Hakikat Yayıncılık - Muhterem Ömer Öngüt’ün Eserleri | Hakikat Dergisi | Hakikat Medya | Hakikat Kırtasiye
Arama Yap
Muhterem Ömer Öngüt -kuddise sırruh- Efendi Hazretleri'nin Hayat-ı Saadetlerinden İnciler ve Hatıralar (103) - Hilkat - Ömer Öngüt
Hilkat
Muhterem Ömer Öngüt -kuddise sırruh- Efendi Hazretleri'nin Hayat-ı Saadetlerinden İnciler ve Hatıralar (103)
Dizi Yazı - İnciler ve Hatıralar
1 Ekim 2019

 

Muhterem Ömer Öngüt
-kuddise sırruh- Efendi Hazretleri'nin
Hayat-ı Saadetlerinden İnciler ve Hatıralar (103)

 

Hilkat:

Bir mevzu üzerine sözleri:

"Hilkat bu. Bazı insanlar o şekilde halkolunmuş, o şekilde icraat yapacak.

Kötü insanların icraatının birazını olsun önleyebilmek için, o şekilde karşılık vermek lâzım. Böylece kötülüğü biraz azalır. Karşılarında iyi olursa kötülükleri çoğalır.

İyinin karşısında iyi olursa çok huzurlu ve ferahlık olur. Aksi halde çok ızdırap çeker.

Rabb'im lütfuyla kurtarsın."

"İlkbahar havası güzel bir havadır. İnsanlarda da mevsimler vardır. İlkbahar çocukluk ve gençlik devridir, yirmiye kadar sürer. Yirmi-kırk arası yaz devresidir, evlenip çocuk sahibi olunur. Kırktan altmışa kadar sonbahar, ötesi artık kış devresi sayılır.

Cenâb-ı Fahr-i Kâinat -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz:

"Gençlik delilikten bir şubedir." buyurur. (Camiü's-sağir)

Binaenaleyh gençler akıllarına itimat etmemelidirler. Yapacakları mühim işleri daha yaşlı daha olgun kimselere sormalıdırlar.

Gençlerde ani hareketler, ani kararlar sık sık doğar. Fakat yaşlılara, olgunlara soruldukça onların fikirlerinden istifade edilir.

İstişare suretiyle yapılan işler verimli olur. İstişaresiz yapılan işlerden muhakkak nedametler doğar. Onun için daima tedbirli, temkinli olmamız bizim için faydalıdır."

Anlatılan bir rüyâ:

"İki yılan küçük bir kız çocuğunun üzerine atılmışlar. O anda bir el, görünüp kaybolmuş.

"O dedenin eli olmasaydı, yılanlar kızı çoktan sokmuştu!" demişler."

Buyurdular ki:

"Kız çocuklarının düşmanı çoktur. Rabb'imiz muhafaza buyursun, o masum yavruları.

İşte insan, Cenâb-ı Allah'ın hıfz-ı himayesi, tasarruf-u ilâhi'yesi ile ancak kurtuluyor."

Rüyâ: "Uçağa bilet almış, ne hikmetse yetişememiş ve uçak havalanmış. Fakat çok geçmeden yere çakılarak infilak etmiş. Pilotlar ölmüş, yolcular perişan olmuş. "Biletimiz olduğu halde bizi uçağa bindirmediler, bir hikmet varmış" diyormuş."

Buyurdular ki:

"İnsan hayat boyunca hikmet ordusunun askeri olması gerek. Yani her şeyde hikmet aramalı.

Bununla insan hayatta karşılaştığı birçok şeyler karşısında hem teselli bulur, hem de kalbi müsterih olur.

Hazret-i Ali -radiyallahu anh- Efendimiz buyururlar ki:

"Hayatın önüne çıkardığı müşkül hadiselere sabır ve tahammül et, onları hiç kimseden bilme, hiç kimseye karşı kalbinde buğz ve düşmanlık besleme. Hiç kimseye sertlik gösterme. Böylece hareket edersen, önüne çıkacak bütün engelleri yenersin ve kâmil bir insan olursun."

"Her şeyde bir hikmet var!" denildiği zaman insan kalben müsterih olur. Üzülmemek kızmamak gibi haller takınmamız lâzım.

Fakat hiç şüphe yokki biz beşeriz. Bunların hepsi bizden sadır olur.

Allah'ımız cümlemizi affetsin."

Rüyâ: "Karanlık bir gecede, bir merkep üzerinde gidiyoruz. Arkamda bir genç var, beni sıkıyor.

"Fazla sıkma, düşeceğiz." diyorum."

Buyuruldu ki:

"Efendim biz gidiyoruz, fakat bu gidişimiz ya ruhla ya nefisle oluyor.

Binaenaleyh neyin üzerinde gittiğimizi, nereye gittiğimizi bilmemiz lâzım.

Mümin, hem arkadaşını hem de bindiği vasıtayı çok iyi bilmiş olacak.

Etrafa ait olmayıp, hususiyetle kendinizin çıkaracağı bir mevzu olduğundan, siz bunu not edin. Sonra bunu düzeltin inşaallah.

Dikkat edilirse terakki bâbında faydalıdır."

Aynı kardeşimiz ikinci bir rüyâsını anlattı:

"Bir otobüste giderken, önümüze bir çukur çıktı. Şoför arabayı devirmemek için çok dikkat ediyordu. Nihayet devirmeden tekrar düz bir yola bizi çıkardı."

Sözlerine devam ettiler:

"Bu rüyâ birincisinin devamı. Fakat hamd-ü senâlar olsun, durumunuz biraz daha iyileşmiş. Daha dikkatli bulunduğunuzu bize ifade ediyor.

Oradaki şoförden murad; kalp, ruhun eline geçerse arabayı hep ahkâm rayları üzerinde yürütür. Eğer nefsin eline geçerse, arabayı hep kötü tarafa çeker.

Hamd-ü senâlar olsunki, ikinci defada ruhun eline geçmiş oluyor. Güç halle çukura yuvarlanmaktan kurtuluyorsunuz. Onun için çok dikkat etmemiz lâzım."


  Önceki Sonraki