Hakikat Yayıncılık - Muhterem Ömer Öngüt’ün Eserleri | Hakikat Dergisi | Hakikat Medya | Hakikat Kırtasiye
Arama Yap
-EVLİYÂ-İ KİRAM -Kaddesallahu Esrârehüm- HAZERÂTI'NIN "HÂTEMÜ'L-EVLİYÂ" HAKKINDAKİ BEYAN ve İFŞAATLARI (302) - Hakîm et-Tirmizî -kuddise sırruh- (106) - Ömer Öngüt
Hakîm et-Tirmizî -kuddise sırruh- (106)
-EVLİYÂ-İ KİRAM -Kaddesallahu Esrârehüm- HAZERÂTI'NIN "HÂTEMÜ'L-EVLİYÂ" HAKKINDAKİ BEYAN ve İFŞAATLARI (302)
Dizi Yazı - "Hâtemü'l-Evliyâ" Hakkındaki Beyan ve İfşaatlar
1 Nisan 2026

 

EVLİYÂ-İ KİRAM
-Kaddesallahu Esrârehüm- HAZERÂTI'NIN
"HÂTEMÜ'L-EVLİYÂ" HAKKINDAKİ
BEYAN ve İFŞAATLARI (302)

Hakîm et-Tirmizî -kuddise sırruh- (106)

"ED-DÜRRİ'L-MEKNÛN FÎ-ES'İLE MÂ KÂNE VE MÂ YEKÛN" ADLI MECMÛADA YER ALAN ESERLER ve İFŞAATLAR (25)

 

Bir Başka Mesele / 2

Nefisle alâkalı olmayandan başka herhangi bir murâdın ilerleyip de mesafe kat edebilmesi mümkün müdür?

İlâhi muhabbet ve sevgi, kulun Rabb'ini tanıyıp öğrenmesinden ve O'nu bilmesinden dolayı ortaya çıkar.

O, O'nun için amel işleyip O'na karşı muhabbet ve sevgisinden dolayı, O'nun ilâhi ilminin kalbinin içinde kendisini nurlandırıp aydınlatmasıyla O'nu tanıyıp öğrendiği zaman bu imani bir sevgi olur.

Hatta O'na karşı muhabbet ve sevgisinden dolayı Allah-u Teâlâ'nın meded ve yardımı da ona yetişip gelir; öyle ki, artık o O'nun velileri ve sevgililerinden addedilir.

O'na karşı muhabbet ve sevgisinden ileri gelen bu muhabbet ve sevginin sağladığı istimdâd ve destek, tâ ki O'na vuslata eriştirinceye kadar da devam eder.

Kul herhangi bir mânevi felâket ve musîbete uğrayınca ise, O'na karşı ihlâs ve samimiyetini ortaya koyarak o felâket ve musibeti imhâ eder, kendisini O'nunla meşgul ederek tekrar O'nu bilmeye ve tanımaya teveccüh eder.

Bilir ki bu da O'nun, daha en başta yarattığı, önceki ezelî ilmi ve dilemesi ile meydana gelmiştir.

Heyecan, telâş ve herhangi bir şeyi karıştırmaktan dolayı eğer bu ilimle teskîn olup yatışmazsa; O'nu öğrenmek ve tanımak da yine O'nun ilmi ve iradesiyle gerçekleşeceği için, O'nu bu şekilde öğrenmesi ve tanıması, onu O'nun ilâhi azametine ve azamet-i ilâhi'si de kahrına kadar iletip ulaştırır.

Kalp ve ruh kahra ulaştığı zaman canlılığını kaybedip solar, teslim olup çözülerek boyunduruk altına girer.

Onun nefsi murâdlar ve arzular içinde, rûhu ise işgâl altına girdiği için meşguliyetler içindedir.

O'nun sevgi ve muhabbetine ulaştığında ise vasfettiğimiz şeylerin üzerinde bulunup rahata ve ferahlığa kavuşur.

Allah peygamberleri ve velileri, tâ ki kendilerini ubûdet (kulluk)la vasfedinceye dek işte bu sevgi ve muhabbetle teyid edip desteklemiş; onları cömertlik ve güzellikle kendi irâde ve dileme meydanının içine çekmiştir. Böylece kendilerini ziyâdeleştirerek; rûhu yerinde tutmuş, kalbi de sevinç ve tebessüme boğmuştur.

 

[Allah'ın İsimlerinin Kalplerde Zuhuruna Dair]

Diğer Bir Mesele / 1

Kalpler zuhurun yeridir ve Allah'ın katındaki kendisine mahsus isimlerinin hepsi onda toplanıp bir araya gelir. Sonra (zuhûr) sadr (göğüs)e geçer ve artık nefsin şehvetlerinin tümüne karşı emniyet içinde olur.

Allah'ı birleyen Tevhid ehline gelince;

Onlar marifet-i ilâhi (Allah'ı bilme)nin nuru ile yardım ve destek görürler, tâ ki O'nu tevhid edebilsinler.

O, Ehadiyyet'ten kendilerine ihsan edilen Tevhid'in de nurudur; bu nur onların kalplerinde hiçbir zaman bitip tükenmez.

Onlara ilâhi sevgi ve muhabbetin nuru da verildiği için, şirkin arzu ve şehvetini izâle edip giderirler.

Onların üzerinde şirk (ortaklık) ancak sevgi ve muhabbetin kendilerinde ilerleyip yürüyüşünün verdiği tatlılıkla ilgili olur.

O ise O'nun:

"Allah size imanı sevdirdi ve onu kalplerinizde süsledi." (Hucurât: 7)

Buyurmasıyla ilgilidir.

Müşriklere gelince; onlar nefislerinin içindeki şehvet ve arzularıyla ilgili olarak bu fiillerden hiçbirine ulaşamazlar. Şirke ulaştıran çağrılar onlarda galip gelip daha ağır basar; O'nun ubûdet (kulluk) dâvetine ulaşsalar da kalben ve nefsen ondan ayrılıp koparlar.

Allah'ı birleyen Tevhid ehli ise, nefislerine kavuşturulsalar dahi yine de Tevhid'e bağlı kalırlar, kalben de nefsen de tekrar O'na ulaşıp vâsıl olurlar.


  Önceki Sonraki