Hakikat Yayıncılık - Muhterem Ömer Öngüt’ün Eserleri | Hakikat Dergisi | Hakikat Medya | Hakikat Kırtasiye
Arama Yap
EĞİTİM - Evde Kaldığımız Bu Süreçte- "Kızım Beni Çok Daraltmaya Başladı." - Ömer Öngüt
Evde Kaldığımız Bu Süreçte- "Kızım Beni Çok Daraltmaya Başladı."
EĞİTİM
Canan Büşra Kara
1 Haziran 2020

 

-Evde Kaldığımız Bu Süreçte-

"Kızım Beni Çok Daraltmaya Başladı."

 

SORU: "Hocam size iki konuda danışmak istiyorum: Birincisi, evde kaldığımız bu süreçte kızım (4,5 yaş) beni artık çok daraltmaya başladı. Artık ne kendisi oynuyor ne de beni bir beş dakika yalnız bırakıyor. İyice oyun oynamayı unuttu, ben olmadan asla oyuncaklarıyla oyun kurmuyor, çizgi film dahi izlemiyor. Yani yemek yaparken bile zorla yapıyorum bazen. Bu konuda ne yapabilirim? Okula ilk başladığında da bundan dolayı çok sıkıntı yaşamıştık, şimdi tekrar başlarken aynı şeyleri yaşamak istemiyorum. Allah korusun. Tamam, zorlu bir süreç, o da yalnız ama onun bu şekilde bensiz hiçbir şey yapmamasından cidden çok bunaldım. İkinci sorum; vermiş olduğunuz etkinlikleri hiç yapmak istemiyor. Ben normal bir soru bile sorsam, 'Üff yine mi etkinlik yapıyoruz?' diyor."

CEVAP: Bir çocuk yetişirken bir ebeveynin çoğunlukla bir annenin böyle çıkmaz sokağa girdiği, enerjisinin tükendiği, nefes almakta zorlandığı anlar maalesef oluyor. Bu nedenle irtifa kaybeden ve düşüşe geçen bir uçakta olduğu gibi, anne - kız ilişkiniz için oksijen maskesini ilk önce siz takmalısınız. Çünkü; vücudun yeni enerji üretebilmesi için oksijene ihtiyacı vardır. Açığa çıkan bu enerji bedenin bütün kimyasal reaksiyonlarını beslemek amacıyla kullanılır. Aynı zamanda vücudunuzu geliştirir, tamir eder ve ona yeni yakıt sağlar. Vücudumuzun oksijene duyduğu ihtiyaç gibi ruhumuz da sıkıldığında dualara ihtiyaç duyar. Bunun için ilk önce size ruhunuza bir oksijen gibi iyi gelecek olan İnşirâh suresi'ni okumanızı tavsiye ediyoruz.

 

İNŞİRÂH SURESİ:

Bismillâhirrahmânirrahîm.

1. Elem neşrah leke sadrak 2. Ve veda'nâ 'anke vizrak 3. Ellezî enkada zahrak 4. Ve rafa'nâ leke zikrak 5. Fe-inne me'a-l'usri yusrâ 6. İnne me'a-l'usri yusrâ 7. Fe-izâ ferağte fensab 8. Ve-ilâ rabbike ferğab.

Rahmân ve Rahîm olan

Allah'ın adıyla.

1. Biz senin göğsünü açmadık mı? 2. Üzerinden yükünü atmadık mı? 3. Ki o yük, ağırlığından dolayı belini bükmüştü. 4. Senin şânını yükseltmedik mi? 5. Şüphesiz ki her güçlükle beraber bir kolaylık vardır. 6. Evet her güçlükle beraber bir kolaylık vardır. 7. İşlerinden boşaldığın vakit, tekrar çalış ve yorul. 8. Ve Rabb'ine rağbet et.

 

Mesajınızın satır aralarında, birbirinizi karşılıklı olarak bunalttığınızı okuyorum. 4-5 yaş özdeşim yaşıdır. Kızınız sizi rol model alıyor. Siz şimdiye kadar sürekli kızınızla birlikte etkinlikler yapmışsınız. O da doğal olarak, şimdi sizin sürekli kendi etkinliklerinde yanında olmanızı istiyor. Olaya bu pencereden baktığınızda bu durumda bir yandan kızınızın her istediği de yapılıyor. Bu zorlu süreçte evde yalnız diye bir de duygusal anlam yükleyerek, bir anne olarak ipleri daha çok kızınızın eline vermişsiniz. Sizi çok güzel yönlendirebildiğini de görmüş ve görüyor. Böyle bir lüksü sürdürmeyi istemek çok normal değil mi?

Bu süreçte yapabileceğiniz en güzel şey bir an önce süreci üstlenmenizdir. Nasıl mı? Bir gün sabah kalkın, ilk önce duanızı yapın. Ve kızınızı şaşırtın. 'Bugün birlikte neler yapıyoruz bakalım' diye sorun. Hangi oyunları ve oyuncakları oynamak istediğini sorun. O anlatmaya başladığı zaman, siz de kendi oyunlarınızı araya sokun: "Aaa! Ben de saat 5'te aşçılık oyunu oynayacağım, arzu edersen sen de benimle oynayabilirsin!" ya da "Kendi oyuncakların ile bana odanda sürpriz yemek pişirebilirsin." Bu örnekleri; "garson olup masa düzenleyeceğim", "çamaşırcı olup ütü yapıp çamaşır katlayacağım", "temizlikçi olup toz alacağım", "okur olup kitap okuyacağım", "sporcu olup spor yapacağım", "müteşekkir olup Allah'a namaz kılarak şükredeceğim" … gibi çoğaltabilirsiniz.

Bu yöntemdeki püf nokta, çocuğun hayatına oyun seçenekleri sunulmuş oluyor ve bu seçenekler hep devam ediyor, hiç bitmiyor. Eğer bu yöntemi içselleştirerek çocuğunuza yansıtabilirseniz çocuğunuz kendini daha güvende hissedecek ve belli bir süre sonra sizden yavaş yavaş uzaklaşıp kendi kendine de etkinlikler üretmeye başlayacaktır.

Bu yaş döneminde oyun çocukların hayatıdır. Birçok ebeveynin "Artık oyun bitti, benim şimdi yemek pişirmem gerekiyor, sen kendin oyna artık" gibi bir cümle bu yaş çocuğu için bir kaostur. İster istemez bu kaosun faturasını size yansıtır. Ve siz de sonuçta bunalırsınız. Kısaca siz kendi hayatınızı ve sorumluluklarınızı bir oyun içine kamufle etmeyi beceremez iseniz, bu dile getirdiğiniz sorunlardan maalesef kurtulamazsınız.

İkinci sorunuzun cevabına gelince; 4-5 yaşındaki bir çocuk, verilen etkinlikleri hiç yapmak istemiyorsa, ve siz normal bir soru bile sorunca "Üff yine mi etkinlik yapıyoruz" diyorsa; siz çocuğu hayatından yani oyundan çıkartıyorsunuz ve alıkoyuyorsunuz demektir. Burada yapmanız gereken şey, bir an önce "Öğretici" üslubundan vazgeçip bir oyun arkadaşı edası ile: "Aa çok eğlenceli, ben bugün kendime özel bir köprü çizmek istiyorum. Sen de bana yardım edebilir ya da sen de kendi köprünü kendin çizebilirsin. İki köprü çizersek, babana bir bilmece oyunu sorarız. 'Bil bakalım bu köprüler kimin?' deriz. Bakalım baban çizdiğimiz köprülerin kimin olduğunu bilebilecek mi? Ay çok heyecanlandım ben hemen başlıyorum." .... gibi. Kısacası, çocuklarınız ile iletişiminizi düzeltmek istiyorsanız anahtar cümle aşağıda:

"Çocuğu olan onunla çocuklaşsın." (Hadis-i şerif)


  Önceki Sonraki