Hakikat Yayıncılık - Muhterem Ömer Öngüt’ün Eserleri | Hakikat Dergisi | Hakikat Medya | Hakikat Kırtasiye
Arama Yap
ASHÂB-I KİRAM -Radiyallahu anhüm- HAZERÂTI'NIN HAYATI - HAZRET-İ ÖMER’ÜL-FARUK -Radiyallahu Anh- (11) - Ömer Öngüt
HAZRET-İ ÖMER’ÜL-FARUK -Radiyallahu Anh- (11)
ASHÂB-I KİRAM -Radiyallahu anhüm- HAZERÂTI'NIN HAYATI
Dizi Yazı - Ashâb-ı Kiram -r. anhüm-
1 Ocak 2023

 

ASHÂB-I KİRAM -Radiyallahu anhüm- HAZERÂTI'NIN
HAYATI

"Ashâbım Yıldızlar Gibidir. Hangisine Uyarsanız Hidayeti Bulmuş Olursunuz." (Beyhâkî)

HAZRET-İ ÖMER'ÜL-FARUK -Radiyallahu Anh- (11)

 

Çocukların Yetiştirilmesi, Terbiye ve Ahlâkı Hakkında Beyanları:

Hazret-i Ömer -radiyallahu anh- Efendimize bir adam gelerek:

"Oğlum bana ezâ-cefâ ediyor, beni dövüyor." diye şikâyette bulundu.

Hazret-i Ömer -radiyallahu anh- Efendimiz çocuğu çağırarak:

"Hiç Allah'tan korkmaz mısın? Hiç evlat ana-babasına isyan eder mi? Babanın evlât üzerindeki haklarını bilmiyor musun?" diye sorunca:

"Güzel yâ Emîrel-müminin! Buna karşılık evlâdın da ana-babasının üzerinde bir takım hakları yok mudur?" dedi.

Bu haklı itiraz karşısında Hazret-i Ömer -radiyallahu anh-:

"Evet vardır. İffetli ve asâletli bir hanımla evlenmeli, çocuğuna güzel bir isim koymalı, ilâhî ahkâmı öğretmelidir." buyurdu.

Genç de şunları söyledi:

"Babam sizin bu saydıklarınızdan hiçbirini yapmamıştır. Annem olan kadını esir pazarından satın almıştır. Bana, pislik yuvarlayan böcek mânâsına gelen Cuâl adını takmıştır. Ahkâm-ı ilâhiye'ye âit hiçbir şey de öğretmemiştir."

Bunun üzerine Hazret-i Ömer -radiyallahu anh- Efendimiz çocuğun babasına dönerek:

"Oğlum bana isyan ediyor diye bir de şikâyet ediyorsun. Aslında sen ona fenalıkta bulunmuşsun. Bu hatâyı önce sen işlemişsin." buyurdu.

Hazret-i Ömer -radiyallahu anh- bu sözü ile çocuğunu terbiye etmeyi ihmal eden, onun sorumluluğunu kendi üzerinde taşımayan bir babaya asıl sorumluluğunu hatırlatmıştır.

Namaza alıştırma hususunda sadece beş vakit namaz anlaşılmamalıdır. Rivayetler saâdet devrinde çocukların bayram ve cenaze gibi diğer cemaat namazlarına da teşvik edilip götürüldüklerini göstermektedir.

Hazret-i Ömer -radiyallahu anh- buyurur ki:

"Çocuğun iyilikleri amel defterine yazılır, fakat kötülükleri yazılmaz."

Asr-ı saâdette çocuklar Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimizin ilim ve sohbet meclislerinde hazır bulunurlardı. Babaları onları ellerinden tutar, istifade edilecek yerlere beraberlerinde götürürlerdi.

Hazret-i Ömer -radiyallahu anh- bir defasında oğlu Abdullah -radiyallahu anh-ı Resulullah Aleyhisselâm'ın meclisine götürmüştü.

Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem-:

"Ağaçlardan bir ağaç vardır ki, yaprağı düşmez. Bu ağaç müslümanların misalidir. Bana söyleyin, bu ağaç nedir?" diye sordu.

Orada bulunanların zihinleri kırlardaki ağaçlara takıldı.

Abdullah -radiyallahu anh- der ki:

"Benim içimden onun hurma olduğu geçti, fakat utandım, söylemekten çekindim. Orada Ebu Bekir ve Ömer -radiyallahu anhümâ- da vardı. Onlar birşey demeyince Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- onun hurma ağacı olduğunu söyledi.

Babamla beraber çıktıktan sonra bunu babama andım.

Babam: 'Onu söylemene engel ne idi? O hurma ağacıdır deseydin, benim için filân filân şeyden daha makbul olurdu!' dedi." (Buhârî - Müslim: 2811)

Ashâb-ı kiram -radiyallahu anhüm- Hazerâtı da bu hususta Resulullah Aleyhisselâm'ı takip etmiş, çocuklarının seviyesine inmiş, onlarla şakalaşmış ve onlarla eğleşmişlerdir.

Hazret-i Ömer -radiyallahu anh- der ki:

"Erkeğin âile fertleri içinde çocuklar gibi olması, yumuşak huylu ve çocuklarıyla şakalaşması gerekir. Kendisinden beklenen arzu edildiğinde ise olgun kimse gibi hareket eder." (Kenz'ül-ummâl)

Hatta Hazret-i Ömer -radiyallahu anh- çocuklarına karşı katı yürekli davranan bir memuruna:

"Sen yavruna merhamet etmiyorsun, insanlara nasıl merhamet edeceksin?" diyerek işine son vermiştir. (Kenz'ül-ummâl)