Başyazı - TERAKKİYÂT İLE HELÂKİYÂT NOKTASI - Ömer Öngüt
Başyazı
İsmail Yavuz
TERAKKİYÂT İLE HELÂKİYÂT NOKTASI