Mirasa Engel Haller:
Bazı haller, mirasçı olması gereken kimselerin vâris olmalarını önler.
1. Yakın bir akrabasını öldüren kimse, öldürdüğü kimsenin yegâne vârisi de olsa, onun malından hak alamaz.
Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hadis-i şerif’lerinde:
“Katile mirastan hiçbir pay yoktur.” buyurmuşlardır. (Tirmizî- İbn-i Mâce)
2. Din ayrılığı her iki taraf için mirasçı olmaya engeldir.
Üsâme bin Zeyd -radiyallahu anh- den rivayet edildiğine göre Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz bir Hadis-i şerif’lerinde şöyle buyurmuşlardır:
Bir Müslüman bir kâfire, bir kâfir de bir müslümana mirasçı olamaz.” (Müslim: 1614)
Ne akrabalık ne de evlilik sebebiyle kâfir müslümana, müslüman da kâfire vâris olamaz.
Bu hüküm, müslümanla kâfir arasında dayanışma ve yardımlaşmanın önünü almak için konulmuştur. Çünkü müslümanla kâfirin birlik ve beraberliği, dinini ifsad eder.
Nikâh ile ilgili olarak Allah-u Teâlâ’nın:
“Onlar cehenneme çağırırlar.” (Bakara: 221)
Âyet-i kerime’si de bu mânâyı ifade eder.
Bir müslüman öldüğünde, geriye müslüman olmayan bir kız kardeşi ile bunun müslüman olan oğlunu bıraksa, kız kardeşinin oğlu mirasçı olur.
3. Mirasçılığa engel olan hallerden biri de dâr yani ülke ayrılığıdır.
Dâr farkı sadece kâfirler arasında mirasa engel bir haldir. Bu engel müslümanlara mahsus değildir.
Dâr-ı İslâm veya müslüman ülkeler, müslümanlara nispetle tek bir vatan olarak itibar olunur. Hangi beldede olursa olsun bir müslüman, yine hangi beldede olursa olsun diğer bir müslümana vâris olur. Çünkü İslâm beldeleri tek bir vatandır. Bir müslüman dâr-ı harpte ölse, dâr-ı İslâm’daki yakınları ona vâris olur.
| Hakikat'te Bu Ay | Diğer Sayılar | Ana Sayfa |