
Hazret-i Ömer -radiyallahu anh- Efendimiz dayanabildiği kadar gece namazı kılar, sabah namazının vakti girdiğinde de; "Namaz! Haydin namaza! Namaz vaktidir!" diye seslenerek aile fertlerini namaza kaldırır ve şu Âyet-i kerime'yi okurdu:
"Âilene namaz kılmalarını emret, kendin de onda sebat ile devamlı ol. Biz senden rızık istemiyoruz. Sana rızık veren biziz. Güzel âkıbet takvâ sahiplerinindir." (Tâhâ: 132) (Muvatta)
•
Sâib bin Yezîd -radiyallahu anh-den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:
"Bir gün mescitte duruyordum. Birisi bana küçük bir çakıl taşı attı. Hemen dönüp baktım ki atan kişi Ömer bin Hattâb imiş.
Bana: "Git şu iki adamı tut, bana getir!" dedi.
Ben de gidip onları Hazret-i Ömer'in yanına getirdim.
Hazret-i Ömer onlara:
"Siz nerelisiniz?" diye sordu.
"Tâif halkındanız" dediler.
Bunun üzerine Hazret-i Ömer -radiyallahu anh- şöyle buyurdu:
"Eğer Medine'li olsaydınız, gerçekten ikinizin de canını yakardım!
Zira siz, Resulullah Aleyhisselâm'ın mescidinde neden seslerinizi yükseltiyorsunuz?" (Buhârî)
•
Hazret-i Ömer -radiyallahu anh- Efendimiz bir Cuma hutbesinde şöyle buyurmuşlardır:
"Ey insanlar! Bana göre şu iki bitki çok kötü kokmaktadır: Soğan ve sarımsak.
Oyse ben, Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz'i, mescitte ağzı soğan ve sarımsak kokan birini Baki kabristanı'na kadar çıkarttığını gördüm.
Dolayısıyla bunları yemek isteyenler, pişirerek kokularını gidersinler." (Müslim)
•
Rivayete göre bir gün Hazret-i Ömer -radiyallahu anh- Efendimiz'in bir şeye canı sıkılmış ve kızmıştı.
Hemen bir miktar su getirtti ve suyu burnuna çektikten sonra:
"Gadab şeytandandır, su ise gadabı yener." buyurdu. (İhyâu Ulûmi'd-Din)
•
Hazret-i Ömer -radiyallahu anh- Efendimiz'in mühim bazı nasihat ve beyanları:
"Sâdık kardeşlik bul ve onların arasında yaşa. Dürüst ve samimi arkadaşlar, genişlikte süs ve ziynet; darlıkta yedek sermayedir. Dostunun, sana düşen işini güzel bir şekilde gör ki; lüzumunda sana daha güzeli ile mukabelede bulunsun.
Düşmanından uzaklaş, her dosta bel bağlama, ancak emin olanları seç.
Emin olanlar, Allah-u Teâlâ'dan korkanlardır. Kötü insanlarla düşüp kalkma, onlardan kötülük öğrenirsin. Onlara sırrını verme, ifşâ ederler.
İşlerini, Allah'tan korkanlara danış ve onlarla istişare et." (İhyâu Ulûmi'd-Din)
•
"Bir kimsenin kıldığı namaza, tuttuğu oruca bakmayınız!
Konuştuğunda doğru söylüyor mu?
Kendisine bir şey emanet edildiğinde, emanete riayet ediyor mu?
Dünya ile meşgul olurken helâl, haram hassasiyetini gözetiyor mu? Bunlara bakınız." (Beyhâkî)
•
"Haramda mutluluk arayana, mutluluk haram olur."