Hakikat Yayıncılık - Muhterem Ömer Öngüt’ün Eserleri | Hakikat Dergisi | Hakikat Medya | Hakikat Kırtasiye
Arama Yap
Hakikat Dergisi 384.SAYI - Ömer Öngüt
384.SAYI, Eylül 2025
Hakikat 384. Sayı

Bismillahirrahmanirrahim

"Allah-u zül-celâl vel-kemâl Hazretleri'ne; O'nun sevdiği ve beğendiği şekilde bitmez-tükenmez hamd-ü senâlar olsun.

Peygamberimiz Efendimiz'e, diğer peygamber kardeşlerine, hepsinin Âl ve Ashâb-ı kiram'ına, etbâına, ihsan duygusuyla kıyamete kadar onlara tâbi olup izinden gidenlere; sonsuzların sonsuzuna kadar salât-ü selâmlar olsun."

 

Muhterem Okuyucularımız;

Muhterem Ömer Öngüt -kuddise sırruh- Hazretleri'nden sonra, onun Hakk'a vuslatından bugüne geçen her hadisat ve bugün gelinen nokta bize göstermiştir ki; Hâtem-i veli'nin irtihali ile başlayan ve Mehdi Aleyhisselâm'a kadar sürecek olan gerçek bir âhir zamanı yaşıyoruz.

Zât-ı âlileri; "Bizden sonra her şeyi bekleyin!" buyurmuşlardı.

"Nasıl ki her çadırın bir direği olur, çadırı ayakta tutan odur; direk yıkılınca çadır da yıkılır. Allah-u Teâlâ bu direği çekince bu millet büyük bir perişanlık içine düşecek, bu perişanlık bütün İslâm âlemine sirayet edecek. İslâm âlemi bir müddet büyük bir çalkantı içinde bulunacak. Fitnenin en çok yayıldığı bir anda Allah-u Teâlâ çığır açmak için, bayrağı kaldırmak için Hazret-i Mehdî'yi gönderecek."

Bize ne oldu böyle? Nasıl bu hâle gelindi? Bu halk nereye gidiyor?

İnsanlarda merhamet duyguları körelmiş, âdeta insanlık ortadan kalkmış, o durumdayız.

Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz'in haber verdiği âhir son zamanı yaşıyoruz. Geçen her gün, yaşanan bunca hadisat dünü aratır hale geldi. İnsanlar azmış, taşmış, haddi aşmış,

Hadis-i şerif'te:

"İslâm'ın yalnız ismi, Kur'an'ın ise resmi kalacak." buyurulan gerçek âhir zamandayız.

Yaratan, yaşatan Hazret-i Allah'ın koyduğu yasaklar çiğneniyor, yapılmamasını emrettiği bütün haramlar işleniyor. Ahkâm-ı ilâhi yaşanmıyor. Günah, isyan, fısk, küfür, dinsizlik, din düşmanlığı, cana kıyma, fâiz, fuhuş, içki, kumar, zinâ, livata, rüşvet, gasp, sapıklık, sahtekârlık, ahlâksızlık, haksızlık, kul hakkı yeme, yalan, iftira, haram lokma... Bugün her türlü kötülük, hatta her kötülüğün âlâsı, anası mevcut. Her türlü haram var, her türlü menhiyat işleniyor.

Bugün İslâm'ın ismi, Kur'an'ın resmi kalmış. Görünüşte herkes müslüman, ancak yaşantı yok, İslâm'ın özü, nezaheti, nezafeti, nezaketi, letâfeti yok. Sûretâ İslâm olmuşuz.

Bu zamana "Seyyiat zamanı" denir. Yani bütün kötülüklerin ortaya çıktığı ve işlendiği zaman. Seyyiat zamanı demek ateş zamanı demektir.

Meselâ Türkiye dünya müslümanlarına, mazlumlara yardım etmeye çalışıyor, iyi şeyler yapmaya çalışıyor, ama yaşantıya baktığın zaman fâiz her yere yayılmış durumda. Bugün her yer, her şey fâiz olmuş. Fâize büyük bir teşvik var.

Memleket fâiz batağına batınca, helâl lokma olmayınca büyük günahlara kapı açtı. Edep, hayâ, ahlâk kalmadı. Zinâ, fuhuş aleni yapılıyor, konuşuluyor, reklâmı yapılıyor. Çıplaklık fecaati moda olmuş. Eskiden belli yerlerde idi, şimdi cadde, sokak, köy her yere yayıldı. Teşhircilik bir maharet gibi sergileniyor. İnternet, sosyal medya gibi mecralarda İslâmî, insanî, ahlâkî olmayan her şey var.

Bugün o kadar büyük fitneler var, küfür, isyan, azgınlık, sapkınlık o kadar aşikâr işleniyor, insanlar bu azgınlıkları o kadar kanıksamış ki; böyle böyle, dinsizlik, deizm gibi imansızlıklar artıyor. Tehlike çok büyük ve her geçen gün daha da büyüyor.

Bu büyük tehlike ne kadar büyük?

Şöyle bir misal verelim:

Gazzeliler büyük zulüm görüyor. Açlıktan ölüyorlar. Onlar için çok üzülüyoruz, insanlığımızın, İslâm olmamızın gereği onları bu zulümden kurtarmak istiyoruz.

Her şeyimiz var, her imkânımız var. Sadece televizyondan bakıp üzülüyoruz. Fakat onlar yaşıyorlar, bomba altındalar, açlar, susuzlar.

Kim Allah yolunda?

Gazzeli müslümanlar mı, bizler mi?

Esas soru şudur: Zulüm gören bu müslümanlar bizim için, bu rahat istirahat içindeki azgınlığımıza, şaşkınlığımıza, vurdumduymazlığımıza, sükût eden imanlar için üzülmüş olsa yeri değil midir?

Binaenaleyh iman candan da canandan da büyük bir nimettir.

Bu ay içinde idrak edeceğimiz mübarek "Mevlid Kandili"nizi tebrik eder, tüm İslâm âlemi'ne hayırlara vesile olmasını Cenâb-ı Allah'tan niyaz ederiz.

Baki esselâmü aleyküm, ve rahmetullah...


Başyazı ve Makaleler
Başyazı - "İslâm'ın Yalnız İsmi̇, Kur'an'ın İse Resmi̇ Kalacak." Buyurulan Gerçek Âhi̇r Zamanı Yaşıyoruz! - Ömer Öngüt
Başyazı
İsmail Yavuz
"İslâm'ın Yalnız İsmi̇, Kur'an'ın İse Resmi̇ Kalacak." Buyurulan Gerçek Âhi̇r Zamanı Yaşıyoruz!