Hakikat Yayıncılık - Muhterem Ömer Öngüt’ün Eserleri | Hakikat Dergisi | Hakikat Medya | Hakikat Kırtasiye
Arama Yap
İSLÂM İLMİHALİ - Allah Yolunda İnfak (1) - Ömer Öngüt
Allah Yolunda İnfak (1)
İSLÂM İLMİHALİ
Dizi Yazı - İslâm İlmihali
1 Mart 2026

 

İSLAM İLMİHALİ

Allah Yolunda İnfak (1)

 

İnfaka Dâvet:

İnfak;

"Allah-u Teâlâ'nın hoşnutluğunu elde etmek maksadıyla kişinin kendi servetinden harcama yapması, muhtaçlara yardımda bulunması." demektir.

Farz olan zekât başta olmak üzere, gönül hoşluğu ile yapılan her çeşit hayır-hasenâtı ihtivâ eder.

Kur'an-ı kerim'de "Harcama yapmak" mânâsına gelen infakla ilgili yetmiş kadar Âyet-i kerime mevcuttur. Hadis-i şerif'lerde de bu mevzunun geniş bir şekilde bahsi geçmektedir.

Mülkün asıl sahibi olan Allah-u Teâlâ, insanları yeryüzüne halife tayin etmiş ve onlara nimetlerini emanet olarak lütfetmiştir.

Mal ve mülkün nesilden nesile kuşaktan kuşağa miras yolu ile geçtiği, herkesin bunlara vekil olarak bir süre sahip olduğu mâlumdur. Öyleyse mülk sahibinin, kendilerine verilen şeylerden bir kısmını infak etmesi gerekmektedir.

Âyet-i kerime'sinde şöyle buyurur:

"Allah'a ve Resul'üne iman edin, sizden önce geçenlerin ardından Allah'ın size infak için yetki verdiği şeylerden sarfedin." (Hadîd: 7)

İnfak edenler kendiliklerinden infak etmiyorlar, tasarrufları hususunda Allah-u Teâlâ'nın yeryüzünde halife kıldığı şeylerden infak ediyorlar. Onlar gerçekte O'nundur, çünkü onları O yaratmıştır. Hâkimiyet O'nun olduğu gibi, mülkiyet de O'nundur.

Bu Âyet-i kerime kişinin mal ve mülküne daha sonra başkalarının halef olacağına işaret etmektedir. O elindekilerine nasıl başkalarından miras olarak sahip olduysa, başkaları da kendisinden miras olarak alacaklardır.

Şu kadar var ki sağlık hayatında Allah yolunda O'nun rızâsı mucibince sarfiyatta bulunursa, ahiret hayatında mükâfatını bulur. Eğer böyle yapmazsa, malının hakkını vermezse cezâsını bulacağı şüphesizdir.

Vârisleri de o malı Yaratan'a itaat yolunda kullanırlarsa, hem ölen hem kalan için iyiliğe vesiledir. Yaratan'a isyan yolunda kulanırlarsa, o da onların bu isyanlarını desteklemiş, günah yüklenmeleri hususunda vârislerine yardımcı olmuş olur.

"İçinizden iman edip de infak eden kimselere büyük mükâfat vardır." (Hadîd: 7)

İlâhî emre uydukları için Allah-u Teâlâ'nın vaadine ereceklerdir. Bu mükâfat hem dünyaya hem de ahirete şâmildir.

Âyet-i kerime'de bir müslümanın cihad için malını sarfetmesi, imanın bir gereği, ihlâsının alâmeti olarak gösterilmiştir.

İnsan Allah-u Teâlâ'nın ve O'nun yüce Peygamber'inin emrine uyarak infak ettiğinde, bu fedâkarlığının menfaati ve mükâfatı kendisine âit olduğu gibi; infak etmekten kaçınıp cimrilik yaptığında, o cimriliğin zararı da kendisine âittir.

Âyet-i kerime'de şöyle buyurulmaktadır:

"İşte sizler, Allah yolunda infak etmeye çağırılıyorsunuz." (Muhammed: 38)

Öyle zaman oluyor ki Allah yolunda cihad için zenginlerin infakta bulunmaları gerekiyor.

"İçinizden kiminiz cimrilik ediyor." (Muhammed: 38)

İhtiyaç olduğu gözler önünde olduğu halde görmemezlikten geliyor, hiçbir fedâkârlıkta bulunmuyor.

"Amma cimrilik eden bilsin ki, ancak kendisine cimrilik etmiş olur." (Muhammed: 38)

Allah-u Teâlâ onlardan fedâkarlık isterken, sırf kendilerinin iyiliği için istemektedir. Şu halde cimri bir kimse, bu davranışı ile malını esirgediğini zanneder, fakat kendi malını kendisinden esirgediğini, bu yüzden kendisini sevaptan ve rızâ-î Bârî'ye ermekten mahrum bıraktığını bilmez.

"Allah ganîdir, siz ise fakirsiniz." (Muhammed: 38)


  Önceki Sonraki