İman Kalesinin İç Düşmanları:

Günümüzde kâfirden daha tehlikeli olan münafıklar içten türedi, iman kalesini içten yıkmaya başladılar. Bunlar diğerlerinden daha tehlikelidirler. Çünkü kâfirin hedefi var, bunların hedefi yok. Bu sapıtıcı imamlar sûret-i haktan göründüler, hepsi de müslümanları kurdukları dinlerine ayrı ayrı dâvet ettiler.

Nitekim bu tehlikeyi gören Bediüzzaman Hazretleri buyururlar ki:

“Bana ızdırap veren, yalnız İslâm’ın mâruz kaldığı tehlikelerdir. Eskiden tehlikeler hariçten gelirdi. Onun için mukavemet kolaydı. Şimdi tehlike içeriden geliyor. Kurt gövdenin içine girdi, şimdi mukavemet güçleşti. Korkarım ki cemiyetin bünyesi buna dayanamaz. Çünkü düşmanı sezemez. Can damarını koparan, kanını içen en büyük hasmını dost zanneder. Cemiyetin basiret gözü böyle körleşirse iman kalesi tehlikededir. İşte benim ızdırabım, yegâne ızdırabım budur. Yoksa şahsımın maruz kaldığı zahmet ve meşakkatleri düşünmeye vaktim bile yoktur. Keşke bunun bin misli meşakkate maruz kalsam da iman kalesinin istikbâli selâmet olsa.” (Bediüzzaman Said Nursi: Eşref Edip; sh. 16)

Bediüzzaman Hazretleri onları çok evvel görmüş. Deccalden daha beter olan sapıtıcı imamları ve onların türemelerini tarif ediyor. Aynı zamanda âhir zaman ulemâsını tarif ediyor. İşte bizim asıl vazifemiz bu dokuz tâife ile çarpışmaktır.

Bediüzzaman Hazretlerinin feryadına şaşıyor musunuz? Bir iman âbidesi olan bu zât nasıl feryat etmesin?

Kendi yolunun yolcuları teheccüd namazı dahi kılarken; sapıtıcı imam, onları imandan ve İslâm’dan çıkardı. İlâh edindikleri bu sapıtıcıya tâbi olanların hepsine küfrü hoş gösterdi ve küfrün içine düşürdü. Hepsinin kalbine küfür tohumu ekti. Papazları hazret kabul etti.

Nefislerini ilâh edinmişler, alabildiklerine İslâm âlemine ve müslümana zulmediyorlar. Ellerinden gelse din-i İslâm’ı kökünden koparmaya çalışacaklar.

DEVAM

 


| Hakikat'te Bu Ay | Diğer Sayılar | Ana Sayfa |