Hakikat Yayıncılık - Muhterem Ömer Öngüt’ün Eserleri | Hakikat Dergisi | Hakikat Medya | Hakikat Kırtasiye
Arama Yap
Hakikat Dergisi 390.SAYI - Ömer Öngüt
390.SAYI, Mart 2026
Hakikat 390. Sayı

Bismillahirrahmanirrahim

"Allah-u zül-celâl vel-kemâl Hazretleri'ne; O'nun sevdiği ve beğendiği şekilde bitmez-tükenmez hamd-ü senâlar olsun.

Peygamberimiz Efendimiz'e, diğer peygamber kardeşlerine, hepsinin Âl ve Ashâb-ı kiram'ına, etbâına, ihsan duygusuyla kıyamete kadar onlara tâbi olup izinden gidenlere; sonsuzların sonsuzuna kadar salât-ü selâmlar olsun."

 

Muhterem Okuyucularımız;

Ömür, Hazret-i Allah'ın Zât'ını bilmek, bulmak için bahşettiği büyük bir nimettir. Hayat; O'nunla olmaktır. Allah yolunda harcanan ömür hakiki ömürdür.

İnsanın ilk vazifesi, kendisine hayat bahşeden Allah'ını tanımak, bulmak ve O'na gönülden bağlanmaktır.

Allah-u Teâlâ'nın zât ve sıfatına, esrar ve hikmetine, âsâr ve sanatına, ululuk ve azametine taalluk eden marifetten daha lezzetli; O'na yakın olmak, O'nu tanımak şeref ve saadetinden daha büyük ne olabilir?

O'nu tanımak, O'na gönülden teslim olmak insanın en başta gelen vazifesidir.

"Ben cinleri ve insanları ancak (beni bilsinler) bana ibadet etsinler diye yarattım." (Zâriyat: 56)

Önce bilinecek, sonra ibadet edilecek. O'nu bilmeyen gerçek manada O'na ibadet edemez. Bütün gaye O'nu bilmek, O'nu bulmak ve O'na hakkıyla ubudiyettir.

Bize verilen kısa bir ömür var. Bu kısa ömür içinde hakikati aramak, hakikati bulmak ve yaşamak en başta gelen vazifemizdir. Dünyaya geliş gayemiz de budur zaten.

Hayat ikidir: Ulvî hayat var, süflî hayat var.

Ulvî hayat hayat-ı hakiki'dir. O'nunla olmaktır, bu hayat O'nunla kaimdir. Süflî hayat hayat-ı hayali'dir. Suretadır, geçicidir, nefsani yaşayıştır.

Nefse uymayıp Hakk'a ve O'nun emirlerine uyanlar ulvî hayata nail olurlar. Dünyada ulvî hayat yaşayanlar, ulvî hayata geçerler, ahirette de ebedi bir hayata nail olurlar. O hayat ile gerçek hayatı bulanlar Hazret-i Allah ile beraber olmaktan zevk alırlar. Hazret-i Allah da onlardan zevk alır.

Nefse uyup Hakk'ın emirlerini hafife alanlar süflî hayatı yaşarlar. Dünyada süflî hayat yaşayanlar da orada süflî bir hayatla karşılaşırlar, azapla başbaşa kalırlar. Hayatlarını nefis ve şeytana uymakla geçirdikleri için bedbahttırlar. Hazret-i Allah ve Resul'ünün hayat vermediği kimselerde mânevi hayat yoktur.

Ulvî hayatı yaşayanlar; dünyada O'nunladır, ahirette de O'nunladır.

Süflî hayatı yaşayanlar; dünyada nefisledir, ahirette nedamet içindedir.

Ulvî hayatı yaşayanlar; O'nun has kullarıdır, ebedi saadete erenlerdir.

Süflî hayatı yaşayanlar ise bedbaht olanlar, ebedi felâkete kayanlardır.

Ulvî hayatı yaşayanlar; dünyada gönül cennetinde yaşar, ahirette de nimetler verdiği cennettedirler.

Süflî hayatı yaşayanlar; dünyada gönül darlığı yaşar, ahirette de perişan halde cehennemdedirler.

Üç günlük ömrümüz var, bu fırsatı değerlendirmeliyiz. Ânın kıymetini değerlendirdiği kullarından etsin Allah'ımız. Her ânın kendine mahsus çok büyük kıymeti vardır. Çünkü o bir an, ebedî hayatın kazancıdır. Eğer anların kıymeti bilinmezse; dakikalar, saatler, günler de bilinmez ve böylece koca ömür hiçe müncer olur.

Ömrünü insan, yemekle içmekle uyku ile israf etmemeli. Çünkü dünyaya bir daha gelecek değil. İbadetini yapsın da derecatı artsın. Yeme-içme, yaşama ise, Hazret-i Allah onların hepsini hazırlamıştır.

Bir insan bir ömür boyu çalışıyor da bir bina yapamıyor. Ya cenneti kazanmak için ne kadar çalışmalı?

Hazret-i Allah bize bu ömrü bahşetti; kendisini bulmamız, O'nu bilmemiz ve O'na ibadet etmemiz için. Bunun haricinde O'ndan gafil geçen, dünyevî zevk ve arzuların peşinde geçirilen bir ömür, ömür israfıdır.

Daima şu duâyı yaparız:

"Allah'ım! Bize hayırlı ömür ihsan buyur, rızâna mucip olsun.

Hayırlı umur ihsan buyur, huzurla olsun.

Hayırlı ölüm ikram et, imanla olsun."

Onun için hayırlı ömür istemeliyiz.

Bu ay içinde idrak edilecek olan "Kadir Gecenizi" ve "Ramazan-ı Şerif Bayramı"nızı tebrik eder, tüm İslâm âlemi'ne hayırlara vesile olmasını Cenâb-ı Allah'tan niyaz ederiz.

Baki esselâmü aleyküm, ve rahmetullah...


Başyazı ve Makaleler
Başyazı - Ulvî Hayat, Süflî Hayat; Nedi̇r, Nasıl Olur? İnsanı Nereye Götürür? - Ömer Öngüt
Başyazı
İsmail Yavuz
Ulvî Hayat, Süflî Hayat; Nedi̇r, Nasıl Olur? İnsanı Nereye Götürür?