Bismillahirrahmanirrahim

"Allah-u zül-celâl vel-kemâl Hazretleri'ne; O'nun sevdiği ve beğendiği şekilde bitmez-tükenmez hamd-ü senâlar olsun.
Peygamberimiz Efendimiz'e, onun diğer peygamber kardeşlerine, hepsinin Âl ve Ashâb-ı kiram'ına, etbâına, ihsan duygusuyla kıyamete kadar onlara tâbi olup izinden gidenlere; sonsuzların sonsuzuna kadar salât-ü selâmlar olsun."

Muhterem Okuyucularımız;

İman ile küfür mücadelesi, hak ile batıl savaşı tarih boyu devam edegelmiş, İblis ve avanesi hak ve hakikatin önünü kesmeyi, hakikat ehline tuzak kurmayı kendilerine en büyük bir vazife edinmiştir.

Küfrü, dalâleti ve bâtılı; imana, hak ve hakikate tercih eden insanlar da bu hususta şeytanın en büyük destekçileri olagelmişlerdir. İman ehlini yoketmek için savaştıkları gibi, ilâhî emir ve hakikatleri örtmek için de her türlü yalan ve iftirayı irtikab etmekten çekinmemişlerdir.

Ancak Allah-u Teâlâ her zaman mümin kullarını lütfu ile desteklemiş, bu küfür ve dalalet ehlinin tuzaklarını boşa çıkartmıştır.

Tarih peygamberlere ve onlara tabi olan müminlere bu dalâlet ehlinin kurmaya çalıştıkları tuzaklarla doludur.

Küfür ehli onlara tuzaklar kurmaya çalışmış, delil ve mucizelerini "Bu sihirdir." diyerek geçersiz kılmak istemişlerdir. Hatta bazı peygamberleri şehit etmişlerdir. Âyet-i kerime'de şöyle buyuruluyor:

"Kötü tuzak, ancak sahibine dolanır." (Fâtır: 43)

Dikkat edilirse Hazret-i Allah daima hakkı batıla üstün kılmıştır.

"(Hak ile bâtılın, hakikat ile dalâletin, doğru ile eğrinin) arasını ayırdıkça ayıranlara andolsun ki!" (Mürselât: 4)

Nice putperestler, nice müşrikler, nice kavimler, nice medeniyetler yok olup gitmiş, oysa Allah-u Teâlâ'nın dini dimdik ayaktadır

"Bu dimdik ayakta duran bir dindir. Fakat insanların çoğu bilmezler." (Yûsuf: 40)

Ve o dinin tabileri muzaffer olmaya devam etmektedir.

Hadis-i şerif'te şöyle buyuruluyor:

"Ümmetimden bir tâife, kıyamet kopuncaya kadar Allah'ın yardımı ile muzaffer olmakta devam edecek, muhalefette bulunanlar onlara zarar veremeyecektir." (Tirmizî)

Bu taifenin, bu zatların himmet ve tasarrufları ile kurulan Selçuklu olsun, bilhassa Osmanlı bu sebeple imanın temsilcisi, küfrün hasmı olmuş, Hazret-i Allah, Allah yolunda cihad eden atalarının hürmetine bu milleti hıfz-u himayesine almıştır.

Ahir son zamanda bir kararsızlık, dinden uzaklaşma meydana gelmiş olmakla beraber bu tâife bugün de vazifesine, bu mücadeleye devam etmektedir.

Dikkat ederseniz bugün küffar bütün gücünü, bütün sinsi taktiklerini İslâm'ı ve müslümanları yok etmek için seferber ettiği gibi, bu yolda en büyük desteği de müslüman gibi görünen münafıklardan; bizden görünen içimizdeki hainlerden görmüştür, görmeye devam etmektedir. Bu ihanet geçmişte olduğu gibi günümüzde de devam etmektedir. Hem memleketimize karşı, hem de hak ve hakikatin müdafii müslümanlara karşı.

Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz'in ahirete irtihalinden sonraki asırlarda hak ve hakikati tebliğ eden nice evliyaullah düşmanlıklara maruz kaldı. Kimisi öldürüldü, kimisi sürgün edildi.

Bu düşmanlığa ve tuzaklara muhatap olan, maruz kalan zâtlardan birisi de Muhterem Ömer Öngüt -kuddise sırruh- Hazretleri olmuştur. Ancak bu zât eserleri ve hakikati beyan eden sözleri ile vefatlarından sonra da bu milleti irşad ederken, onun düşmanları da bütün ihanetleri meydana çıkmış olduğu halde alenen küffarla işbirliğine devam etmektedir.

Muhterem Ömer Öngüt -kuddise sırruh- Hazretleri'nin "Din ve vatan bölücüleri" tabir ettiği bu güruhlar bu gün de bu düşmanlıklarına devam etmektedirler. Ancak Allah-u Teâlâ bunları bir bir kahr-u perişan edecektir, ediyor da.

"Şüphesiz ki Allah iman edenleri müdafaa eder. Allah, hâin ve nankör hiç kimseyi sevmez." (Hacc: 38)

"Şüphesiz ki bizim ordumuz galip gelecektir." (Saffat: 173)

•

Bu ay içinde idrak etmeye başlayacağımız mübarek üç ayların tüm İslâm âlemine ve memleketimize hayırlar getirmesini, af ve mağfiretimize vesile olmasını niyaz ederiz.

Baki esselâmü aleyküm, ve rahmetullah...

 


| Hakikat'te Bu Ay | Diğer Sayılar | Ana Sayfa |