Miras İlmi:
Ölenin bıraktığı miras ile ilgili haklardan ve bu mirasın intikali ve vârisler arasında ne şekilde taksim edileceğinden bahseden ilimdir ki, bu ilme “Ferâiz ilmi” denilmiştir.
Ferâiz, farz kökünden türemiş “Farîza” kelimesinin çoğuludur. Farz ve farîza kelimeleri “Takdir ve tayin edilmiş şey, belirlenmiş pay” mânâsındadır.
Farîza, mükellef olanlardan yapılması kesin ve bağlayıcı bir şekilde istenen dini vazifeleri ifade ettiği gibi, vârislerin terikedeki payları da önceden belirlenmiş olduğu için farîza olarak anılır.
Allah-u Teâlâ onu Âyet-i kerime’sinde bu isimle zikretmiş, payların taksiminden sonra:
“Allah tarafından bir farîza olarak...” buyurmuştur. (Nisâ: 11)
İnsan haklarını koruyup bir hudud içine alan, hısımlar arasında münâkaşa, haksızlığa sapma gibi ihtilâfları önleyen, içtimâî adaletin devam etmesine yardımcı olan İslâm miras hukukunun müstesnâ bir yeri vardır. İslâm hukukunun temel ilimlerinden birisi de Ferâiz’dir. Çünkü insanın ölümünden sonraki hali ile ilgili olduğu gibi, hayatta iken yaptığı diğer muâmeleleri ile de ilgilidir.
Âyet-i kerime’lerde ve Hadis-i şerif’lerde verâset ve intikal, kesin delillerle açıklanmıştır.
Resul-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz bu ilmi hem övmüş, hem de müslümanlara tavsiye etmiştir.
Bir Hadis-i şerif’lerinde şöyle buyurmuşlardır:
“Ey Ebu Hüreyre! Ferâiz ilmini öğreniniz ve onu başka kimselere de öğretiniz. Çünkü o ilmin yarısıdır. O unutulan bir ilimdir ve ümmetimden çekip alınacak ilk ilimdir.” (Hâkim)
Ferâiz ilminin gayesi, hak sahiplerine haklarını ulaştırmaktır.
Abdullah bin Abbas -radiyallahu anhümâ- dan rivayet edilen diğer bir Hadis-i şerif’lerinde ise şöyle buyuruyorlar:
“Malı miras sahipleri arasında Allah’ın kitabına göre taksim ediniz. Miras paylarından artan, en yakın erkek mirasçısınındır.” (Müslim: 1615)
Ferâiz ilmi şu üç unsurdan meydana gelir:
• Vâris olanı ve olmayanı bilmek,
• Her vârisin hissesini bilmek,
• Bunları hesaplamayı bilmek.
| Hakikat'te Bu Ay | Diğer Sayılar | Ana Sayfa |