
Allah-u Teâlâ nuru kalbe akıtması ile bu kullarının sadırlarında, kalplerinin derinliklerinde, kitap satırlarının arasında bulunmayan mârifetullah ilmi husule gelir.
Onların "Kitabullah" oluşu bu sebepledir. Allah-u Teâlâ onlara o ilmi akıttığı için Allah-u Teâlâ'nın kitabı olmuş oluyor. O kitaptan isterse sırları kitaba geçirir, isterse geçirmez.
Diğer bir Âyet-i kerime'de şöyle buyuruyor:
"Kur'an, kendilerine ilim verilen insanların kalplerinde parıldayan apaşikâr âyetlerdir." (Ankebut: 49)
Bu hale gelmiş bir kimse yalnız O'nu bilir. Mahlûk bir maskedir. O bir hoparlördür, ne bildirdiyse onu bilir, ne gösterdiyse onu görür. Bu; sıbgatullah'tır, ilmullah'tır.
Bu nuru Allah-u Teâlâ işte bu şekilde vasıflandırıyor. Bu nuru nasıl verdiğini ve kimlerde bulunduğunu beyan ediyor.
Nitekim Âyet-i kerime'de şöyle buyuruluyor:
"Sonra biz o kitabı kullarımızdan beğenip seçtiklerimize miras bıraktık." (Fâtır: 32)
Allah-u Teâlâ bu mirası beğenip seçtiklerine miras bıraktığını beyan buyuruyor. O beğenecek, O sevecek, O seçecek, O çekecek. O miras bırakacak, O verecek, O ikram edecek. Her şey O'nun lütf-u ihsanı, mahlûkta hiçbir şey yok.
Bunlar vâris-i enbiya oldukları içindir ki, Âyet-i kerime ve Hadis-i şerif'lerin tecelliyatına mazhar olmuşlardır. Yani bildirdiği kadar bilir, gösterdiği kadar görür. Hakk'ta fâni olduğu zaman bunlar husule gelir.
Cenâb-ı Hakk'ı görür kendisini görmez, zira âyân-ı sâbite ile Hakk'ı tesbih eder, O'nunla ibadet eder.
Azamet-i ilâhi'nin karşısında bir zerre olarak Allah-u Teâlâ'ya ibadet, taat ve secdesini yapar.
"Kulhüvallahü Ehad" dediği zaman azamet-i ilâhi'yi görür.
"Allahüssamed" dediği zaman, yarattığı varlıkların O'na muhtaç olduğunu bilir.
Bu esrâr-ı ilâhi tecelli edince, âyân-ı sâbite bütün âyân-ı sâbite'lerin Allah-u Teâlâ'ya ne kadar muhtaç olduğunu görür. Ve her şeyin Hakk ile kâim olduğunu gördüğü zaman Âyet'ül-kürsî'nin sırrına mazhar olur.
Fâtiha-i şerif'te: "Elhamdülillâhi Rabbi'l-âlemîn" derken bu sırra mazhardır. Bu ise ancak Hazret-i Allah'ın boyası ile boyandığı zaman husule gelir.