|
HAKİKAT'te Bu Ay:
TAKDİM
MUTAFFİFİN SÛRE-İ ŞERİF'İNİN TEFSİRİ - 1
Ölçü ve Tartıda Hile Yapanlar
HAZRET-İ MUHAMMED ALEYHİSSELÂM
|
İkinci Akabe Biatı (622 M.)
İslâmiyet Medine'de yayılınca, müslümanlar bir araya geldiler ve: "Resulullah Aleyhisselâm'ı daha ne kadar Mekke dağlarında kovulur ve korkutulur bir halde bırakacağız?" diye konuştular. Nübüvvetin on üçüncü senesi hacc mevsiminde Resulullah Aleyhisselâm'ı Medine'ye dâvet etmeye karar veren, ikisi kadın yetmiş beş müslüman, asıl niyetlerini gizli tutarak hacc için yola çıkan müşrik Medineliler'le birlikte Mekke'ye geldiler.
|
MEKTUBAT
Mânevî Vazifeyi Tebrik
/ Muhammed Es'ad Erbili -Kuddise Sırruh-
Allah-u Teâlâ'nın Sevgililerinin İfşaatlarına İzah ve Açıklamalar (26)
|
Muhyiddîn İbnü'l-Arâbî -Kuddise Sırruh- (15)
Muhyiddîn İbnü'l-Arâbî -kuddise sırruh- Hazretleri Hâtemü'l-evliyâ olan zât hakkında eşine benzerine rastlanmadık çok açık işâretler verdiği "Ankâ'-i Muğrib fî Ma'rifeti Hatmü'l-Evliyâ'" adlı eserinde; Hâtemü'l-evliyâ' olan zâtın vazîfe ve alâmetlerini "Cifr ilmi"ne ve Kur'ân-ı kerîm'deki bâzı Âyet-i kerîme'lere dayanarak; "Bu fasıl, Kur'ân'ın açıklamalarına ve apaçık sarîh haber(ler)e düzgün bir şekilde yerleştirilen şeye göre; onun doğumunu, nesebini, evini, kabîlesini, öleceği âna kadar yapacağı işleri, ismini ve annesi ile babasının isimlerini ihtivâ eder" başlığı altında,
esrârengiz bir biçimde dile getirerek şöyle buyurmuştur:
|
TASAVVUF’UN ASLI HAKİKAT VE MARİFETULLAH İNCİLERİ (6)
|
SÂDÂT-I KİRAM -KADDESALLAHU ESRÂREHÜM-
Resulullah Aleyhisselâm âhirete intikal ettikten sonra o nur, vârislerine sirayet etmeye başladı.
Yakınlık nesebi itibarı ile Hazret-i Ebu Bekir -radiyallahu anh-e geçti. Kıyamete kadar gelecek enbiyâ vârisleri de o nuru taşıyorlar.
Resulullah Aleyhisselâm'ın ruhanî hayatı silsile-i sâdât vasıtası ile gönülden gönüle aktarılarak günümüze kadar ulaşmıştır.
Binaenaleyh kıyamete kadar gelecek olan onun vârisleri de o nuru taşımaktadırlar.
|
|
GÜNDEM
TARİHTEN SAYFALAR
|
Osmanlı Bayramlarındaki İhtişam ve Topkapı Sarayı'nda 'Bayram' / Hakan Yılmaz
Bir "cihân devleti" olan Osmanlı İmparatorluğu, İslâm medeniyetinin en ihtişamlı temsilcisi olarak yeryüzüne hükmettiği devirlerde, her şey gibi "bayram"lar da tebaaya mânevî bir haz ve bambaşka bir zevk verirdi. Şanlı devletin öngördüğü her işin tertipli ve intizamlı bir şekilde yürümesine önem veren Osmanlı pâdişahları, Topkapı Sarayı'nda yapılacak olan "Bayram merâsimi"nin de, Şer'-i şerîf'e ve Devlet-i aliyye'nin şânına yaraşır bir biçimde yürütülmesine büyük özen gösterirdi.
|
Gençlik Devresi / Canan Büşra Kara
|