
"Güzel söz ve nasihat"e gelince;
Teşvik edip iştiyaka getirerek harekete geçmeyi sağlayacak bir şekilde vaaz ve nasihatte bulunmaktır.
Bu, kulun cesedi ile ilgili olan kısımdır. Nitekim rûh da, zihin de, akıl da, ilim de, sezgi de onun içine yerleştirilmiştir.
İşte ruhun ordusu bunlardan ibarettir.
Zikreden zikrettiği vakit, onun zikretmesi işte bu şeylerin tahrik edilip harekete geçmesini sağlamış olur. Çünkü kalbin hayat bulmasını sağlayıp onu diri tutanlar ancak bu şeylerdir.
Allah'ı tevhid eden muvahhidin hayat kaynağı ise marifet-i ilâhi'dir.
Onu şehvetlerin içinde dolaştırıp döndürmeye ve kendi adına kullanmaya başladığı zaman ise öldürmüş olur.
Zira bunların hepsi onun düşük, aşağılık ve değersiz şehvet, arzu ve lezzetinden ileri gelir.
İşte bunların her biri onun hayâlinin içine yerleşir, kendisini çözüp gevşetir ve zaafa düşmesine sebebiyet verir.
O üzerinden küller saçıp duran bir ateş parçası gibi olmuştur. Artık onun ifritleri seni alıp götürür ve ateşini harlayıp hararetlendirir!
Fakat zikri geçenden sıyrılıp çıkarak kurtulur da tekrar O'na ulaşırsa, onun menzili bu ateşin üzerine üfleyip de söndürecek kadar büyük olur.
Tâ ki böylece onun küllerini savurup uçurarak, kendi (kalp) evindeki ateşi yakıp parlatabilsin!..
•
Kalbin ve sadrın (göğsün) tahrik edilerek uyarılıp harekete geçirilmesi de aynı şekilde gerçekleşir.
Zikri geçen bu şeylerin onun tarafından zikredilişiyle bu kez de onun (şehvetlerin) uyutulması ya da ölümü gerçekleşir.
Şu halde sen, onu öldürdükten sonra onun tekrar seni uyutmasına ve büyüleyip etkisi altına almasına karşı uyanık ol!..
•
İşte "Öğüt ve nasihat" onun seni uyutmasına karşılık, sende bu şeyleri tahrik edip harekete geçirerek seni uyandıran, güç kazandırıp sağlamlaştıran, şiddetlendirip ziyade kılan ve ayağa kalkıp dikilmeni sağlayan şeydir.
O nasıl ki nefsin şehvetini bir boğa gibi kışkırtıp harekete geçiriyorsa, öğüt ve nasihat de tasvir ettiğimiz bu şeyleri bir boğa gibi kışkırtıp harekete geçirir.