EBEDİYET YOLCULUĞUNA
ÇIKARKEN

 

Yaklaşıyor son yolculuk,
Yapamadım Hakk’a kulluk.

Koskoca bir ömür bitti,
İşte geldi işte gitti.

Ölüm her an tepemizde,
Bir nesne yok cebimizde.

Kaçtı büyük fırsatlarım,
Yarım kaldı maksatlarım.

Ömrüm boşa geçti eyvâh!
Yüzlerce ah, binlerce ah!

Artık belim bükülüyor,
İnci dişler dökülüyor.

Nefis kabul etmese de,
Dün çocuktum bugün dede.

Gençlik tıpkı delilikmiş,
Ömür suyum boşa akmış.

Söylüyorum inanarak,
Sakalıma ak düştü bak!

Şakası yok bu gidişin,
Sonundaki serzenişin.

İstemesen de yolcusun,
Han işleten bir hancısın.

Öncekiler serap oldu,
Gözlerine toprak doldu.

Gözünle de görüyorsun,
Daha niye soruyorsun.

Ne idiler ne oldular,
Gölge gibi kayboldular.

İyi olan iyi gitti,
Ecel geldi ömrü bitti.

Görsen onu ne haldedir,
Emniyetli bir eldedir.

Hiç ister mi geri gelmek?
Kurtulmuşken beri gelmek!

Nûrun alâ nur o artık,
Sır içinde sır o artık.

Erişti o gayesine,
Kurtulmuşlar gayesine.

Mahşer görmez, sırat görmez,
Mizan görmez, berat görmez.

Şimşek gibi geçiverir,
Makamına göçüverir.

İşi çok zor diğerinin,
Zarı patlar ciğerinin.

Şer yollarda ömrü bitti,
Kötü oldu kötü gitti.

Şimdi sıra cezalarda,
Kabirdeki ezâlarda.

Hep ister ki geri dönsün,
Onu yakan ateş sönsün.

Heyhat! Heyhat! Geçti geçti!
Bir ömürlük ruhsat kaçtı!

Ey rahmeti bol Pâdişah!
İnandığım bir tek ilâh!

Koru beni ey müheymin!
Azaplardan yana emin.

Tek ümidim var Rabbimden,
Dostu tutar mı elinden?

Arayacak mı garibi?
Yetişir mi Hızır gibi?

Tutarsa ne mutlu bana,
Kurtulurum nardan yana.

Körpe biraz ümitvar ol!
Yol Hakk yolu, yok başka yol.

 


| Hakikat'te Bu Ay | Diğer Sayılar | Ana Sayfa |