Yaratmak da Emretmek de
Allah-u Teâlâ’ya Mahsustur:

 

Bu hususta mahlûkun hükmü yoktur.

Âyet-i kerime'sinde:

"İyi bilin ki yaratmak da emretmek de O'na mahsustur. Alemlerin Rabbi olan Allah'ın şanı ne yücedir." buyuruyor. (A'raf: 54)

Mülk O'nundur, O'ndan başka hiç kimsenin hiçbir şeye müdahale etmesine hakkı ve salahiyeti yoktur. Hükmünü hiç kimse değiştiremez, verdiği kararı hiç kimse bozamaz. Emir, yasak, tedbir ve idare, tam tasarruf O'na âittir.

"Rabbinin sözü doğruluk bakımından da adalet bakımından da tamamlanmıştır, tam kemalindedir. O'nun sözlerini değiştirebilecek hiç kimse yoktur." (En'am: 115)

Diğerlerine gelince...

Âyet-i kerime'lerde şöyle buyurulmaktadır:

"Yeryüzünde bulunanların çoğuna uyacak olursan, onlar seni Allah'ın yolundan saptırırlar.

Onlar sadece zanna uyarlar ve yalandan başka söz de söylemezler." (En'am: 116)

"Onlar durmadan yalana kulak verirler." (Mâide: 41)

Ne inançlarında yakin, ne ölçülerinde hakkaniyet, ne de kararlarında isabet bulunur. Bütün iş ve icraatlarında nefsânî arzu ve heveslerine uyarlar. Şahsi takdir ve tahminlerini hüküm yerine koyarlar.

Âyet-i kerime'de şöyle buyuruluyor:

"Senin Rabbin kendi yolundan sapanı en iyi bilendir. Hidayete ermiş olanları da en iyi bilen O'dur." (En'am: 117)

Allah-u Teâlâ yeryüzü halkının çoğunun durumunun sapık olduğunu haber vermektedir.

Nitekim diğer Âyet-i kerime'lerde şöyle buyuruluyor:

"Andolsun ki onlardan önce gelip geçenlerin de çoğu sapıtmıştı." (Saffat: 71)

"İnsanların çoğu gerçekten fâsıktır." (Mâide: 49)

DEVAM

 


| Hakikat'te Bu Ay | Diğer Sayılar | Ana Sayfa |