
Hazret-i Ömer -radiyallahu anh- Efendimiz sade bir hayat sürmekteydiler. Bir gün paraya ihtiyacı oldu ve Abdurrahman bin Avf -radiyallahu anh- Hazretleri'ne bir adam gönderdi:
"Yâ Abdurrahman! Bana 400 dirhem ödünç para gönderiver!" dedi.
Abdurrahman bin Avf -radiyallahu anh- Hazretleri de;
"Ey hilmi yüce Fâruk! Parayı benden mi istiyorsun? Halbuki Beytü'l-mâl senin yanındadır; şimdilik oradan al, sonra yerine koyarsın!" diye cevap gönderdi.
Bunun üzerine Hazret-i Ömer -radiyallahu anh- Efendimiz ise büyük bir hassasiyet örneği içeren şu muhteşem cevabı gönderdiler:
"Yâ Abdurrahman! Ödünç parayı senden istiyorum. Çünkü sana borçlanırsam bir emr-i hak vukuu olursa veya borcumu ödeyememe halinde mirasımdan bir parça vererek seninle helâllaşmak kolay olur. Lâkin devlet hazinesine borçlanırsam iş büsbütün çığrından çıkar. Zira bir ölüm vakuunda devlet hazinesinde hissesi bulunan bütün müslümanlarla helâllaşmak mecburiyetinde kalırım! Bu takdirde geriye bırakmış olduğum mirasım kâfi gelemeyeceği gibi mizanımdaki sevabım dahi beni kurtaramaz!"
İslâm tarihinde servetiyle bilinen ve cömertliğiyle tanınan, cennetle müjdelenen Abdurrahman bin Avf -radiyallahu anh- Hazretleri bu ulvî duygular ve hassasiyet karşısında ağladı.
Said bin Müseyyeb -rahmetullahi aleyh- diyor ki;
"Ömer bin Hattâb -radiyallahu anh- halk için on sekiz esas tesbit edip şöyle demişti:
1- Sana yaptığı hareketiyle Allah'a karşı gelen bir kimseyi, ona iyilik yaparak Allah'a saygı göstermenden daha büyük bir ceza ile cezalandıramazsın.
2- Hakikatini öğrenene, gerçeği anlayana kadar din kardeşinin davranışını iyiye, hayra yor!
3- Müslüman kardeşinin ağzından çıkan bir lâkırdıyı iyiye yorman mümkün oldukça, o sözü kötüye yorma!
4- Kendisini zan ve töhmet altında bırakacak işlere girişen kimse, kendisi hakkında kötü düşünenleri kınamasın.
5- Sırrını gizleyen muradına erer.
6- Sâdık arkadaşlar edin, gölgelerinde yaşarsın. Çünkü sâdık dostlar, huzurlu anlarda süs, sıkıntılı demlerde silâhtır.
7- Seni ölüme götürse de haktan, doğruluktan ayrılma!
8- Seni ilgilendirmeyen işe karışma!
9- Henüz vuku bulmamış şeylerden sual etme.
10- İhtiyacını, onu gidermeni istemeyenlere söyleme, iletme!
11- Yalan yere yemini hafife alma, Allah seni helâk eder.
12- Kötülüklerini öğrenmek niyeti ve düşüncesiyle de olsa fâcirlerle arkadaş olma!
13- Düşmanlarından uzak dur!
14- Güvenmediğin dostlarından sakın! Güvenilir kimse de Allah'tan korkandır.
15- Mezarlıklarda derin saygı içinde ol!
16- İbadet ve taat anında kendini zavallı gör!
17- Günah işlemek istersen sonunu düşün!
18- Herhangi bir işinde Allah'tan korkanlarla istişare et. Zira Allah-u Teâlâ:
"Kulları içinde Allah'tan en çok korkanlar âlimlerdir." buyuruyor. (Fâtır: 28)" (İbn-i Asâkîr)
Muhammed bin Şihâb ez-Zühri -rahmetullahi aleyh- Hazret-i Ömer -radiyallahu anh-in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
"Seni ilgilendirmeyen işe karışma, düşmanlarından uzak dur, yalnız emin dostlarına güven. Hiçbir kıymet güvenilir bir zâtın dengi olamaz. Fâcirle dost olma, kötülüğünden sana da sirâyet eder. Fâcire sırrını açıklama. İstişareni Allah'tan korkanlarla yap." (Hilye)