|
HAKİKAT’te Bu Ay:
TAKDİM
MÜZEMMİL SÛRE-İ ŞERİF’İNİN TEFSİRİ - 2
İLÂHÎ AZAMET
HAZRET-İ MUHAMMED ALEYHİSSELÂM
|
UZLAŞMA TEKLİFLERİ-2
“(Hakikati) yalan sayanlara boyun eğme! Onlar senin yumuşak ve müsamahalı davranmanı isterler ki, kendileri de sana yumuşak davransınlar.” (Kalem: 8-9)
|
MEKTUBAT
SÜNNET-İ SENİYYE’YE İTTİBÂ (62. Mektup)
/ Muhammed Es'ad Erbili -Kuddise Sırruh-
SÖZLER VE NOTLAR-19
|
MÜKÂLEME (3)
/ Mehmed Ali Körpe
– Bu bina sana mı âit hacı emmi?
– Şimdilik oturuyoruz, kira da istemiyorlar. (5 Nisan 1975)
|
|
Allah-u Teâlâ’nın Sevgililerinin İfşaatlarına İzah ve Açıklamalar (3)
|
HAKÎM et-TİRMİZÎ -Kuddise Sırruh- (3)
İmâm-ı Şa‘rânî -kuddise sırruh- Hazretleri "Tabâkatü’l-Kübrâ" kitabında; Hakîm et-Tirmizî -kuddise sırruh- Harzetleri’nin "Hatmü’l-evliyâ’" ve "İlelü’ş-Şerî‘a" kitaplarını câhillerin hışmından
kurtarmak için bir sandığa koyup nehre attığını naklederek, bizleri ilginç bir hâdiseden haberdâr etmektedir:
|
NE İDİK, NE OLDUK!
|
OSMANLI İMPARATORLUĞU-9
“Kişinin ihtiyarlığına alamet, saç ve sakal ağarmasıdır. Devletin kocadığına alamet de, baştakilerin saltanata ve ziynete düşkünlüğüdür, ki inhitata delildir. Duraklama dönemiyle bu devre gelir. Ziynet, refah ve lükse rağbet fevkalade artar. Eski hayat tarzı terk edilir. Herkes şan ve şerefini artırmak hevesindedir. Ünvanlar herkese verilmeye, herkes her makama geçmeye başlar.
Zevk ve rahat, keyif vazgeçilmez örf ve adet haline gelir, tabii görülür. Askerler savaş meşakkatine rağbet etmeyip sulh ve sukün isterler.
Türlü mihnetler icab eden memleket işlerine kimse el atmaz. Savaştan el çeken asker halk içinde gittikçe itibar kaybeder.”
|
|
GÜNDEM
|
TÜRKİYE’Yİ KİM KAYBETTİ? / Uğur Kara
Aslına bakarsanız Robert L. Pollock’ın yazısı Türkiye’nin bağımsız bir karaktere sahip olmasını isteyen, Amerikan nüfuzundan rahatsız olan, ülkemizin manen işgal edilmesine rıza göstermeyen bizim gibi kimseler için müjdelerle dolu bir yazıydı.
|
|
KAYNAYAN KAZAN / Yusuf Doğangün
Dünyamız ateşe sürülüyor ve bir kazan misali, mütemadiyen kaynıyor. Ateşin harareti kimi zaman artıyor, kazan taştı taşacak bir hâle geliyor. Fıtratları fitne ve fesat çıkarmak, gayeleri küfürlerini yürütmek olanlar bu ateşi daha da kuvvetlendirmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Ateşin sönmesi için bir gayret yok, aksine üstüne körükle hava basılıyor. Er veya geç bu kazan taşacak, ancak içindeki sıcak su herkesi yakacaktır.
|
TARİHTEN SAYFALAR
|
AÇE SULTANI’NIN İMDÂDINA ANCAK OSMANLI DONANMASI YETİŞMİŞTİ! / Hakan Yılmaz
Sultan Alâeddin’in bu “âcil yardım” talebi karşısında, Osmanlı hükümeti derhal duruma müdâhale edecek; İslâm birliğini koruyan kudretli pençesinin dünyanın en ücrâ köşelerine kadar uzandığını “küffâr”ın cümlesine birden gösterecekti!..
|
OLUMSUZ YÖNDE ÇOCUKLARIN HAYATINA GİREN TELEVİZYON’A DİKKAT / Canan Büşra Kara
|