Hakikat Yayıncılık - Muhterem Ömer Öngüt’ün Eserleri | Hakikat Dergisi | Hakikat Medya | Hakikat Kırtasiye
Arama Yap
KUR'AN-I KERİM TEFSİRİ - Fâtiha Sûre-i Şerif'inin Tefsiri (58) - Ömer Öngüt
Fâtiha Sûre-i Şerif'inin Tefsiri (58)
KUR'AN-I KERİM TEFSİRİ
Dizi Yazı - Tefsir
1 Haziran 2024

 

Fâtiha Sûre-i Şerif'inin Tefsiri (58)

 

Yahudi ve Hıristiyanların Küfrü (2)

Allah-u Teâlâ onların ileri sürdükleri iddiâlardan ne kadar uzaktır! Çocuğu olduğunu haber vermediğine veya bu mânâya gelebilecek bir beyan Zât-ı Akdes'inden sâdır olmadığına göre, bu gibi kimseler kuru bir zanna ve kötü bir yalana isnat etmektedirler.

"De ki: Allah'a karşı yalan uyduranlar aslâ iflâh olmazlar." (Yunus: 69)

Korktuklarından emin, umduklarına nâil olamayacaklar, cennete değil cehenneme sevkedileceklerdir.

"Bak! Nasıl da Allah'a yalan yere iftira ediyorlar. Apaçık bir günah olarak bu yeter!" (Nisâ: 50)

Bundan başka hiçbir günahları olmasa bile, bu iftiraları onların hepsini gölgede bırakan büyük bir günah olur.

"O hiçbir çocuk edinmemiştir. Mülkünde hiçbir ortağı yoktur. Her şeyi yaratmış, ona bir düzen vermiş, mukadderatını tayin etmiştir." (Furkân: 2)

Her şey bütün mukadderatı ile O'nun kudret eli altındadır. Her şeyin bir sınırı ve ölçüsü vardır ki, kul onu aslâ aşamaz. O'nun kudretine ise sınır ve son yoktur. Bunun içindir ki hiçbir şey, yaratılmış olma sınırını aşıp da O'na ortak olmaya güç yetiremez.

"Yahudiler: 'Üzeyir Allah'ın oğludur.' dediler." (Tevbe: 30)

Bu sapıklıkları ile hıristiyanların: "Mesih Allah'ın oğludur." sözüne bir kapı açmış oldular.

"Hıristiyanlar da: 'Mesih (İsa) Allah'ın oğludur.' dediler." (Tevbe: 30)

Başlangıçta bunu söyleyenler bir kısım hıristiyanlar ise de, sonradan hemen hepsi böyle söylemeye başladılar, hatta böyle söylemeyenleri kâfirlikle itham ettiler.

"Bu, daha önce inkâr edenlerin sözlerine benzeterek geveledikleri sözlerdir." (Tevbe: 30)

Bunlar ehl-i kitap'tan olmakla beraber müşriklere benzerler ve müşrik sayılırlar.

"Allah onları kahretsin! Nasıl da uyduruyorlar?" (Tevbe: 30)

Bu iftiralarından dolayı Allah-u Teâlâ'nın ilâhî gadabına maruz kalmışlardır:

"'Rahman çocuk edindi.' dediler." (Meryem: 88)

Bu, hiçbir delilin desteklemediği bir iddiâdır. Bundan daha ileri derecede bir iddiâ bulunamaz.

Bu bakımdan Allah-u Teâlâ şöyle buyurmaktadır:

"Andolsun ki siz, pek çirkin bir şey ortaya attınız." (Meryem: 89)

Ölçülemeyecek kadar kötü bir iş yaptınız, son derece çirkin bir söz söylediniz.

"Onlar o Rahman olan Allah'a çocuk isnat ettiler diye, bu sözden dolayı neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak, dağlar dağılıp çökecekti." (Meryem: 90-91)

Kâinat bütünüyle, Allah-u Teâlâ'ya karşı söylenen bu sözlerden dolayı öfkeye kapılıyor. O'nun celâline hürmetlerinden dolayı bu şekilde olacak noktaya geliyor. Çünkü bütün bunlar Allah-u Teâlâ'yı tevhid esası üzerine yaratılmışlardır.

"Halbuki Rahman olan Allah'a çocuk isnat etmek aslâ yakışmaz." (Meryem: 92)

Onlar yaratma ile üretme arasındaki farkı anlayamadılar. Doğurma ve doğmanın, her şeyden önce bir yaratmaya bağlı olduğunu düşünemediler.