Hakikat Yayıncılık - Muhterem Ömer Öngüt’ün Eserleri | Hakikat Dergisi | Hakikat Medya | Hakikat Kırtasiye
Arama Yap
Muhterem Ömer Öngüt -kuddise sırruh- Efendi Hazretleri'nin Hayat-ı Saadetlerinden İnciler ve Hatıralar (175) - İzn-i İlâhi Olmadan - Ömer Öngüt
İzn-i İlâhi Olmadan
Muhterem Ömer Öngüt -kuddise sırruh- Efendi Hazretleri'nin Hayat-ı Saadetlerinden İnciler ve Hatıralar (175)
Dizi Yazı - İnciler ve Hatıralar
1 Kasım 2025

 

Muhterem Ömer Öngüt
-kuddise sırruh- Efendi Hazretleri'nin
Hayat-ı Saadetlerinden İnciler ve Hatıralar (175)

 

İzn-i İlâhi Olmadan:

"Hakk Celle ve Alâ Hazretleri Âyet-i kerime'sinde:

"Allah'ın izni olmayınca hiçbir musibet isabet etmez. Kim de Allah'a inanırsa ona hidayet eder, gönlünü doğruya yöneltir. Allah her şeyi bilendir." buyuruyor. (Teğâbün: 11)

Bu Fermân-ı ilâhi'ye gönülden inanmak lâzımdır.

Cenâb-ı Hakk bir musibeti isabet ettirmemeyi murad etmişse onların büyük silâhları oyuncak mesabesine düşer. Oraya kadar gelmelerine müsaade etmiş, orada bırakmış. O "Gelmiyorum!" der, hâlbuki gelemiyordur.

Onun için bir hâdise ile karşılaştığınız zaman hiç hayret etmeyin. İzn-i ilâhi olmadan hiçbir ferde, hiçbir memlekete musibet isabet etmez. Ettirmeyi dilemişse, o isabet eder. Ya bir cezâdır, ya ibtilâdır, veya şehâdete vesiledir."

 

"Geç Kulum!"

"Salât-ü selâm'a çok devam edin. Salât-ü selâm'a devam ettikçe Allah-u Teâlâ kalbindeki bütün sıkıntıları giderir, sana bir ferahlık verir. Mühim olan huzurdur. Bir insanda huzur olursa, insan kuru ekmekle de doyar. Ama huzur yoksa hiçbir şey yok. Onun için Salât-ü selâm'a devam etmenizi tavsiye ediyorum.

Çok sıkıldığınız zaman;

Eûzu Besmele ile beraber, 500 kere Allahümme Sâlli ve;

Eûzu Besmele ile beraber, 500 kere Allahümme Bârik duâlarına devam edin.

Biiznillâh-i Teâlâ, Cenâb-ı Hakk bakarsın o bulutları kaldırıp götürür.

Allah'ım cümlemize hayırlı ömür, hayırlı umur, hayırlı ölüm ihsan buyursun.

İşte geldik, işte gidiyoruz. Bugün üstte, yarın alttayız.

Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hadis-i şerif'lerinde:

"Dünyada garip, yahut yolcu gibi ol, nefsini ehl-i kuburdan (kabirde imiş gibi) say!" buyuruyorlar. (Tirmizî)

Bu Hadis-i şerif çok incedir.

"Dünyada garip gibi ol, azma, taşma.

Hakaret etme, hududunu muhafaza et. Yolcu olduğunu bil!"

Fakat yolcu deyince; insan, tabutlar her gün gidiyor. Bir gün kendisinin de o tabutun içinde gideceğinin hesabını yapması lâzım. Haaa beni de götürüyorlar. Nereye, nereye götürüyorlar?

"Nefsini ehl-i kuburdan say!"

Nefsini bu hale getir ki; ehl-i kubur hali ile yaşa. Bugün üstte, yarın alttasın. Mühim olan orası. Fakat orayı düşünen pek az!

Allah'ım bizi rızâsına çektiği kullardan etsin. Onun için evde kitap okuyun, güzel şeyler sohbet edin. Bugün üstte, yarın alttayız. Mühim olan ebediyat. Bu hayat tatlı bir hayalât. Sinemaya benzer, insan kabre girdiği zaman anlayacak.

Cenâb-ı Hakk buyuruyor ki:

"Kim zerre kadar bir iyilik yapmışsa onun mükâfatını görür.

Kim de zerre kadar kötülük yapmışsa onun cezasını görür." (Zilzâl: 7-8)

"Size zerreden soracağım!" Allah!

Âyet-i kerime karşıma çıktığı zaman;

Allah'ım! Ne olur; "Geç kulum!" de beni kurtar derim.

"Zerreden soracağım. Hayırsa mükâfatını, şerse cezasını vereceğim."

Onun için efkâra bakma, kendi iç âleminize dönün. Birbirinize yetersiniz. Halkla fazla meşgul olma! Hakk ile meşgul ol, halk ile değil."

"Biz yolunda bulunalım, azimle gayret edelim. Artık hüküm O'nundur. Ama bugün kurtuluş O'nun lütfuna kalmış. Bugün kurtuluş çok zor. Çünkü bugün helâl lokma yok, seyyiat çok. Onun için O'nun lütfuna kalmış. Yani bugünkü iç durumu hakikaten insan bir gün bilse ve şöyle derim;

Allah'ım! Hesaba çekme, "Geç kulum!" de beni geçir."

"Allah'ım bilet olarak kabul buyursun. Zaten fakir bunları şöyle veriyor:

Yâ Rabb'i! Ben aciz, mücrim, günahkâr bir kulum. Fakat bu kadar günahlarım, zayıflığım içinde, bahşettiğin bir merhametle bunu veriyorum. Sen ise merhametlilerin en merhametlisisin. Bunu bilet olarak kabul ediver de; "Geç kulum!" deyiver diyorum.

Daha doğrusu bu maksatla veriyorum. Aciz bir kuluna verdiği merhameti kullanıyoruz da o ise sen merhametlilerin en merhametlisisin.

Hep öyle deriz. "Zavallı insan, zavallı insan. Neler yapıyor, onu neler bekliyor!" Hep öyle deriz. Huzur çok mühim şey, onun için fakir der ki;

Allah'ım rızâsı mucibince bize hayat ihsan buyur. Hayırlı ömür, hayırlı ömür demek; rızâsı mucibince yaşanan bir hayat. Hayırlı umur; senin Zât'ının desteği ile yaşanan bir hayatı bize bahşet. Bu da huzurla kâim. Hayırlı ölüm; Zât'ına çektiğin kullarından et."


  Önceki Sonraki