Bismillahirrahmanirrahim

"Allah-u zül-celâl vel-kemâl Hazretleri'ne; O'nun sevdiği ve beğendiği şekilde bitmez-tükenmez hamd-ü senâlar olsun.

Peygamberimiz Efendimiz'e, onun diğer peygamber kardeşlerine, hepsinin Âl ve Ashâb-ı kiram'ına, etbâına, ihsan duygusuyla kıyamete kadar onlara tâbi olup izinden gidenlere; sonsuzların sonsuzuna kadar salât-ü selâmlar olsun."

Muhterem Okuyucularımız;

"Bağı çözmek ve serbest bırakmak" mânâsına gelen tâlâk; "Nikâh ile sabit olan evlilik bağının kaldırılması" demektir.

Talâkın meşru oluşu Kur'an-ı kerim, Sünnet-i seniyye ve İcmâ ile sabittir.

Allah-u Teâlâ bir Âyet-i kerime'sinde şöyle buyurmaktadır:

"Ey peygamber! Kadınları boşadığınız zaman, onları iddetleri içinde boşayın." (Talâk: 1)

Talâk Allah-u Teâlâ'nın buğz ve adâvetini mucip bir helâl olmakla birlikte, talâkın câiz olması Allah-u Teâlâ'nın bir rahmeti olmaktadır. Zaruri bir ihtiyacı gidermek için meşru kılınmıştır. İhtiyaç olmadığı takdirde mekruhtur.

Geçici bir öfkeden veya esiri olduğu bir arzudan dolayı hemen talâka sarılmak doğru değildir. Bütün bunlar İslâm'ın âdâb ve esaslarını çiğnemektir ve günahtır.

Mahmud bin Lebid -radiyallahu anh-den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:

"Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem-e bir kimse gelerek hanımını üç talâkla birden boşadığını haber verdi.

Resulullah Aleyhisselâm gadaplı bir şekilde kalkarak:

"Daha ben aranızda iken Allah'ın kitabıyla mı oynanıyor?" buyurdu.

Derken birisi kalkıp 'Yâ Resulellah! Onu öldüreyim mi?' dedi." (Nesâî. Talâk 6)

Resul-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz'in bu ifadesi meselenin dinen ne kadar kötü olduğunu göstermektedir.

Hazret-i Ömer -radiyallahu anh- böyle yapanları kamçı ile cezalandırırdı.

Ebu Hüreyre -radiyallahu anh-den rivayet edildiğine göre Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz bir Hadis-i şerif'lerinde şöyle buyurmuştur:

"Üç şey vardır ki bunların ciddisi ciddi, şakası da ciddidir:

Nikâh, boşanma ve ric'at (bir adamın boşamış olduğu karısına tekrar dönmesi)." (Ebu Dâvud-Tirmizî)

Evlilikte birbirini tanıma, huyların öğrenilmesi, kaynaşılması zaman alır. Sabırla bu süreç aşılır. Sonunda sevgi, saygı, huzur ve selamet olur. Ama sabır ve şükürle...

Bu arada bazı sıkıntılar olabilecektir. Bu da karşılıklı anlayış ve hoşgörüyle aşılabilir.

Boşanmak, ayrılmak, kurulmuş bir düzeni değiştirmek, bitirmek, bunlar ciddi sebepler olmadan yapılmamalıdır. Hele çocuk varsa hiç düşünülmemelidir. Küçük meseleler büyütülmemelidir. Bilhassa kayınvalide, kayınpeder meseleleri, gelin kayınvalide, damat kayınpeder gibi sıkıntılar olabilmektedir.

Aralarında müthiş bir husumet ve geçimsizlik bulunduğu halde erkek karısının nafakasını ödemeye, kadın da erkeğin nikâhı altında hapsedilmeye zorlanırsa, nikâhın devam ettirilmesinde taraflar için bir fayda düşünülemez. Aksi halde daha büyük tehlikeler doğabilir, hatta cinayetlere ve intiharlara kadar götürebilir.

Bu mahzurları dikkate alan İslâm, gerektiğinde evliliğin sona erdirilmesi kapısını aralamış, nikâh haklarına riâyet edilmediği ve tarafların tamiri güç anlaşmazlıklara düştüğü durum gibi sebepler karşısında boşanmayı meşru kılmıştır. Boşanmanın hiçbir zaman sebepsiz olmadığı bir gerçektir.

Buna rağmen boşanma ictimâi bir yaradır. Çocukların sahipsiz kalmasına, fertler ve âileler arasına huzursuzlukların, düşmanlıkların girmesine sebep olur.

Resul-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz boşanmayı tavsiye etmemiş ve bir Hadis-i şerif'lerinde şöyle buyurmuştur:

"Allah'ın helâl kıldığı şeyler arasında, boşanma hiç sevmediği helâldir." (İbn-i Mâce: 2018)

Boşanmanın şer'î hükümleri değişiktir. Bazen kadını boşamak vâcip, bazen müstehap, bazı durumlarda da mübah olur. Allah-u Teâlâ dinen vâcip veya müstehap, ya da mübah kılınan bir şeye buğzetmez. Haram veya mekruh olan şeye buğzeder. Allah-u Teâlâ'nın buğzettiği boşama, mekruh olan yani sebepsiz yere yapılan boşamadır.

Böyle bir boşama evliliğin yararlarını giderir, üzüntülere yol açar. Aynı zamanda küfrân-ı nimettir.

Başta çocuklar olmak üzere talâk çeşitli zararlara yol açabilir. "İki şerden ehven olanı tercih edilir." kaidesi ile amel edilerek daha büyük ve daha ağır zararları kaldırmak uğruna daha hafif olanlarına katlanılır.

Âyet-i kerime ve Hadis-i şerif'lerin nur ışığı altında hüküm ve sonuçları ayrıntılı olarak izâh edilen "Boşanma" konusu, bilinmeyen veyahut âmel edilmeyen birçok mevzu ile ele alınarak bu konuda Ümmet-i Muhammed'in daha hassas davranılması gerektiği açıklanarak arz edilmiştir.

•

Bu ay içerisinde başlayacak olan "Üç Aylar"ınızı ve idrak edilecek olan "Regaip Kandili"nizi tebrik eder, Cenâb-ı Hakk'tan, Ümmet-i Muhammed'e hayırlara vesileler olmasını niyaz ederiz.

Bâki esselamü aleyküm ve rahmetullah...

 


| Hakikat'te Bu Ay | Diğer Sayılar | Ana Sayfa |