ASHÂB-I KİRAM -Radiyallahu anhüm- HAZERÂTI'NIN
HAYATI

Ashâbım Yıldızlar Gibidir. Hangisine Uyarsanız Hidayeti Bulmuş Olursunuz." (Beyhâkî)

 

HAZRET-İ EBU BEKİR SIDDÎK -Radiyallahu Anh- (5)

 

Bağlılık (2)

Mekke fethedildiği gün yaşlı ve âmâ olan babası Ebu Kuhâfe'yi Resulullah Aleyhisselâm'ın yanına getirdi. İslâm üzerine biat için Resulullah Aleyhisselâm'a elini uzattığında, Ebu Bekir -radiyallahu anh- ağlamaya başladı.

"Niye ağlıyorsun ya Ebu Bekir?" diye sorunca;

"Babamın yerine amcanız Ebu Talib'in müslüman olmak üzere biat için elini uzatması ve Allah'ın seni sevindirmesi benim daha çok hoşuma giderdi, onun için ağlıyorum." cevabını verdi.

Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz cennetin sekiz kapısı bulunduğunu, Ebu Bekir -radiyallahu anh-ın da bu kapıların hepsinden davet olunacağını haber vermiştir.

Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz çok defalar Ebu Bekir Sıddîk -radiyallahu anh- Efendimiz'in iyiliklerinden, faziletlerinden bahsetmiş, onu müteaddit defalar övmüşlerdir.

Hazret-i Ali -radiyallahu anh- Efendimiz, Peygamberimiz'in onun hakkında buyurduğu şu Hadis-i şerif'i rivayet etmişlerdir:

"Allah Ebu Bekir'e merhamet etsin, kızını benimle evlendirdi, Hicret'te beni Medine'ye taşıdı, Bilâl'i efendisinden satın alarak hürriyetine kavuşturdu. İslâmiyet'te Ebu Bekir'in malından faydalandığım kadar hiçbir maldan faydalanmış değilim." (Tirmizî, C. Sağir)

Hazret-i Ebu Bekir -radiyallahu anh-in oğlu Abdurrahman, Bedir günü henüz müşrikti ve savaşçı müşriklerin safları arasında bulunuyordu. Müslüman olduktan sonra bir keresinde babasına şöyle dedi:

"Sen bir ara, benim vurabileceğim tam müsait bir hedef haline gelmiştin. Fakat sırf seni vurmamak için bir manevra yapıp uzaklaştım."

Bunun üzerine babası ona şu karşılığı verdi:

"Fakat o gün sen, benim için müsait bir hedef haline gelseydin kesinlikle seni göz kırpmadan vururdum!"

Âyet-i kerime'de de şöyle buyuruluyor:

"Allah'a ve ahiret gününe inanan bir milletin babaları veya oğulları veya kardeşleri ya da akrabaları olsa bile Allah'a ve Peygamber'ine karşı gelenlere sevgi beslediklerini göremezsin." (Mücâdele: 22)

İşte böyle bir iman âbidesi idi.

Hazret-i Ebu Bekir -radiyallahu anh- bir gün Resulullah Aleyhisselâm'a:

"Son zamanlarda senin hızla yaşlandığını görüyorum, bunun sebebi nedir?" diye sorduğu zaman:

"Hûd sûresi ve benzeri sûreler beni ihtiyarlattı." buyurmuşlardır. (Tirmizî)

Ebu Bekir Sıddîk -radiyallahu anh- Hazretleri bir gün düşünceye dalmış; kıyamet, mizan, cennet, cehennem, meleklerin dizilmeleri, göklerin katlanışı, dağların serpilip dağılışı, güneşin dürülmesi ve yıldızların parçalanışı hakkında fikir yürütmüş ve:

"Arzu ederdim ki, ben şu yeşilliklerden bir yeşillik olsaydım, hayvanlar gelip beni yeselerdi ve ben yaratılmamış olsaydım." demişti.

Bunun üzerine Allah-u Teâlâ'nın huzurunda durmaktan korkan kimseye iki cennet verileceğine dair Âyet-i kerime nâzil oldu.

"Rabb'inin huzurunda durmaktan korkan kimseye iki cennet vardır." (Rahman: 46)

Ki birisi cismânî cennet diğeri ruhânî cennet. Birisi dünyada iken gönül cennetine girmektir, ahirette ise dilediği lütfunu onlara bahşeder. Onlar dünyada iken bu cennete girmişlerdir, bu halleri böylece ahirete intikal eder.

 


| Hakikat'te Bu Ay | Diğer Sayılar | Ana Sayfa |