Muhammed AS. bismillahirrahmanirrahim Allah CC.

İSLÂM ÂLEMİNİN BAŞI SAĞOLSUN!

ÖNEMLİ AÇIKLAMA!

Hakikat's ENGLISH Publications Unsere DEUTSCHSPRACHIGEN Puplikationen


Hakikat Yayıncılık Logosu Hakikat Aylık İslam Dergisi Logosu Hakikat Takvimi Logosu Hakikat Kırtasiye Logosu


HIRİSTİYANLARI HİDAYET VE GERÇEK KURTULUŞA DAVET
INVITING CHRISTIANS TO DIVINE GUIDANCE AND TRUE SALVATION
DIE AUFFORDERUNG ZUR RECHTLEITUNG UND WAHREN ERRETTUNG
APPEL A SUIVRE LA VOIE DU SALUT ET DE LA VERITE
Russian
INVITANDO A LOS CRISTIANOS AL CAMINO DE LA RECTITUD Y LA REDENCIÓN
OPROEP TOT DE WARE BEVRIJDING
U BËJM APEL QË TI PËRGJIGJENI PAÇES TË VËRTETË E TË SIGURT
L´esortazione  della via giusta e della salvezza vera



Muhterem ÖMER ÖNGÜT'ün 35 ciltlik Kalplerin Anahtarı Külliyatı, bu külliyatın birer parçası olan 59 adet kitapçık ve Arapça, Boşnakça, İngilizce, Fransızca, Almanca, Tercümeleri "Hakikat Yayıncılık" tarafından neşredilmektedir:

Nurun Ala Nur, Kalplerin Anahtarı Külliyatı

Kalplerin Anahtarı Külliyatının son yayınlanan cildi:
"Silsile-i Celile-i Âliye SÂDÂT-I KİRAM -Kaddesallahu Esrârehüm-"



"HAKİKAT Aylık İslâm Dergisi"nde BU AY:

"İnsanları Hacc'a çağır,
yürüyerek ve uzak yollardan gelen bineklere binerek sana gelsinler."

(Hacc: 27)

"Mebrur bir Hacc'ın mükâfatı ancak cennettir."
(Hadis-i şerif)

HACC;
MECLİS-İ İLÂHÎ'DİR,
RESMİ GEÇİT YERİDİR.

 


Tasavvuf'un Aslı, Hakikat ve Marifetullah İncileri

Tasavvuf İslâmî ilimlerin özü ve kaynağıdır. Esrar odasının ilâhî sırlarına mazhar olabilmek ve hakikatı anlamak için kurulmuş ilâhî bir ilim-irfan mektebidir. Bu tahsil sayesinde bütün ilimlerin özüne inilir.

Allah-u Teâlâ zâhiri ilimlerin öğrenilmesi için yeryüzünden âlimleri eksik etmediği gibi bâtınî ilimleri öğretmek için tarikat ehlini de eksik etmemiştir. Her zaman için Mürşid-i kâmil bulundurmaktan âciz değildir.

Âyet-i kerime'sinde şöyle buyurmaktadır:

"Yarattıklarımızdan öyle bir topluluk da vardır ki, onlar Hakk'a iletirler ve Hakk ile hüküm verirler." (A'raf: 181)

Bu tertemiz vazife mânevî bir miras olarak nebîlerden âlimlere intikal etmiştir. Buradaki âlimlerden murad, kibâr-ı evliyâullahtır.

Her zamanda olduğu gibi bugün de tasavvuf aynen mevcuttur. Bilhassa Tarikât-ı Nakşibendiye'de kıyamete kadar Pîr eksik olmayacaktır. O has oda; odadan odaya, halkadan halkaya geçmiş ve hiç bozulmamıştır.

Bu kalpleri diri hakikat ehilleri Resulullah Aleyhisselâm'ın yolundan; Ashâb-ı Kiram'ın, selef-i sâlihin'in yolundan yürümüşler, sırat-ı müstakim'den bir an bile ayrılmamışlardır.

Bugüne kadar bu âlî himmetleriyle Hakk yolunun saliklerini bidatçıların, ehl-i dalâletin iğva ve saptırmalarından korumuşlardır.

TASAVVUF'UN ASLI HAKİKAT VE MARİFETULLAH İNCİLERİ



Gayemiz İslam'dır, İsim Değil. Muradımız Allah ve Resulü'dür,

 Bölücülerden herhangi biri değil

Biz hiç kimseye bağlı değiliz, kimseden de bir şey beklemiyoruz. Biz ancak Hazret-i Allah ve Resul'üne -sallallahu aleyhi ve sellem- sığınırız. Onun içindir ki cesaretle konuşuyoruz. Kimseden de korkumuz yok.

Biz "İLÂHÎ GÖRÜŞ BİRLİĞİNE DAVET" ederiz. Gelenlerin gönüllerine Hazret-i Allah ve Resul'ünün -sallallahu aleyhi ve sellem- muhabbetini ve emirlerini koymaya, her türlü bölücülükten arındırmakla yalnız Hazret-i Allah ve Resul'ünde -sallallahu aleyhi ve sellem- birleştirmeye, aralarında gerçek bir kardeşliğin tesisine gayret ederiz.

Devlet ittifaktan doğar,
Devletsizlik ise nifaktan.

Müslümanların birbirine yaklaşmaları, birleşmeleri, aralarında bir dayanışma husule gelmesi en büyük arzumuzdur.

Hakk Celle ve Alâ Hazretlerimiz'den niyaz ederim ki fakirin bu arzularını basiret sahibi din kardeşlerimin ibret kulaklarına ulaştırsın, feyiz ve bereketini de ihsan buyursun.

Muhakkak iç ve dış din ve vatan düşmanlarına karşı yekvücud olmamız lâzım.

İlahi Görüş Birliğine Davet


HAKİKAT Yayıncılık dinimizi ve vatanımızı bölmek isteyenlerin içyüzünü Muhterem Ömer ÖNGÜT'ün kaleminden bir bir ortaya koyuyor ve inananlara duyuruyor:

Refah Dinine Mensup Mahmud Efendinin Mollalarına Cevaptır

Allah-u Teâlâ Ayet-i kerime'sinde şöyle buyurmaktadır:
"Amma ne var ki, insanlar din hususunda kendi aralarında parçalara bölündüler, çeşitli kitaplara ayrıldılar. Her bölük, her parti kendi tuttuğu yoldan memnundur, yanında bulunan (din veya kitapla) sevinmektedir."
(Müminun Suresi, 53. Ayet-i kerime)


Küfrü Hoş Gören Narcıların İçyüzü

Allah-u Teâlâ Ayet-i kerime'sinde şöyle buyurmaktadır:
"Onlar mü'minleri bırakıp kâfirleri dost edinirler. Onların tarafında bir şeref ve kudret mi arıyorlar? Bilsinler ki, şeref ve kudret tamamen Allah'a âittir."
(Nisa Suresi, 139. Ayet-i kerime)


Dinleri Süleymancılık, İmanları Para, Has Huyları Gasp, Meslekleri de Dilencilik Olan Süleymancıların İçyüzü

Allah-u Teâlâ Ayet-i kerime'sinde şöyle buyurmaktadır:
"Yok, eğer fâizi terketmezseniz, bunun Allah'a ve Peygamber'ine açılmış bir savaş olduğunu bilin."
(Bakara Suresi, 279. Ayet-i kerime)
Hazret-i Allah ve Resul'üne alenen harp ilân eden bu küfür ehline siz hâlâ harp ilân etmeyecek misiniz? Kanlarınızı emen bu yılanların başını ezmeyecek misiniz?


Dinine ve Vatanına İhanet Eden Nankör Bölücü Sahte Halife Sahte Kahraman Cemalettin Kaplan ve Oğlu'nun İçyüzü

Allah-u Teâlâ Ayet-i kerime'sinde şöyle buyurmaktadır:
"Yarattıklarımızdan öyle bir topluluk da vardır ki, onlar Hakk'a iletirler ve Hakk ile hüküm verirler."
(A'raf Suresi, 181. Ayet-i kerime)
Biz yalnız seninle değil, din-i mübinimizi zayıf düşürmek, devletimizi bozmak, vatanımızı parçalamak isteyen her bölücüye harp ilân etmişizdir. Buna cihad-ı ekber denir, cep cihadcılığı denmez.


Hadis-i şerif'te şöyle buyuruluyor: "Onların alimleri gökkubbe altındakilerin en şerlileridir. Fitne onlardan çıktı, yine onlara dönecektir." (Beyhaki) Bunlardan birkaçı: | Yaşar Nuri Öztürk | Edip Yüksel | | İskender Evrenesoğlu | Nazmi Sakallıoğlu | | Refet Kayserilioğlu |

Allah-u Teâlâ Ayet-i kerime'sinde şöyle buyurmaktadır:
"Heva ve hevesini ilâh edinen, Allah'ın bile bile saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürlediği, gözünün üstüne perde çektiği kimseyi gördün mü? Onu Allah'tan başka kim doğru yola eriştirebilir? Hâlâ ibret almayacak mısınız?"
(Câsiye Suresi, 23. Ayet-i kerime)


Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime'lerinde şöyle buyurmaktadır:

"Şüphesiz sizin bu ümmetiniz bir tek ümmettir. Ben de sizin Rabbinizim. O halde benden korkun." (Mü'minun: 52)

"Fırka fırka olup dinlerini parça parça edenlerle, senin hiçbir ilgin yoktur. Onların işi Allah'a kalmıştır. Sonra O, yaptıklarını kendilerine haber verecektir." (En'am: 159)

İşte bu Âyet-i kerime, bir bölücü ile bir mümin arasında bir berzahtır. Bütün bölücülerin İslâm dairesinden atıldıklarına dair hudut çizmektedir.

Allah-u Teâlâ onları kulluğundan tardetmiş, dininden atmış, Habib-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem-ine de tardetmesi için emir buyurmuştur. "Benim onlarla ilgim yok, senin de olmasın."
Resulullah Aleyhisselâm'a emrettiği gibi, gerçek müminlere de şamildir.

Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hadis-i şerif'lerinde buyururlar ki:

"Sizin için Deccal'den daha çok Deccal olmayanlardan korkarım."
"Onlar kimlerdir?"
"Saptırıcı imamlardır."
(Ahmed bin Hanbel)

Eğer Allah-u Teâlâ'nın bu emr-i ilâhiye'sine uyarsan gerçek müslümansın. Onlardan ilgiyi kesersen imanını kurtarmış olursun. Çünkü: "Senin onlarla hiçbir ilgin yoktur." buyuruluyor.

SAPTIRICI ÖNDERLER VE ONLARA TÂBİ OLANLARIN MAHŞERDEKİ DURUMLARI
(İnsan Dünya ve Ahiret, Sayfa: 283)

SAPTIRICI ÖNDERLER VE ONLARA TÂBİ OLANLARIN CEHENNEMDEKİ DURUMLARI
(İnsan Dünya ve Ahiret, Sayfa: 431)


Hazret-i Allah'ın bâtınî ilim verdiği kimselerle, bir de O'nun ilim vermediği kimseler arasındaki farklar:

Bâtınî ilim verdiği kimseler hakkında şöyle buyurur:

"Kur'an kendilerine ilim verilen insanların kâlblerinde parıldayan apaşikâr âyetlerdir." (Ankebut: 49)

Allah-u Teâlâ müslümanlık üzerine kimin kalbini açarsa, hakikatı ancak o duyar, ona duyurmuş olur.

Hakikatı duyurmadığı kimseler konuşurlar ve fakat hakikatı gerçekten bilmezler, lâf edip dururlar.

Ve bu hususta Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime'sinde buyurur ki:

"Allah bir kimsenin kâlbini müslümanlık için açarsa, o Rabbinden verilen bir nûr üzerindedir." (Zümer: 22)

Bir insan helâl lokma yemekle, ihlâsla ubudiyet yapmakla, farz ve nafilelere devam etmekle içini nurlandırabilirse; Allah-u Teâlâ dilerse onda hikmet husule getirir ve hikmetle konuşur.

Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime'sinde buyurur ki:

"Allah hikmeti kime dilerse ona verir. Kime de hikmet verilirse ona muhakkak ki çok hayır verilmiştir. Bunu ancak akl-ı selim sahipleri düşünüp anlar." (Bakara: 269)

Ve fakat sun'î mutasavvıflar bu hakikatlerin hepsinden mahrumdurlar, Hazret-i Allah ile ilgileri olmaz, bütün icraatları gösterişten ibarettir.

HAKİKİ MUTASAVVIFLAR HAKİKİ VAHDET-İ VÜCUDÇULAR VE SAHTELERİ

Hakiki Mutasavvıflar Hakiki Vahdet-i Vücudçular ve Sahteleri


HAKİKAT Yayıncılık Matbaacılık Kırtasiyecilik Ticaret ve San. A.Ş.
Ankara Cad. Cağaloğlu Yokuşu No: 42/1 Cağaloğlu/İSTANBUL
Tel: (0212) 511 21 41 - 511 84 98 - 513 72 00 Fax: (0212) 513 72 45
email: hakikat@hakikat.com

© Hakikat