Hakikat Yayıncılık - Muhterem Ömer Öngüt’ün Eserleri | Hakikat Dergisi | Hakikat Medya | Hakikat Kırtasiye
Arama Yap
  • Azamet-i İlâhî’nin Tecelliyâtı(Ömer Öngüt -kuddise sırruh-)

    “İnsan dediğin şey resimden ibaret. Bunu bilemediği için, O’ndan O’na yakın olduğunu da bilemedi. Vaktâki Allah-u Teâlâ lütfeder, bir mahlûk kendisini ifnâ eder, zerre kadar bir pislik olduğunu gözü ile görürse, o zaman azâmet-i ilâhî kendiliğinden husule gelir. İnsan bunu görmezse kendisinde ne kadar varlık bulursa bulsun, Allah-u Teâlâ’ya o kadar perde vardır. Ne kadar perde olup, aslını bulursa azâmet-i ilâhî’ye o kadar meydana çıkar.

    Şimdi mühim bir hususu arzedeceğiz. Aslımız bir hayal, vehim. Üzerimizdeki bütün âsâr ve emanetler Sahibimiz’indir. Biz bunu söylerken yalnız ağızla söylüyoruz.

    Kim ki Allah-u Teâlâ’nın ihsan ve emanetini nefse benimserse, o Allah-u Teâlâ’nın ihsan ve emaneti ile Allah-u Teâlâ’ya satış yapmaya çalışıyor demektir.

    İnsan’ın bütün beşeri sıfatlardan soyunması, kendi hılkiyeti olan bir damla kerih suya inmesi, bunu kendi gözü ile görmesi demek; azâmet-i ilâhî’nin tecelliyâtı ile hemhâl olması demektir. Bunu milyonda bir kişi okuyabilir.

    İlim odur ki Allah-u Teâlâ’nın öğrettiği ilim ilimdir. Allah-u Teâlâ kime öğretti ise o bilir ve bunu da bildiremez. Binaenaleyh budur hakikat! Nedir hakikat? İnsan kendi varlığının bir pislik olduğunu görmedikçe bu esrâr-ı ilâhiye vâkıf olamaz.

    Evet, insan bir resimden ibarettir. Allah-u Teâlâ tecellî edince o resimi hareket ettirir. Bütün bu anlattıklarımız zâhirî mânâda anlatılıyor, bunun bâtınî mânâsını size anlatmama imkân yok.”

    (4 Nisan 1987)

    3 Şubat 2020
1 2 3 4 5