Küfrü Hoş Görmek Nelere Sebep Olur?
Küfrü Hoş Görenler Nelere Vesile Olur?
Zamanında Araplar yahudilerin küfrünü hoş gördüler. Küçücük bir para için yerlerini, yurtlarını, dinlerini sattılar.
Şimdi bütün İslâm âlemi lânet okuduğu gibi kendi torunu bile lânet okuyor. Böyle olmadı mı?
Dikkat buyurursanız, hıristiyanlar için Urfa, Tarsus, Mardin kutsaldır. Ve buralarda para karşılığı yer yurt satın aldıklarını duyarlı gazeteciler dile getirdiler.
İstanbul’da da Eyüp ve Fatih semtlerinde bu şekilde evlerin arsaları alınıp başkalarının üzerine yapıldığını basından okuduk.
Ona keza yahudiler de güneydoğu bölgesinde arsa alıyorlar. Daha evvel Filistin’de yaptıkları gibi.
Ve bu suretle dinimizi ve vatanımızı yıkıcılar var ya; yahudilerin Filistin’e yerleştiği gibi, küffâr da buraya yerleştiği zaman, yerini yurdunu elinden aldığı zaman, sen ekmek bulamayıp kanını döktüğün zaman, senin de torunun sana lânet okuyacak.
Küfrü hoşgörü toplantıları önce Urfa’da sonra Tarsus’ta daha sonra da Mardin’de oldu. Bakalım bundan sonra nereyi seçecek nereyi işaretleyecekler. Bu toplantı mahalleri hıristiyanların kutsal saydığı yerler. Kaldı ki Türkiye’nin her yerinden toprak aldıklarını, mülk edindiklerini biliyoruz. Sinsi sinsi vatanımızı ele geçirmeye çalışıyor, plânlarını tatbik ediyorlar.
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Yabancı İşler Daire Başkanlığı’ndan alınan bilgiye göre, şimdiye kadar arazi ve mesken satın alan yabancı uyrukluların toplam sayısı 43 bin 119, taşınmaz sayısı 41 bin 563. Bunun arsa olarak adeti 15 bin 645, yüzölçüm toplamı da 331 milyon 181 bin 350 metrekare. Arsa/arazi+binalı gayrimenkul sayısı 4 bin 461, alanı da 1 milyon 581 bin 781 metrekare, genel olarak alan toplamı ise 334 milyon 917 bin 239 metrekare.
•
Kimisi, bu işin içerisine girmeyip de: “Bana dokunmayan yılan kırk yıl yaşasın!” diyor.
Buna âmil olan nedir?
“Ben küfrü hoş görmedim amma hoş görenleri hoş gördüm, kendimi tehlikeye atmamak için onların üzerine gitmeye lüzum görmedim.”
Fakat dini, vatanı tehlikeye giriyor, onu hiç umursamıyor. Bunların imanı suretadır. Bunlar iman etmiş değiller.
Bu gibi kimselerin çocukları yüz dolara imanını değiştiriyor. Zaten imanı olsaydı yüz dolara değiştirmezdi.
Ve fakat zamanında çocuğuna helâl lokma yedirmedi, ahkâmı öğretmedi ve çocuk şimdi memnuniyetle yüz dolara dinini değiştiriyor. Çünkü zaten dini yok.
Bütün bunlara âmil olan da haram lokmadır. Halk haram lokmayı yedi, balık otu yuttu, imanı gitti. Şimdi ne yapacağını o da bilmiyor.
| Hakikat'te Bu Ay | Diğer Sayılar | Ana Sayfa |