Bismillahirrahmanirrahim

"Allah-u zül-celâl vel-kemâl Hazretleri'ne; O'nun sevdiği ve beğendiği şekilde bitmez-tükenmez hamd-ü senâlar olsun.

Peygamberimiz Efendimiz'e, onun diğer peygamber kardeşlerine, hepsinin Âl ve Ashâb-ı kiram'ına, etbâına, ihsan duygusuyla kıyamete kadar onlara tâbi olup izinden gidenlere; sonsuzların sonsuzuna kadar salât-ü selâmlar olsun."

Muhterem Okuyucularımız;

"AB" olsun "Amerika" olsun; küffarın iç yüzü iyice ortaya çıktı. Ancak bunlar hâlâ "Küffarla dost olacağım, küffar birliğine gireceğim!" diye vatanı büyük bir girdaba sürüklediler.

Vatanda taviz verdiler, dinde taviz verdiler, ahlâkta taviz verdiler. Her türlü fesat, fitne, terör çoğaldı.

Amerika Türkiye'yi bölmek istiyor, terör belasını tepemizde tutmak istiyor. Bunlar ise, Amerika ne isterse onu yapıyor. Amerika "Kuzey Irak'a operasyon istemiyoruz" diyor; bunlar da Amerika'nın sözünü dinlemek için her türlü tavizi göze alıyorlar.

Vatanı, dini tehlikeye atmaya ne hakkınız var. Bunu yapana hain denmez mi?

"Kim de Allah'a ve Peygamber'ine isyân eder, O'nun koyduğu sınırları çiğneyip aşarsa, onu da içinde ebedî kalacağı ateşe koyar. Onun için hor ve hakir edici bir azap vardır." (Nisâ: 14)

Bir de müslüman maskesi altında ortaya çıkıyorlar. Dışı müslüman icraatı kâfir olana münafık denmez mi?

Tutturmuşlar bir "Medeniyetler ittifakı..." Hem dinde taviz veriyorlar, hem de küffar ile dostluktan medet umuyorlar. Halbuki Hazret-i Allah küffarı bize tanıtmıştır:

"Sen onların dinlerine uymadıkça ne yahudiler, ne de hıristiyanlar asla senden hoşnut olmazlar." (Bakara: 120)

Küffara kucak açtılar, küffar da hem dinimizi hem vatanımızı sinsi sinsi istilaya kalktı.

Onlara bu kapıyı açtılar. Bunlar kimin dostluğunu arıyorlar. Küffara teslim olanların Hazret-i Allah ile ne ilgisi olabilir?

"Kendilerine: 'Yeryüzünde fesat çıkarmayın!' denildiği zaman, 'Biz ancak ıslah edicileriz.' derler.

İyi bilin ki asıl ortalığı ifsat edenler kendileridir. Lâkin anlamazlar." (Bakara: 11-12)

Bunlara sorsan "Bir bildiğimiz var." derler. Birçokları da "Bunlar müslüman, bir bildikleri vardır!" diye kuru bir zanla peşlerinden gidiyor. Ama memleket gidiyor, vatan gidiyor yahu. Dinde taviz, vatanda taviz... Bundan büyük ifsat olur mu?

Ey müslüman! Ne işin var bunların arkasında! Yıllar yılı "Avrupa şöyle düşman, Amerika şöyle düşman!" diye anlatırlardı. Şimdi en büyük dost edindiler. Hangi sözleri yalan, eski söyledikleri mi, yeni söyledikleri mi?

Uyan artık! Bunlar dönmezler! Kendini kurtar! Bütün gayeleri bu İslâm milletini kâfire peşkeş çekmektir.

"Onlar dünya hayatını ahirete tercih ederler, insanları Allah'ın yolundan alıkoyarlar, Allah'ın yolunu eğriltmeye çalışırlar. İşte onlar uzak bir sapıklık içindedirler." (İbrâhim: 3)

Bir de müslüman maskesi altında ortaya çıkıyorlar. Dışı müslüman, icraatı kâfir olana münafık denmez mi?

Ey müslüman!

Sakın kâfirleri dost edinme!

Kâfirleri dost edinen bu münâfıkları da dost edinme! Bunlara destek verme. Bunlara destek vermek demek, Amerika'ya, Avrupa'ya destek vermek demektir.

"Müminler, müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmesinler. Kim bunu yaparsa, Allah ile bir dostluğu kalmaz." (Âl-i imrân: 28)

Biz bu ilâhi hükümlere iman ettik. Bunlardan uzak duruyoruz. Size de hatırlatıyoruz.

Bu zâlimlerin yaptıklarına rızâ göstermemek ve onlara meyletmemek hakkında Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime'sinde şöyle buyurmaktadır:

"Zulmedenlere meyletmeyin. Yoksa size de ateş dokunur. Sizin Allah'tan başka dostunuz yoktur. Sonra yardım da görmezsiniz." (Hûd: 113)

Diğer bir Âyet-i kerime'de şöyle buyurulmaktadır:

"Bizi anmasını kendisine unutturduğumuz, hevâ ve hevesine uymuş, haddi aşmış kimselere boyun eğme." (Kehf: 28)

Bu gibi kimselere meyletmenin, peşlerine takılmanın dünyadaki zararı ahirettekinden öncedir. Ümit ettikleri dünyevî menfaatler ya hiç ele geçmez veya geçse de serîüzzeval olur, mesuliyeti üzerinde kalır. Ahiretteki zararı ise hiç şüphesizdir ve muhakkaktır.

Bâki esselamü aleyküm ve rahmetullah...

 


| Hakikat'te Bu Ay | Diğer Sayılar | Ana Sayfa |