Nâs Sûre-i Şerif'i (1)

 

Temmuz 2018
Hakikat Aylık İslâm Dergisi
s. 31

 

 

Sûre-i Şerif'in Takdimi:

 

Mekke-i mükerreme döneminde nâzil olmuştur. Altı Âyet-i kerime, yirmi kelime ve yetmiş harften müteşekkildir.

İlk Âyet-i kerime'de geçen ve: "İnsanlar" mânâsına gelen "Nâs" kelimesi bu Sûre-i şerif'e isim olmuştur.

"Felâk" Sûre-i şerif'i ile birlikte "Muavvizeteyn" adıyla; "İhlâs" ve "Felâk" Sûre-i şerif'leri ile birlikte de "Muavvizât" adıyla anılır.

Gerek "Felâk" Sûre-i şerif'inde ve gerekse bu Sûre-i şerif'in başında insanların, cinlerin ve bütün mahlûkâtın şerlerinden Allah-u Teâlâ'ya sığınmak emrolunduğu için onlara "Muavvizeteyn" ismi verilmiştir.

"Felâk" Sûre-i şerif'i ile ilgili Hadis-i şerif'ler bu Sûre-i şerif ile de ilgilidir.

 

 

Muhtevâsı:

 

Bu Sûre-i celîle'de de "Felâk" Sûre-i celîle'sinde olduğu gibi istiâze emredilmiş; gerek cinlerden ve gerekse insanlardan olup insanların kalplerine vesvese veren sinsi şeytandan Allah'a sağınmanın önemi belirtilmiştir.

 

 

İstiâze:

 

Her şeyin Rabb'i, her şeyin meliki ve her şeyin ilâhı olan Allah-u Teâlâ'ya sığınarak O'na tam bir itimat bağlamak ve güvenmek, metanet bulmak imanın esası, kalbin kuvveti, ruhun rahatıdır. Amellerin efdali, hallerin en şereflisidir. İstiâze gönüllere itminan bahşeder.

Nitekim bir Âyet-i kerime'sinde buyurur ki:

"Allah kuluna kâfi değil mi?" (Zümer: 36)

Elbette kâfidir! Çünkü O'na gönülden sığınmak, helâk edici noktalardan kurtuluşa sebeptir.

Dünya ve ahirette her türlü üzüntüden çıkacak bir yol bahşeder. Düştüğü darlıktan ve çekmekte olduğu sıkıntılardan kurtulacağı bir çare gösterir.

Her işte Hakk'a sığınmak iman icabıdır. O'na sığınan kişi; annesinden başka hiç kimseden yardım istemeyen, yalnız annesini bilen çocuk gibidir. Her hâlinde, Mevlâ'sına yönelir ve sığınır.

•

"Resul'üm! De ki: Sığınırım insanların Rabb'ine!" (Nâs: 1)

Allah-u Teâlâ insanların Rabb'idir. Rabb; terbiye eden, ıslâh eden, yetiştiren mânâsına geldiği gibi, sahip mânâsına da gelir. Bu kelime O'ndan başka hiç kimse hakkında kullanılmaz. Çünkü Allah-u Teâlâ varlık âlemini yoktan vârederek yaratmış, nâmütenâhi nimetlerle donatmış, yarattıklarını bir nizam içinde olgunlaştırmış, terbiyeden geçirmiş, her ihtiyacını temin etmiştir. Öyle bir Rabb ki; faydalarına olan şeyleri bol bol vermekte, zararlarına olan şeyleri kendilerinden uzaklaştırmaktadır.

Bir insanın O'na sığınması demek, o en güzel mürebbinin terbiyesine girmesi demektir...

 


| Hakikat'te Bu Ay | Diğer Sayılar | Ana Sayfa |