Hakikat Yayıncılık - Muhterem Ömer Öngüt’ün Eserleri | Hakikat Dergisi | Hakikat Medya | Hakikat Kırtasiye
Arama Yap
Hakikat Dergisi 383.SAYI - Ömer Öngüt
383.SAYI, Ağustos 2025
Hakikat 383. Sayı

Bismillahirrahmanirrahim

“Allah-u zül-celâl vel-kemâl Hazretleri’ne; O’nun sevdiği ve beğendiği şekilde bitmez-tükenmez hamd-ü senâlar olsun.

Peygamberimiz Efendimiz’e, diğer peygamber kardeşlerine, hepsinin Âl ve Ashâb-ı kiram’ına, etbâına, ihsan duygusuyla kıyamete kadar onlara tâbi olup izinden gidenlere; sonsuzların sonsuzuna kadar salât-ü selâmlar olsun.”

 

Muhterem Okuyucularımız;

Allah’ımız hakkıyla ölüme hazırlanabilmeyi bizlere nasip eylesin.

Dünyaya yatmak için gelmedik. Kabirde çok yatacağız. Ama burada yatarsak orada yatırmazlar.

Dünya bir filim gibidir, asıl heyecan kabre girince başlar. İnsanın malı, mülkü, çocukları, hanımı dışarıda kalınca “Eyvah!” der ama geçti, dünya bir hayaldi, filimdi bitti. Hayat filmi bitti. Artık Cenâb-ı Hakk onun perdesini açar, yaptığı her şeyi, gideceği yeri görür.

Hakk Celle ve Alâ Hazretleri Âyet-i kerime’sinde şöyle buyuruyor:

“İşte onlara kazançlarından ötürü karşılık vardır.” (Bakara: 202)

Dünyaya gönderiliş sebebini lâyık-ı veçhile takdir edenlerin gerçek hayatı ölümden sonra başlıyor. Bu ise hayat-ı hakikidir.

Dünya hayatı hayat-ı hayalidir. Serap gibi parıldar, bulut gibi geçer gider. Allah-u Teâlâ dünyayı geçim uğrunda çalışma ve gayret, mihnet ve meşakkat, imtihan ve ibtilâ yeri; âhireti ise mükâfat ve mücazat yeri olarak yaratmıştır.

Âyet-i kerime’lerinde şöyle buyuruyor:

“O hanginizin daha güzel amel işleyeceğinizi imtihan etmek için ölümü ve hayatı yaratandır.” (Mülk: 2)

Hayat-ı hayalî dünyaya gelmekle başlıyor. Bu dünyada her kelimemiz zaptediliyor, her yaptığımızın fotoğrafı çekiliyor.

İnsan gündüzleri nefisle, hayatla, menfaatle meşgul. Onlardan ayrıldığı zaman ruh ile baş başa kalıyor. Ruh kuvvet bulduğu zaman dinleniyor. Farz-ı muhal ki ruh şuna benzer. Evde güzel bir kafesin var ama itibar kuştadır, kafeste değil. Ruh çıktığı zaman kafesin hükmü yok. Bunun için mühim olan ruhu beslemek. Kafesten çıktığı zaman uçup gidebilsin, ölmesin. Ama ölü ruh uçamaz.

Onun için ruhu ibadetle, taatle, zikirle canlandırmamız lâzım ki çıktığı zaman makamına uçsun. Cesed zaten topraktan yaratılmış. Değer verilmez. İnsan dünyadayken değer veriyor mazallah. Hele bu mevzuda insan kendisini beğenirse hiçbir günah onunla kıyas edilemez. Allah'ım onlardan etmesin.

Herkes bir gün bırakıp gidecek. İnsan bu hengâmede Hazret-i Allah’ı unutuyor. Öleceğini, kabre gireceğini unutuyor.

Ölüm, bu fâni âlemdeki hayat yolculuğunun sona ermesi ile bekâ âleminde geçirilecek ebedî hayatın bir başlangıç noktasıdır. Her doğan ölür, her gelen gider.

Dünyanın yıkılışı büyük kıyamet, insanın ölümü ise küçük kıyamettir.

Başı olanın mutlaka sonu da olacaktır. Dünyaya gelen mutlaka ölecektir. Bu, hayatın değişmez kanunudur.

İnsan gece yatarken düşünecek. Şimdi yataktayım, yarın kabirdeyim. Halim ne olacak? Ölümden kurtuluş var mı? Yok...

Âyet-i kerime’de:

“Her insan ölümü tadacaktır.” buyuruluyor. (Âl-i İmrân: 185 - Enbiyâ: 35 - Ankebut: 57)

Ölüm, dünya hayatı ile âhiret hayatının dengesi ve hikmetinin anlaşılması için son derece lüzumlu bir hadisedir. Önce hayatın değerini ortaya koyar, sonra da âhiret hayatının lüzumunu belirler.

Yaratan O, yaşatan O, öldüren O, dirilten yine O... Amma sen O’nu görmüyorsun.

Ölüm mahlûkunu Halik’ine kavuşturan en güzel bir vasıtadır. İnsanın irkilmemesi, çekinmemesi, korkmaması lâzımdır.

Sen sevdiğine gidiyorsun, Halik’ine kavuşuyorsun. Bıraktığın ne, nereye gidiyorsun? Bir düşünsene! Kümesten kurtulup saraya gideceksin. Niye irkiliyorsun?

Geldik gitmek için, telaşa lüzum yok. Hazırlık lâzım. Rabb’im hazırladığı kullardan etsin.

Baki esselâmü aleyküm, ve rahmetullah...


Başyazı ve Makaleler
Başyazı - ÖLÜM ve ÖTESİ  KABİR HAYATI - Ömer Öngüt
Başyazı
İsmail Yavuz
ÖLÜM ve ÖTESİ KABİR HAYATI