
• Vâcip olan; kurbanı kesmek ve kan akıtmaktır.
Binaenaleyh kurbanı diri olarak sadaka vermekle, vâcip olan borç ödenmiş olmaz.
Kestikten sonra etini tasadduk etmek müstehaptır, etmese de olur.
• Kurban kesen kimse, etinden hem yer hem yedirir. Yedirdiği kimseler fakir de olmayabilir.
Âyet-i kerime'de:
"Yiyiniz, yediriniz." buyuruluyor. (Hacc: 36)
• Efdâl olan kurbanın etini üçe ayırmak; bir kısmını fakirlere vermek, bir kısmını akraba ve dostlara hediye etmek, bir kısmını da evde bırakmaktır.
• Kurban kesen kimsenin, nafakaları üzerine vâcip olan ev halkı kalabalık olup hali vakti de geniş değilse, sadaka ve hediye etmeyerek onlara bol bol yedirebilir. İsterse bir kısmını da kavurma yaparak saklayabilir.
• Kurban derisi tasadduk olunabileceği gibi, evde seccade olarak da kullanılabilir.
• Kurban derisi satılıp parası alınamaz, yenecek ve içecek bir şeyle değiştirilemez.
• Kesilmeden önce kurbanın sütünden ve gücünden faydalanmak, yününü kırpmak, etini ve derisini satıp parasını almak mekruhtur. Böyle bir şey yapılırsa kıymetini sadaka olarak vermek gerekir. Fakat kesildikten sonra yünü alınıp kullanılabilir.
• Kurbanlık hayvan kesilmeden önce doğursa, yavrusu da kendisiyle beraber kesilir. Kesilmeyip satılsa, parasını sadaka olarak vermek icap eder.
• Kurbanın etinden veya derisinden kesim ücreti verilmez.
• Bir evde kaç zengin varsa, hepsine de ayrı ayrı birer kurban vâcip olur.
• Kurban kesmek için erkek olmak şart olmadığı gibi, nisaba ulaşan kadınların da kurban kesmeleri gerekir.
• Kurban kesmesi kendisine vâcip olan bir erkek, mal kendisinin olduğu halde, bir yıl kendisine bir yıl hanımına kesecek olsa, kendisi borçlu kalır.
• Bir kimsenin kendi malından çocuğu namına kurban kesmesi menduptur.
• Zengin evlât, kendisine aldığı kurbanı babası namına kesecek olsa, kendisi borçlu kalır.
• Herhangi bir sebepten dolayı kurban kesilemezse kazaya kalır. Ödemek istediğinde bir hayvan satın alınıp diri olarak tasadduk edilebilir veya kıymeti fakirlere verilebilir.
• Kurban edilecek hayvan öldüğü takdirde zengin olanın başka bir kurbanlık satın alması gerekir, fakir olana gerekmez.
• Fakirin aldığı kurbanlık kaybolduğunda ve yerine başka bir kurbanlık kestiğinde, kurban bulunursa fakir onu da keser. Çünkü kendisine nafile iken vâcip kılmıştır. Zengin ise, kestiği kurbanla vâcibi yerine getirdiğinden tekrar kesmesi gerekmez.
• Bir kimse kendi adına iki koyun alıp kurban edebilir, mutlaka bir koyun kurban olarak sınırlandırılmamıştır. Bir kişi, isterse bir sığır da kurban edebilir.
• Ölüm hastalığında bulunan bir kişi, kurban günlerinde kendisi için bir kurban kesilmesini vasiyet ederse, vârisleri onun terikesinin üçte birinden bir koyun alıp keserler. Bu bir borçtur, yapılmazsa günahkâr olurlar.
• Bir kimse sevabını vefat eden bir kimseye bağışlamak üzere bayram günü kestiği kurban etinden yiyebilir.
• Vefat etmiş bir yakını için kurban keseceğini söyleyen kimse, onu bayram günlerinde kesmesi vâcip olur.
Kurban niyetiyle olmayıp fakirlere dağıtmaya niyet ederse istediği herhangi bir günde keser.