|
Gel sana bir çift sözüm var,
Sanma ki bir garazım var,
Benim nefse itirazım var;
“Nefistir seni yolda koyan,
Yolda kalır nefse uyan.”
Bak! Gerçekler ayan beyan,
Çok kişi var kurtulmayan,
Uyan dostum artık uyan!
“Nefistir seni yolda koyan,
Yolda kalır nefse uyan.”
Nefis kâfir, nefis zâlim,
O bir yılan, o bir ölüm.
Hileleri bölüm bölüm;
“Nefistir seni yolda koyan,
Yolda kalır nefse uyan.”
Niceleri ona uydu,
Hakk’tan saptı, yoldan kaydı,
Ne uyandı, ne de aydı;
“Nefistir seni yolda koyan,
Yolda kalır nefse uyan.”
Şeytandan da almış destek,
O bir düşman, o bir köstek,
Hiç bitmiyor arzu istek;
“Nefistir seni yolda koyan,
Yolda kalır nefse uyan.”
Ona her dem hakaret et,
Yılma sakın cesaret et,
Ruh dirilsin, bulsun kuvvet;
“Nefistir seni yolda koyan,
Yolda kalır nefse uyan.”
Bir it gibi hırlar durur,
Ne sır tanır, ne de surur,
Ondan ancak Rabb’im korur.
“Nefistir seni yolda koyan,
Yolda kalır nefse uyan.”
Silâhları heves, hevâ,
Hırs haset, şehvet dünya,
Gerisini bilirsin ya;
“Nefistir seni yolda koyan,
Yolda kalır nefse uyan.”
İstikamet nedir bilmez,
Hiçbir sözden öğüt almaz,
Yolundan da geri kalmaz.
“Nefistir seni yolda koyan,
Yolda kalır nefse uyan.”
Hep kâmiller sığındılar,
Cahillerse öğündüler,
Yollarını beğendiler.
“Nefistir seni yolda koyan,
Yolda kalır nefse uyan.”
Sağı da pis solu da pis,
Fıtratı da yolu da pis,
Aldatıyor ah bu nefis!
“Nefistir seni yolda koyan,
Yolda kalır nefse uyan.”
Yaptığını görüyorsun,
Ona fırsat veriyorsun,
Sen nefsini koruyorsun;
“Nefistir seni yolda koyan,
Yolda kalır nefse uyan.”
Söylenecek çok sözler var,
Konuşmuşsun neye yarar?
Anlamıyor sanki duvar;
“Nefistir seni yolda koyan,
Yolda kalır nefse uyan.”
Hakk’ın lütfu sermayedir,
İlâhî bir hediyedir,
Bu sözler hep KÖRPE’yedir;
“Nefistir seni yolda koyan,
Yolda kalır nefse uyan.”
|