"Gizli bir hususu arz edelim:
Farz-ı muhal ki birisini seviyorsun, o sevgi ve sureti senin kalbine nakşediliyor. Lâfzatullah çektiğin zaman kalbine nakşolduğu gibi, o sevgi de kalbe nakşediliyor. Ehl-i hakikat baktığı zaman senin kalbini görebiliyor, o nakışları da görüyor.
Hakk'ı seversen, zikrini yaparsan, Hakk'ın tecellîyâtına mazhar olursun. Lâfzatullah'ın nuru kalbine nakşolunur. Nefsin haz ve istekleri de böylece kalbine nakşolunuyor, bunların hepsi ayrı ayrı bir perde oluyor, Hakk'tan uzaklaşmaya vesile oluyor, Hakk'ın kalbe tecellîsine mâni oluyor."