Hakikat Yayıncılık - Muhterem Ömer Öngüt’ün Eserleri | Hakikat Dergisi | Hakikat Medya | Hakikat Kırtasiye
Arama Yap
ASHÂB-I KİRAM -Radiyallahu anhüm- HAZERÂTI'NIN HAYATI - HAZRET-İ ÖMER'ÜL-FARUK -Radiyallahu Anh- (43) - Ömer Öngüt
HAZRET-İ ÖMER'ÜL-FARUK -Radiyallahu Anh- (43)
ASHÂB-I KİRAM -Radiyallahu anhüm- HAZERÂTI'NIN HAYATI
Dizi Yazı - Ashâb-ı Kiram -r. anhüm-
1 Eylül 2025

 

ASHÂB-I KİRAM -Radiyallahu anhüm- HAZERÂTI'NIN
HAYATI

"Ashâbım Yıldızlar Gibidir. Hangisine Uyarsanız Hidayeti Bulmuş Olursunuz." (Beyhâkî)

HAZRET-İ ÖMER'ÜL-FARUK -Radiyallahu Anh- (43)

 

Allah-u Teâlâ'dan Af ve Mağfiret Dilemek İstiğfar Etmek:

Hazret-i Ömer -radiyallahu anh- zamanında büyük bir kuraklık olmuş, kıtlık baş göstermişti. Hazret-i Ömer -radiyallahu anh- Efendimiz insanları topladılar ve şöyle buyurdular:

"Ey insanlar! Nefisleriniz ve insanlara gizli kalan yönleriniz hakkında Allah'tan korkun. Sizler benimle, ben de sizinle imtihan ediliyorum. Allah-u Teâlâ bana mı gadaplı, size mi, yoksa hepimize mi gadaplandı bilmiyorum!..

Geliniz, hep beraber Hazret-i Allah'a duâ edelim, kalplerimizi rızâsında birleştirsin, iyileştirsin, bize acısın, merhamet etsin, bu sıkıntıları üzerimizden kaldırsın." buyurdu ve ellerini duâ için kaldırdı. Orada bulunanlarla hep beraber duâ ettiler. Hazret-i Ömer -radiyallahu anh- ağladı, onlar da ağladılar. Sonra minberden inerken yine şöyle söylüyordu:

"Allah-u Teâlâ'nın gadabının hepimize olmasından çok korkuyorum. Rabb'imiz için nefislerinizi kınayın, Hazret-i Allah'a boyun eğin, O'na tevbe edin. Hayır işleyin, iyilik edin..."

Akşam namazı kılındıktan sonra yine tevbe istiğfarı nasihat ediyor halka şöyle sesleniyorlardı:

"Ey insanlar! Rabb'inize istiğfarda bulunun, tevbe edip af dileyin. O'nun fazl-ı kereminden isteyin, rahmetini dileyin, azabından sığının!"

Allah-u Teâlâ durumu üzerlerinden kaldırıncaya kadar böyle duâ ettiler.

Hazret-i Ömer -radiyallahu anh- halkla beraber üç gün yağmur duâsına çıkmış, istiğfardan başka bir şeyle meşgul olmamıştır. Ashâb-ı kiram'dan bazıları;

"Yâ Ömer! Biz buraya rahmet duâsına geldik, sen rahmet duâsı ile meşgul olmadın!" dediklerinde;

"Ben semânın yağmur damarlarıyla duâ ettim." buyurmuş ve Nuh Aleyhisselâm'ın kavmine söylediği sözleri beyan eden Âyet-i kerime'leri okumuştu:

"Rabb'inizden mağfiret dileyin, çünkü O çok bağışlayıcıdır. Mağfiret dileyin ki, üzerinize gökten bol bol yağmur indirsin. Mallarınızı ve oğullarınızı çoğaltsın. Size bahçeler ihsan etsin. Sizin için ırmaklar akıtsın. Size ne oluyor ki Allah'a büyüklüğü yakıştıramıyorsunuz?" (Nûh: 10-13)

Beyhâki'den gelen bir rivayette de bu Âyet-i kerime'lere ilâveten Hûd Aleyhisselâm'ın kavmini tevbe ve istiğfara dâvet ettiği Âyet-i kerime'leri de okuduğu haber verilmiştir:

"Ey kavmim! Rabb'inizden mağfiret dileyin, sonra O'na tevbe edin ki üzerinize gökten bol bol yağmur indirsin, kuvvetinize kuvvet katsın. Günahkâr olarak yüz çevirmeyin." (Hûd: 52)

"Rabb'inizden mağfiret dileyin. Sonra da O'na tevbe edin. Doğrusu Rabb'im çok merhametlidir ve çok sever." (Hûd: 90)

Hazret-i Ömer -radiyallahu anh- Efendimiz Âyet-i kerime'leri okuduktan sonra:

"O halde Rabb'inizden günah ve hatalarınızı, isyanlarınızı affetmesini isteyin. Samimi bir şekilde tevbe edin, Allah'a yönelin." buyurdu. (Beyhâki)

Yağmur duâsında istiğfar etmek de bundan dolayı meşru olmuştur.

Bu Âyet-i kerime'lerde tevbe ve istiğfarın her şeyin husûlüne vesile olduğu bildirilmektedir.

Diğer bir rivayette ise şöyle haber veriliyor:

"Ömer -radiyallahu anh- yağmur duâsında bulunmak için minbere çıktı:

"Rabb'inizden mağfiret dileyin, çünkü O çok bağışlayıcıdır. Mağfiret dileyin ki, üzerinize gökten bol bol yağmur indirsin." (Nûh: 10-11)

"Rabb'inizden mağfiret dileyiniz ve O'na tevbe ediniz ki, belli bir süreye kadar sizi güzelce geçindirsin." (Hûd: 3)

Âyet-i kerime'lerini okudu."

Ona; "Yağmur duâsını etmekten seni alıkoyan nedir?" denildiğinde;

"Ben kendisiyle yağmurun yağdığı, yağmurun özündekiyle istekte bulundum." cevabını verdi.

Hadis-i şerif'lerde şöyle buyuruluyor:

"Duânın en hayırlısı istiğfar etmektir."

"Her kim istiğfara devam ederse, Allah-u Teâlâ o kimseyi her darlıktan kurtarır, her sıkıntısına bir ferahlık verir ve onu hiç ummadığı yerden rızıklandırır." (Ebu Dâvud)


  Önceki Sonraki