“Hakk Celle ve Alâ Hazretleri’nin ezelî hidayet lütfu, toprağa ekilmiş tohuma benzer. Hazret-i Allah’ın murad ettiği zaman gelince, tohum topraktan filiz verdiği gibi, bu mânevî tohumlar da zamanı gelince yerinden biter. Ekilmeyen bir şeyin bitmesine imkân olmadığı gibi, ezelden ihsan edilmedikçe kişide husule gelmez. Velev ki terakkî etmiş gibi görünsün, önder gibi görünsün. Nasibi yok ise hiçbir şey alamaz, sonu kurumaya mahkumdur. Nasibi köklü değil ki alsın.”
(07.05.1977)