“Biz kardeşlere diyoruz ki; Hazret-i Allah bize bu nuru bahşetmiş, bu nuru yayın, nuru konuşturun.
Bizim gayemiz derviş toplamak değil, iman kurtarmak. Allah’ıma yemin ederim ki ben kendimi dervişliğe lâyık görmüyorum.
Bir çobanın çok koyunu olmuş, yok koyunu olmuş, çobana ne? Çoban çobandır, koyun sahibinindir. İsterse: ‘Al şu koyunları güt!’ der, isterse çobanı da atar.
Hüküm Allah’ındır, başka hiçbir şeyin hükmü yok. Şu halde ne diye mürid topluyorsun? Gaye Allah... İşin özü bu... Mevzuat ise Resulullah Aleyhisselâm... Sonra onun izini takip etmiş olan Sultanlar... Onlar o Güzel’i daha güzel anlamışlar ve ona göre ışık tutmuşlar. Anladığını anlatıyorlar. Beşeriyetin projektörü onlar.”
(8 Temmuz 1983)