Hakikat Yayıncılık - Muhterem Ömer Öngüt’ün Eserleri | Hakikat Dergisi | Hakikat Medya | Hakikat Kırtasiye
Arama Yap
  • Dervişliğin “D”si(Ömer Öngüt -kuddise sırruh-)

    “Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz bir Hadis-i şerif’lerinde şöyle buyururlar:

    ‘Dünyada garip, yahud yolcu gibi ol, nefsini ehl-i kuburdan say.‘

    Mürid hâl ile garib olacak, gariblik hâli takınacak.

    Dervişlik işte budur. Bu sayede birçok fırtınalardan kurtulunur. Halk arasında garib hâli yaşayacak.

    Mürid mürşidlik isteyemez. Mürid yolcuyum diyecek. Fakat: “Âlem-i seyrden ebedi aleme gidiyorum.” demeyecek. Belki: “İstanbul’dan Ankara’ya gidiyorum, Düzce’de durdum.” diyecek. Hayat o kadar kısadır.

    Mürid kendini kabire girmiş gibi görecek. Kabir halini yaşamış ve kabirden gelmiş olarak kendini görecek. Daha dünyada iken kapı eşiği olup kabire yatacak.

    Bu sır bu fakire yeni verildi. Bu sır yeni keşfolununca gördük ki dervişliğin ‘D’sine sahib olmayan adam, mürşidlik iddiâsında bulunuyor. Dünyadan geçmedikçe hakikate giremez, ‘D’si bu. ‘E’si, dünyadan geçmedikçe erişemez. Şehveti terketmedikçe hakikatin kokusunu bulamaz. Bu devirde dervişliğin ‘D’si kalmadı.

    Sâh-ı Nakşibend -kuddise sırruh- Hazretleri şöyle buyurmuşlardır:

    ‘Şeyhimi özledim. Dağ bayır aşarak, dikenliklerden taşlıklardan geçerek kapısına vardım. Kapıyı çaldım. İçeriye girdim. Evin iç kısmından Şeyhimin sesini duydum ‘Kimdir o gelen?’ buyurdular. ‘Bahaeddin!’ denince: ‘Atın dışarıya!’ buyurdular. Beni yaka paça dışarıya atıp kapıyı kapadılar. Nefsim bu durumdan üzülerek serkeşlik etmek istedi. Nefsime dedim ki: ‘Ben bu yolu Allah için kabul ettim.’ Ve sabaha kadar başımı kapılarının eşiğine koydum. Sabahleyin kapıdan çıkarken şeyhim boynuma bastı. ‘Kimdir bu?’ dediler. ‘Bahaddin!’ denilince elimden tuttular, içeriye aldılar. Su ısıttılar, ayaklarımdan dikenleri mübarek elleri ile çıkardılar.

    Daha sonra hırka-i şeriflerini çıkarıp sırtıma giydirdiler. ‘Oğlum bu hırka sana layıktır!’ buyurdular.

    Şeyhimin o hali ile benim halim gözümden hiç gitmez. Şimdi biz de her sabah evden çıkarken, boynunu uzatmış mürid var mı diye bakıyoruz amma, şimdi zaten mürid kalmadı ki, hepsi şeyh halife oldu.’

    Bu yol Hazret-i Allah’a varır, Hazret-i Allah’ın yoludur. Ne Ahmed’in ne Mehmed’in! İnsan Hakk’ın huzurunda ne yolla varacak, bunu düşünsün. Ahmed’in malını benim diyemiyorsun ki, Hazret-i Allah’ın malını benim diyebilirsin.”

    (22 Nisan 1973)

    31 Ocak 2020
1 2 3 4